Tayfun Talipoğu nu Anarken
"Nevzatlar çok seviyor yurdunu gezenleri, Türküsünü söyleyip kültürü yazanları. Tayfun Talipoğlu da Anadolu ozanı, Onurla anlattı hep yurdunda ozanları."
Rahmetli Tayfun Talipoğlu’nu Anarken
Mesleğinde bir usta idi. Onu başarılı kılan aldığı eğitimin
temelindeki sağlam karakter yapısı, vatanına olan sevgisi, Anadolu insanına
yakınlığı, diyaloglarında dinlemesini bilen, yargılarında geniş açılı bir
objektifi olan, fikirlere saygısı ve en çok da keskin izanı idi.
Aynı zaman diliminde Ankara SBF de öğrencilik yıllarımız
oldu. O tarihlerde keskin siyasi yapı ve kargaşa nedeni ile tanışmadan ve birkaç
kantin sohbetinden öte gitmeyen bağlantımız yıllar sonra bir Karaman
programında dostluğa dönüştü. Farklı siyasi yapıda gibi görünsek de doğruya
doğru demek konusunda hemfikirdik.
Daha önce geldiği Karadağ Verici İstasyonu sebebi ile Karadağ’a
aşık olmuştu. Karadağ aşkı ortak noktamız olunca ve Karadağ’ı iyi tanımamız nedeni
ile birlikte birkaç kez Karadağ seferimiz oldu. Vakit darlığı nedeni ile de birkaç
saatlik sohbetle bir yemek fasılasınca görüşebildik.
Bir telefon çalardı. “Geliyorum, hazır ol kelimesi ile
başlar, şu saat şu dakikada oradayım der” bitirirdi. Zaman konusunda hep
sıkıntımız olurdu. Çok yoğun çalışma takviminden bir boşluğu O’nun tabiri ile
çalar Karadağ’a kaçardık.
Uğrağımız, Verici Kulesi, Kömürcüler, Yayla sakinleri ve
mutlaka yılkı atlarımız olurdu. O çetin yollarda BAMTELİ minibüsü onun ve
değerli şoförü kontrolünde bir canavara dönüşürdü. Sarp, engebeli ve yürünmesi
bile zor yollarda asfalt rahatlığı içinde yol alınırdı.
Kömürcüler ile ilk karşılaşmada birkaç dakika içinde dostluğa
dönüşen yakınlaşma hayrette bırakmıştı. Sebebi onların dilinden konuşması ve
onları en az kendileri kadar tanıması idi.
Tüm muhabbetimiz halk, toplum yapımız, ülkemizin geleceği,
yıkılması gereken tabular, sahip çıkılması gereken kültürümüz olurdu.
Bana çok güzel gelen program önerilerimi sakince dinler,
detayları genişçe sorar ve olumsuz bir taraf görürse medeni bir dille izah
ederek söylerdi.
Birkaç programı çok güzel çıkardık. Türkçe, Yunus Emre,
Karamanın Koyunu, Karadağ ve Hristiyanlık için önemi projelerimiz
olgunlaşmıştı. Bir kısmı için ömrü vefa etmedi, bir kısmı ise maalesef o
işgüzar bürokrat ve idarecilerimizin “değerlendirelim” sallamasına takılmıştı.
Bir bahar günü umutların ve ağaçların çiçeklendiği bir günde
acı haberi aldık. En verimli çağında ajandasında yapılacak onlarca mükemmel
program senaryoları kara yazı olarak kaldı.
Bir basın mensubu, bir yapımcı, bir sunucu, bir
kültür/vatan/halk/doğa aşığı olarak çok güzel hizmetleri zirve noktasında sona
eriverdi.
Bıraktığı üzüntünün tesellisi harika hizmetleridir. Bu yolda
yürüyenlere güzel bir örnek ve rehberdir.
Ruhu şad olsun. Mekânı Cennet olsun. Sağlığında özlenen bir insandı
yokluğunda aranan bir insan oldu.
Sözlerimizi şehrine AŞIK Karaman Evladı Saygıdeğer Karamanlı
Nevzat Dağlı Hocamızın Rahmetlinin 2026 yılındaki vefat yıldönümü nedeni ile
yazdığı güzel bir şiiri ile bitirelim.
Hasan ÖZÜNAL
20260321
Tayfun
Talipoğlu’nun ardından
Anadolu’nun
sesi, umudun yolcusuydu,
Türkünün ve
şiirin gönüllü elçisiydi.
Seven kalbi
yoruldu, Tayfun Talipoğlu’nun,
O sevginin,
barışın, emeğin solcusuydu.
*
Karaman
Karadağ’a sevdasına tanık var,
Hasan
Özünal dosttu, yüreğinde yanık var.
Tayfun
Talipoğlu’nu sevenler unutmuyor,
Yurdun
birçok yerinde bu sevgiye kanıt var.
*
Nevzatlar
çok seviyor yurdunu gezenleri,
Türküsünü
söyleyip kültürü yazanları.
Tayfun
Talipoğlu da Anadolu ozanı,
Onurla
anlattı hep yurdunda ozanları.
Halk Ozanı
Karamanlı Nevzat









