Yeni Yıl Kutlaması ve Azgınlık
“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp tutasınız diye size öğüt veriyor.” (NAHL Suresi 90. Ayet)
Yeni Yıl kutlaması ve Azgınlık
“Şüphesiz Allah, adaleti, iyilik yapmayı, yakınlara yardım
etmeyi emreder; hayâsızlığı, fenalık ve azgınlığı da yasaklar. O, düşünüp
tutasınız diye size öğüt veriyor.”
(NAHL Suresi 90. Ayet)
Rabbimizin o âlemlere ışık tutan ve bizim henüz pek çok
ayetini anlamaktan aciz kaldığımız Yüce Kur’an-ı Keriminde bizlere söylenen bu.
O kitap ki bir milyon bilgin otursa ve binlerce yıl
araştırsa bir harf bile yanlış bulamayacağı rehber.
Ekonomi biliminde iktisat kelimesi de şöyle tarif edilir:
“Sınırlı kaynakların sınırsız insan ihtiyaçlarını karşılamak
üzere dengeli kullanılmasını düzenleyen bilimdir”
Gerçekten de biz insanoğlu istek ve taleplerimizde sınır
tanımayız. Dünyanın tamamını bize verseler gözümüz aya, gezegenlere takılır,
gönlümüz sarkar.
Yılbaşı Kutlaması adı altında bizlere yıllardır dayatılan ve
teşvik edilen uygulamada da kutlama şaşkınlığı ve hatta sapkınlığına
düştüğümüzü rahatlıkla söyleyebiliriz.
Toplumbilimciler ciddi bir araştırma yapsalar görülecektir ki
kötü sayılan davranışların ilki hep bu yılbaşı, doğum günü, mezuniyet günü vb. kutlamalarda
gerçekleşmiştir.
İlk sigara, ilk alkol, ilk zina, ilk adli suç vb. olaylar
hep bu tür kutlamalarda yaşanır. Sonra da ballandıra ballandıra anlatılır:
“Çılgınca kutlandı, görkemli kutlamalar yapıldı, dillere destan bir kutlamaydı,
sıra dışı kutlamaydı” diye.
Kullanmış olduğumuz takvimde bir yıl bitiyor ve yeni bir yıl
başlıyor.
31 Aralık günü ile 1 Ocak günü arasında gözle görülür ne
fark var ki? Değişen sadece takvimdeki rakamlar.
Elbette bir takım olaylar için bu değişen rakamların önemi
var. Ay ve günü dâhil etmeden kabaca yapılan yaş hesaplamasında herkes bir yıl
daha yaşlanacaktır, mali takvim sıfırlanıp birden başlayacaktır.
Ama tüm insanlığın beynine kimler tarafından sokulduğu
bilinmeyen çok çirkin bir cümle, onları azgınlığa, fenalığa, taşkınlığa, israf
ve ifrata sürüklemektedir. Açlıktan insanların öldüğü bu Dünyada bu kutlamalara
ekonomik olarak nokta kadar yararı olmayan malzemelere ve işlere hatırı sayılır
paralar harcanmaktadır. “Olsun canım nolucak ekonomiye bir hareket geliyor”
gibi kapitalist, mantıksız bir savunma da maalesef genel kabul görmektedir.
Tek elden yönetiliyormuş izlenimi veren bir uygulama var bu tür
kutlamalarda. Daha günler öncesinden geri sayımlar başlatmak, göz alıcı cicili
biçili süsler, reklamlar, Hristiyanlığın azizlerini ve ikonlarını temsil eden
resimli eşyalar yiyecekler hazırlamak, konusu “yılbaşı kutlaması-chrismas-noel”
olan filimleri şok dalgaları halinde yayınlamak, bu geceye özel çeşitli
alkoller içeren özel menüler hazırlamak ve hatta son noktası çamaşıra varan bir
sapkınlığın sergilenmesi başlar.
Doymak bilmez kapitalist canavarın şaşkınca uyguladığı bu
teşvikler maalesef en dindarından tutun da batı düzenini yıkmaya and içmiş marksist,
komünist kesimler tarafından bile çılgınca desteklenir. Özellikle kafatasçılığa
varan milliyetçilerden bile bu manyaklığa alet olanları görebilirsiniz.
Tüm bunlardan sonra şunu da sorabiliriz: Peki bu gün özel
bir gün değil midir?
Evet bu gün özel bir gündür. Duvardaki takvimin değiştiği,
365 günlük hayat plan ve programlarımızın uygulandığı bir paketin bitip yeni
paketin açıldığı gündür.
Yine sorulabilir: E yani bu gün için hiçbir şey yapılmamalı
mıdır?
Elbette yapılabilir. Ev halkı, geniş aile, eş dost, konu
komşu, hısım akraba ya da tek başına geçen yılın güzel bir muhasebesi
yapılabilir. Bu günlere kavuşturan Rabbimize hamd-ü senalar ederek yeni
başlayan yılın daha güzel olması için niyazda bulunulabilir.
Bir birimizin yeni başlayan yılı kutlanıp, hayırlara vesile
olması için dilek ve temennilerde bulunulabilir. Hastalar, kimsesizler, yaşlılar ve aile
büyükleri ziyaret edilebilir.
Her bir karışı kan, barut, gözyaşı ile yoğrulan İslam Coğrafyası
için dua edilebilir.
Kur’an-ı Kerimin yineleyerek bize öğütlediği gibi
azgınlıktan, fenalıktan, haram olan şeylerden uzak durma konusunda azami
duyarlılığı göstermek her zaman gerekiyorsa da, böyle günlerde daha fazla
gerekiyor…
Hayır ve şerrin Allah’dan geldiğini unutarak, geleceğin
güzelliğini sapkın bir geceden, içkiden, kumardan, taşkınlıklardan ve hatta
kırmızı çamaşıra varan şaşkınlıklardan beklemek İNSAN’a yakışmaz…









