Şşşt; Fazla Şiitmeyin Bağlım
Geçen dönem sanki farklı şeyler mi yaşadık?
Şşşt; Fazla
Şiitmeyin Bağlım…
Benim güzel Anadolu’mun
güzel insanının, o güzel konuşmaları…
İkaz etmek
için sesleniverir: “Şşşt fazla şitmeyin bağlım”
Seçim geldi
kapıya dayandı. Bir Cumhurbaşkanı ve bölgemizden 3 tane de Karaman Evladı seçeceğiz.
Hepsi bu. Hal böyle olunca da bunu bir savaş gerekçesi saymaya gerek yok.
Fazla
şitmeyin bağlım…
Önce genele
bir bakalım:
Dünyanın
gidişatı belli. Haçlı yine bir masa etrafında, bir senaryo yazdı. Sağlam kalan
tek İslam Ülkesini bitirme çabasında. Pkk, fetö falan derken bir hayli de yol
aldı. Şu günler bir de dolar problemi çıkardı. Mehmetçiğin sınır ötesi
başarılarını gölgeye atabilmek için.
Taşlar
yerine oturmaya başlamıştı. Manevi konularda çöküş sürse de maddi konularda
epey yol kat edilmişti.
Şimdi, böyle
bir ortamda siyasi çalkantı felaket olur.
Yeni
sistemde meclisin yürütme yetkisi de kalmayınca milletvekilliği artık bir
formaliteye dönüşmekte. Bugün adı Cumhurbaşkanlığı olan makam Başkanlık olacak
ve yürütmeyi üstlenecek. Bakanlar meclisten değil dışardan atanacak. Yani artık
biz bir milletvekili seçip de bakan olmasını hayal etmeyeceğiz.
Bu noktada
yürütmenin bir çalkantıya girmesi tehlike oluşturacak. İlk turda güçlü bir oy
ile seçilecek Başkan bu sıkıntıyı giderecektir.
Gelelim
yerele:
Yürütme
yetkisi olmayan meclise milletvekili seçmek artık o kadar da önemli olmayacak. Güvenoyu
diye bir şey de kalmayacak zaten. Çoğunluk ancak yasalar hazırlanırken gerekli
olacak ki muhalif olan zaten muhalefetini sürdürüp duracak.
Oy vermeyi
düşündüğünüz parti size göre iyi aday önermiyor olabilir. Başarısız ve
liyakatsiz birilerini size dayatmış olabilir. Parti politikasını bir kenara
itmiş, dava, görüş ve ideolojileri göz ardı ederek ahbap çavuş ilişkileri ile
son sistemdeki milletvekili kıstaslarına bile uymayanları aday göstermiş
olabilir.
Ya da sizin
candan gönülden desteklediğiniz kişi aday olmuş olabilir. Bu neyi değiştirir
ki. İki seçenek için tek oy vermeyeceğiz ki… Başkan için sevdiğimiz,
güvendiğimiz birisine verdiğimiz oyu diğer oy ile karıştırmamak lazım.
Milletvekili
olarak dayatılan kişiyi beğenmeyip liyakatsiz buldu isek, başka seçenekler de
var… Partisi ne olursa olsun, o da bu vatanın, bu memleketin, bu Karamanın
evladı. Meclise gittiğinde yasa çıkaracak bir kurumun temsilcisi olacak sade.
Ha bir de arada bir maaşlar yetmiyor deyip kendi maaş ve özlük haklarını
arttırma çabasında kişiler olacak.
Geçen dönem
sanki farklı şeyler mi yaşadık?
Karaman’dan
2 cevahir gibi yiğidi Milletvekili seçtik de ne oldu? Hangi proje tamamlandı,
hangi sorun çözüldü, hangi yatırım yapıldı, hangi derde deva olundu. Son
görülen ise “beni sen getirdin, ben de seni ödüllendireyim. Hatta yanına da
beğendiğini al” olmadı mı?
Reisin o
müthiş rüzgârı hala esse de bu seçimlerde bu görüşler ağır basacak gibi.
Geçmişin
hesapları ile 3-0 demek isteyenler bile yutkunup 2 garanti ama 3 ne olur
bilemeyiz deyiveriyor.
O 3. Vekil
CHP ve MHP arasında gidip gelmekte. Teşkilatı güçlü olan, efendiliğini muhafaza
eden, proje üreten, kendisini iyi ifade eden ve gelecek için güven veren taraf
kazanır.
Hatta daha
da ileri gidelim: Bu kritik günlerde Devlet Bey’in vatansever ve vakarlı
duruşunu, MHP yerel teşkilatındaki olgun yaklaşımlarla birleştirince, üstüne de
MHP içindeki olumsuzlukların ve itici oluşumların başka bir partiye kayması ile
güç kazanan MHP şansını arttırmıştır. Elbette sahada daha da fazla
çalışmalıdır.
Kılıçtaroğlu’nun gafları ve olumsuzluklarına rağmen yerelde büyük bir olgunluk gösteren
aklıselim CHP yerel yönetimi de ha keza güç toplamıştır. Elbette onlar da sahada
daha fazla çalışmalıdır.
Tüm bunların
üstüne kanım aksa AK Partiliyim diyenlerin, oluşan listeye karşı feveranları ve
sitemlerini de eklersek Karaman’da 1+1+1 olma ihtimali bile belirir.
Tüm bu
rahatlık içinde seçim için, birkaç oy için, hiçbir gücü kalmayan
milletvekilliği için, kırıcı olmaya, kavgacı olmaya, haddi aşan ifadelerle
ortamı germeye gerek yoktur.
Fazla
şiitmeyelim bağlım…
Vatan bizim,
Karaman bizim, aday olanlar da bu vatanın evlatları. 25 Haziran günü yine aynı
ortamda, yine aynı dert ve sorunlarla yüz yüze yaşayacağız. Dayanışmamızı
yitirirsek, kardeşlik duygularını kaybedersek, insani değerlerimizden taviz
verirsek ne kazananın ne kaybedenin bize bir faydası olmaz.
Geçen dönem
canla başla çalışıp da kazandırdıklarınızdan ne gördünüz?
Fazla
şiitmeyelim bağlım…









