Yorgun Demokrasi Ýçin Balans Þart
Kendisini seçecek olanlarý seçen bir sistem ne kadar demokratiktir?
Yorgun Demokrasi Ýçin Balans Þart
Demokratik sistem uygulamalarýný bir türlü içimize
sindiremedik.
Aslýnda, gerek geleneksel kültürümüze ve gerekse inançlarýmýza
çok yakýn da olsa, biz hep ters yönlerine odaklandýk.
Pederþahi usulleri bir türlü atamadýk. Atadan evlada kalan
maddi miraslar gibi, sosyal ve siyasi haklarý da babalarýmýzdan miras kalmýþ
gibi kullanmayý hak saydýk.
Arabalarýmýzýn arkasýndaki “Babam Sað olsun” yazýsý yerine,
koltuklarýn da arkasýna ayný yazýyý yazacak hale geldik. Genetik babalar
zamanla yerlerini þam babalarýna býraktý. Ne kadar yaðcý, yalaka, soytarý,
çýkarcý, kemik sýyýrýcý varsa güç sahiplerine “baba” demeye baþladý.
Demokratik bir hak olarak elde edilen görevler de bu
mantýkla; krallýk, padiþahlýk, beylik gibi kullanýlmaya baþladý. Hatta gün
geldi bu güç sahipleri, etrafýnda oluþan bu “baba” cýlarýn da gazý ile küçük
daðlarý yaratan tanrý olduklarýný falan sanmaya baþladýlar. Halka bakarken
gözlerindeki ifade Nemrut’un Babil kulesinde ok atarkenki hali, maddi hýrslarý
da piramitler inþa ettiren firavunlarýnýnkine benzemeye baþladý.
Bu günkü sistemde hiç kimsenin yetkisi atadan kalmadý. O yetkiyi
HALK verdi. Halk bana hizmet et diye verdi. Sýnýrlý verdi. Süreli verdi.
Görevi atama ile veren Devlet ise yasa, yönetmelik ve
teamüllerle bu sýnýrlarý çizdi. O Devleti oluþturan da YÜRÜTME görevini veren
HALK dýr.
Görevi yasalar gereði seçimlerle HALK verdi ise, bu görevin sýnýrlarý
ve çerçevesi bellidir. Ancak bir farkla. Türkiye Cumhuriyetinin en büyük açýklarýndan
birisi, seçilmiþlerin yetki görev ve sorumluklarýnýn her zaman ucunun açýk
olmasý. Bir de “dokunulmazlýk” denen saçmalýk var ki bizi yýkan en önemli
unsurlardan birisi budur.
Bu açýklardan dolayý siyaset bir türlü yerine oturmadý bu
Cennet Vatanýmýzda.
Kendisini seçecek olanlarý seçen bir sistem ne kadar
demokratiktir? “Sen, sen, sen, ben sizi beni seçmek üzere seçiyorum” demek
kadar komik bir sitemle yönetilmek bu memleketin yüz karasýdýr.
Etrafýndaki bu yalaka, çýkarcý ve þakþakçý gurup içinden en
iyi kölelik yapanlarý seçici yapacaksýn, sonra ben adayým diyeceksin, ve o
malum kiþiler tarafýndan seçilip de “ben demokratik olarak seçildim güçlüyüm”
diyeceksin…
Benim gösterdiðim adamý seçeceksiniz kýstasý ne kadar
adildir?
Kaç kurumda, partide, önseçimler o camianýn tüm elemanlarý
tarafýndan yapýlýp aday belirleniyor?
Kongre takvimlerinin bile camiadan saklandýðý, delege
listelerinin çelik kasalarda seçim saatine kadar korunduðu sistemler ne kadar
demokratiktir?
Buraya kadar anlattýklarýmýzýn acýsý seçimden sonra çýkýyor.
Oyu sandýða, mazbatayý cebine koyaný bir daha ara ki
bulasýn. Görev yok, sorumluluk -vicadan olmadýðýndan- yok, yetki sadece
etrafýndaki malum çevre lehine kullanýlan illegal bir güç…
Peki yaptýrým? Uygulama merci olan Devlet birimleri onun
emrinde olunca yaptýrýmlarý kim uygulayacak?
Daha ileri gidip de Halkýn verdiði vekaleti bir muhterise
vekalet olarak devredip ortalarda hiç görünmeyenler bile olabilir mi? Peki o kiþi
her türlü liyakatten uzak zavallý bir muhteris ise o zaman ne olur? Devletin en
yüksek ricali bile o muhterisin karþýsýnda ceket düðmelemek, hatta eðilmek
zorunda kalýr.
Nerde kaldý demokrasi, Yasama-Yürütme-Yargý erklerinin
dengesi?
Göreve geldiði gün “bu iþi Allah rýzasý için yapacaðýz, hak
ve hakkaniyetten ayrýlmayacaðýz, halka hizmeti Hak’ka hizmet bileceðiz. Bir tek
kiþi bile hoþnut olmaz ise o gün býrakýr gideriz” diyenler, yüzde 95 hoþnut
deðilken hatta feryat figan ederken, çevresindeki yüzde 5i gösterip bakýn ne
kadar da çok sevenim alkýþlayaným, övenim var” dediðinde demokrasinin kalbi
sýzlamaz mý?
Günümüzde demokrasinin kalbi sýzlýyor ve yaralý. Yýllardýr
Dünya’ya örnek olan Türkiye ve bu geliþmede büyük baþarýlar elde eden AK Parti,
demokrasinin kalbindeki bu sýzýyý bir an önce dindirmelidir.
Devlete baþkaldýran, halka bomba atan, halký katleden,
geleceði haçlýya satanlarýn hala teþkilat içinde olduðu söylentilerine gün
itibarý ile bir açýklýk getirmeli ve çözüm üretmelidir. Bu dedikodular yok
olmalýdýr.
Tüm yurtta genel kanaati dile getiren Sayýn Cumhurbaþkanýnýn
metal yorgunluðu, yan sanayi, çin malý ya da pert kararý verilen parçalarla
deðil orijinal patentli kadrolarla derhal düzeltilmelidir.
Liyakat, vicdan, merhamet ve ahlak deðerleri olmayanlardan,
merhametli, ahlaklý, vicdani ve olgun kararlar beklemek safdillik ve hatta
topluma ihanet olur.









