PEK DE HOÞ GELMEDÝN YAPAY ZEKÂ
Hiçbir kuralý olmayan, vicdan terazisinde tartýlmamýþ, ahlak ölçüsünde ölçülmemiþ, namus perdesinin yýrtýklarýndan geçen bir eðlence elbette ön plana çýkýveriyor.
PEK DE HOÞ GELMEDÝN YAPAY ZEKÂ
Son günlerin çýlgýnca yayýlan bir uygulamasý olarak
hayatýmýza bir de yapay zekâ giriverdi.
Her yenilik gibi büyük raðbet gördü. Bir anda hemen hemen
herkesin dilinde, telefonunda, bilgisayarýnda.
Bu konuda sosyolojik veya psikolojik bir araþtýrma yapýlmýþ
mý diye araþtýrdým. Bulamadým. Gülemeyin ama mecbur kaldým yapay zekâya sordum.
Öylesi afaki, saçma, gerçek ötesi þeylerle övdü ki, kendimizi tutamdýk ve
“ukala” bile dedik.
Eðitim sistemlerinin iflas ettiði, çöktüðü bir dönemi
yaþýyoruz. Öðretimin tek amaç olduðu sistemde ise öðretilenlerin yaþam kalitesine
katkýsýndan vazgeçtik, yaþamý sürdürebilmek için bile bir faydasýnýn olmadýðý
görülüyor.
Akýl tutulmasýnýn bir salgýna dönüþtüðü günlerde yapay zekâ
ne etki yapacak. Merak ediyoruz ama ilk andan itibaren de bazý öngörülerimiz
oluþmaya baþladý bile.
Yeni nesiller için büyük bir tehlike olmasý kuvvetle
muhtemel.
Diziler, filimler, internetteki kontrolsüzce zehir saçan
paylaþýmlar, eðitimin boþ býraktýðý beyinlerde bir kuraklýk oluþturdu. Hayal
kurmayý, fikir üretmeyi unutmuþ, az da olsa kurduðu hayallerin tamamý gerçek
dýþý ve hayattan kopuk olan yeni nesil için büyük bir girdap oluþturdu.
Yürümeyi öðrenmeden telefon ve tablet kullanmayý öðrenen
bebelerin hafýzalarýnda hayal kavramý imkânsýzlýk olarak yer almaya baþladý.
Elbette þiddet, dengesizlik, yýkmak/yakmak, atmak, kýrmak, vurmak gibi
kavramlar nefes almak kadar doðal hale gelmeye baþladý. En büyük deðer olan can
deðeri bile bir “týk” kadar beleþ hale dönüþtü.
Ahlakta büyük orandaki tenzilatlarýn yanýnda, namusta da yarý
yarýya yok oluþ þimdi bu yapay zekâ hazretlerinin en temel gýdasý oluverecek.
Olmaya da baþladý zaten.
Bu programlarý yazanlarýn, piyasaya sürenlerin amaçlarýný
bilmiyoruz. Ama inanmak istiyoruz günlük hayatý kolaylaþtýrmak ve güzel iþlerin
yapýlmasýna aracý olmak fikirleri vardýr. Ne yazýk ki öyle kullanýlmýyor.
Eðlenme kavramlarý bile artýk rayýndan çýkmýþ durumda. Öyle
rayýndan çýktý ki uyuþturucudan, yan baktýn kavgasý ile can almaya kadar vardý.
Yapay zekâyý kullananlarýn da belki tamamýna yakýnýna
sorsanýz amacý eðlenmek… Hangi eðlence?
Hiçbir kuralý olmayan, vicdan terazisinde tartýlmamýþ, ahlak
ölçüsünde ölçülmemiþ, namus perdesinin yýrtýklarýndan geçen bir eðlence elbette
ön plana çýkýveriyor.
En büyük tehlikelerden birisi de günlük ve normal bir olaymýþ
gibi oluþturulan görüntülerin, izan kabiliyeti çok ama çok zayýflamýþ kiþiler
tarafýndan gerçek sayýlmasý.
Devletimizi yöneten siyasi gücün yapýlanmasýnda aileyi
koruyup kollayan, toplum ahlakýný rayýnda yürütmeyi üstlenmiþ, kadýna, çocuða
ve çaresizlere sahip çýkacak birimler var.
Ama bu tür oluþumlar öylesine arttý ki, televizyonlar kötülük
eðitim merkezlerine dönüþtü. Ýnternet pandoronýn kutusunu (içi kötülük dolu efsane
kutu) çoktan açtý.
Bu devlet birimleri bunlarý harfiyen takipte yeterli mi
sorusu gündeme geliyor. Elbette her saat her dakika bir yenisi çýkýveriyor. O
zaman köklü çözüm bunlarýn bir izin, bir ruhsat, bir yeterlilik belgesi olmadan
faaliyete geçmemesi. TV dizilerinde bu baþarýlamadý. Vakit çok geç olsa da
zararýn neresinden dönülürse kârdýr.
Bu konuda bir þeyler yazmak için bir araþtýrma yaptýðýmýzda
gördük ki bazý yapay zekâ programlarý üretenlerin ahlak anlayýþlarý yerinde
imiþ ki programlarýnýn kullanýþýnda bir takým engeller koyarak, bir nebze olsun
çözmüþler.
Günümüze hükmeden ve gelecekte çok daha büyük bir yeri hazýr
olan dijital dünya için “bir felaketi yaþýyormuþ” anlayýþý ile hiç vakit
geçirmeden gerekli tedbirler alýnmalýdýr.
Diliyoruz Anadolu’nun göbeðinde bizler sýradan bir vatandaþ
olarak bunun endiþesini duyuyor sýkýntýsýný yaþýyorsak, devleti yöneten koca
koca devlet büyüklerimiz de bu konunun farklýdadýrlar ve bir þeyler yapmak
istiyor, belki de yapýyorlardýr.
Saygýlarýmýzla…
20260119









