Akıllara Özgürlük!
Aslında ikisi de iki ayrı makale konusu ama zaman önemli. Vaktinizi almadan ve edebiyatı paramparça etmeden kısa yoldan deyverelim gari:
Akıllara
Özgürlük!
“Kaş yaparken
göz çıkarmak” sözü sık sık karşımıza çıkar. Daha önce de kullandık birkaç kez.
Tam da bu
söze uygun iki uygulamayı anlatıverelim.
Aslında
ikisi de iki ayrı makale konusu ama zaman önemli. Vaktinizi almadan ve
edebiyatı paramparça etmeden kısa yoldan deyverelim gari:
Ticaret
Odasında Canhıraş bir burjuva savaşı yaşandı. Kadim burjuva kazandı. Hani şu
seçin dönemlerinde selam vermek için, seçim bitince de selam verenlerin
selamını görmemek için gökte kuş arayanlar var ya onlar kazandı.
Şimdi de AVM
yapacaklarmış. Öyle duyduk… İşin aslını da öğrenemedik malum sebeplerden.Öyle
duyduk… İşin aslını da öğrenemedik malum sebeplerden.
Kim için?
Sorsan Vatandaşın ihtiyacına cevap vermek için diyeceklerdir mutlaka… (Dedik ya
yüce makamlarına ulaşabilecek yol bulamadığımızdan kendimiz sorduk kendimiz
cevapladık.)
Alışveriş
için Konya, Ankara gibi yerlere bile giden varmış da falan filan…
Piyasa
bitmiş, esnaf ve tüccar maalesef dükkanı satsa işin içinden çıkacak durumda
değil. Kartlar artık öylesine kartlaşmış ki çözümsüz… Böyle bir ortamda esnafa
güçlü ve destekli bir rakip daha geliyor demektir.
Üstelik pek
çoğu Ticaret Odası Üyesi olan esnaf ve tüccara… Bu AVM vatandaş ihtiyacını
karşılamaktan çok çarşı esnafına büyük bir darbedir. Yapılmazsa kayıp yoktur,
ama yapılırsa zaten kesat olan işler iyice duracak kepenkler kapanacak mağdurlar
oluşacaktır.
Gariban
Ticaret Odası Üyeleri de bu burjuva görüntüsünden dolayı sanırız ulaşıp da
bunları karar sahiplerine söyleyemiyor.
Biz
söyleyelim… Esnafa komplo kuruyor, onlara son darbeyi indiriyorsunuz. 100
civarında yabancı ve yerli menşeli büyük marketle savaşan esnaf, sanatkar ve
tüccara öldürücü darbeyi vuruyorsunuz.
Otel yapın,
özel okul yapın, kongre merkezi yapın ya da hiçbirşey adında bir yenilik yapın
ama AVM yaparsanız vebaliniz büyük olacak…
Kaş yaparken
göz çıkarmayın…
Diğer konu;
TYP diye bir
kavram genç ve işsizlerin dilinde. Sorduk Toplum Yararlı Proje imiş. 6-9 ay
süre ile İş Kur kanalı ile işsiz gençlere geçici bir iş temini imiş.
Bu işe
ihtiyacı olan insanlarımız için bir nimet. İş Kur’un başarılı çalışmalarından
bir tanesi. Bürokrasimizin Karaman’da yüz akı kurumlarından.
İhtiyacın
çok üstünde talepler olunca da noter huzurunda kurra yöntemi ile çok adil bir
çözüm bulmuştu İş Kur. Hatırlarsınız salonlar dolusu heyecan ve merek oluşurdu.
Sonuçta kazanan sevinir kurrada adı çıkmayan “kısmet” der kısmetini başka
yerden arardı. İstisnalar olurdu ama bu istisnaları bile vatandaş görmezden
gelir hatta tasdik bile ederdi.
Bu uygulama
kalkmış. Kim çomak soktu, karıştırdı ortalığı bilemiyoruz tabii… Kurra yok. Peki,
nasıl seçilecek bu kadar yoğun müracaattan? Söylemeye dilimiz varmıyor… Neden
İş Kur’a bırakılmadı bu konu merak ediyoruz neden birileri karıştırdı. “bizden
olmayanlar da giriyor” iddiasını duyunca dünya başımıza yıkıldı. Yani
moskovadan, pekinden ve telavivden gelenler mi giriyordu işe. Bu BİZ kim?
Böyle bir
iddianın kesinlikle iftira olduğunu düşünüyoruz. Mantığa milyonda bir uygun
değil. Edep dışı, ahlak dışı, din dışı… Hak, hukuk, adalet gibi her türlü
evrensel kavrama aykırı insanlık dışı. Olmaz böyle bir şey kesin yalan ve hatta
kötü bir iftiradır.
Zaten bu
olamaz… Zerre aklı olan böyle bir şey yapamaz… Neden mi?
Diyelim 500
kişi alınacak ve 5 Bin kişi müracaat etti. Bu 500 kişiyi -tamamen örnek olsun
diye söylüyoruz-, bir siyasi parti tespit etti. Geriye kaç kişi kaldı 4 Bin
500… Alın size 4 Bin 500 muhalif. Anası atası eşi akrabası eder en az 10 bin…
İşe giren
500 kişi büyük bir torpil ile girince, iş yapmaz kaytarır, diklenir, işinden
başka çıkarlar sağlamaya çalışır ve kesin sorun çıkartır. Onların da yarısı
“sizin verdiğiniz işin…” der mi? Der… Onların bu halini görüp tiksinti duyanlar
da bir bin kişi… 2 Bin muhalif de onları say. Etti mi sana 12 bin oy.
Saçma bir
seçim kampanya döneminde, her kalabalığı oltada balık sanıp sazan taktiği
atlayanlar, bir oyun peşinde koşarken 12 Bin oyu sokağa atar mı? Atmaz
herhalde…
Salak ise
atar, beceriksiz, liyakatsiz ise atar, paralelcilere hizmet eden gizli kripto
ise atar… Sonra da o vebal ile gece karabasanlarla, ölünce de şeytanla koyun
koyuna yatar.
Onun için bu
iftirayı kim attı ise tövbe etsin.
Karamanda bu
kadar bariz bir hatayı yapacak kimse yok. Olamaz da zaten…
Kaşı yaparken
göz çıkarmaz kimse.
Kedidir o
kedi…









