Su Kesintisi Felaketi!

Ama bu gün yaşıyoruz, sular kesiliyor ve trafikte sorun büyük. Sular kesilebilir. Arıza olur, kuraklık olur, bir takım sıkıntılar olabilir. Ama bundan daha önemli bir konu var ki o da bu konudaki zihniyetler…

21 Ağustos 2015 21:37

“Su kesintisi” cümlesi bana öğrencilik yıllarımdaki Ankara’yı hatırlatır.

Bir gün değil, bir hafta değil, yıllar boyu musluklar kupkuru kalırdı. Münavebeli olarak semtlere bazen günde, bazen iki günde bir kısa sürelerle su verilir, plastik bidon vs. gibi malzemeler de olmadığından mutfak kaplarının tamamı sular geldiğinde doldurulur ve onlarla idare edilirdi. Tabi o saatte evde olmanız şartı ile. Çalışıyorsanız ve semtinizin su saati mesai saatlerine denk geliyorsa vay halinize…

Meşhur cam şişelerde 350 cc olarak satılan sulardan paranız kadar alıp temizlikte bile kullanma mecburiyetinde kalırdınız.

O yıllar Karamanım bu cümledeki kelimelerden birinciyi iyi bilir çünkü sular içinde yaşardı. Ev ve sokak çeşmelerini musluklarından çok kaliteli sular, sokaklarındaki küçük arklardan da çürük sular akardı.

İkinci kelime ile hiç tanışmamıştı.

Yıllar sonra Belediye için DSİ ile bir anlaşma yaparak, Dereköy Barajından bir hat çekilerek sulama suyu olarak kullanılması haline büyük tasarruf sağlanabileceğini teklif ettiğimizde “ooo çok iyi bir fikir” olarak övgü aldık, Karaman da havasını…

Karaman sular içinde yüzüyordu. Dönemin Belediye Başkanı çok kıt imkanları ile, ilkel araçlarla insanlara hizmet veriyor, 35-40 bin olan nüfusa yeterli su var iken 100-150 bin nüfus hedefleyerek çalışmalar yapıyordu. Engellemeler ve alaylara kulak asmıyordu.

Aynı Başkan yeşil alanları meclis kararları ile konut alanına çevirmiyor, ruhsata aykırı inşa edilen binayı, tüm ekabirin baskısına rağmen dozerin başında durup yıktırıyordu. Ankara’ya gidip projelerini anlatıyor ve bunlar için bulabildiği paralarla Molla Fenari Caddesi, Kemal Kaynaş caddesi gibi ana arterleri açıyor, saatte bir tane dahi otomobil geçmeyen geniş yolları “ilerisi için gardaşım” diyerek açtırıyordu.

Kısa bir zamana kadar yeterli olan o günün çalışmaları olumsuz sinyal vermeye başlamıştı. Bunları gerek yazılarımızda gerekse özel konuşmalarımızda ilgili, yetkili kişilere ilettik.

Ama bu gün yaşıyoruz, sular kesiliyor ve trafikte sorun büyük.

Sular kesilebilir. Arıza olur, kuraklık olur, bir takım sıkıntılar olabilir.

Ama bundan daha önemli bir konu var ki o da bu konudaki zihniyetler…

İlgili ve sorumlu kişiler bu konuda hangi zihniyetle iş görüyor, ne kadar çaba sarf ediyor, hangi araştırma ve incelemelerini hangi projelerle hayata geçirmeyi hedefliyor?

İşte bütün mesele bu…

Yukardaki Sayın Başkan farklı bir siyasi görüşten olduğundan, biz de çocukluk haleti ruhiyemizle birilerinin gazı ve kumandası ile her gün, ama istisnasız her gün acımasız eleştiri yazıları yazardık. Yönettiğim ve o günlerin tek gazetesi olan Uyanış dağıldıktan sonra bu eleştiri yazılarımız çek ses getirir, meşhur ahırın ve Cumhuriyet Parkının “Günün Konusu” köşesinde ateşli tartışmalara vesile olurdu.

Amacı HALKA HİZMET HAK RIZASI içindir olan Sayın Başkan bu acımasız eleştirilere rağmen, çoluk çocuk demez ziyaretimize gelir, karşılaştığımız ortamlarda bizden sempatisini esirgemez, yaptıkları ve yapacaklarının gerekçelerini uzun uzun anlatırdı. Tüm görevi süresince devam eden bu periyot bir tek gün satırlarımızda hakaret, iftira, küfür ya da kişilik haklarına tecavüz olarak uygulanmamıştır. Karşılığında Sayın Başkandan gördüğümüz de İYİ Niyetle ikna ve bir kardeşe duyulan derin muhabbet olmuştur. Üstüne de eleştirilerimiz için KOCAMAN BİR de teşekkür…

Günümüzde hizmet için o mevkide oldukların söyleyenler, lise talebesi mantığı ile davranarak, eyyamcı yaklaşımla oluşturdukları ekiplerle, büyük tezgahların planlayıcılarının niyetlerinden habersiz, onların piyazlarına ağzı açık ayran delisi tavrında sırıtmalarla bir saltanat sürüyorlar.

İşte orada bir zihniyet felaketi yatıyor.

Su kesintisi bir felaket değildir.

Trafik kargaşası da bir felaket değildir.

Herkesin atı arabası var iki plastik bidonla birkaç gün idare edersiniz, aracınızı iki sokak öteye park edersiniz. Ama zihniyetler kısır kalmış, ya da rayından çıkmışsa, yapmak yerine olanı yok etmekle uğraşıyorsa, sen yerine ben diyorsa, edep yerine hır gür yapıyorsa bu bir felakettir.

Yıllarca haftada sadece birkaç saat su alan Ankara’nın o günkü iktidar il başkanı bir gazeteciyi kendisini en nazik biçimde eleştirdi diye tehdit edip şantaj yapmamıştır.

Geçmişin bu unutulmaz Belediye Başkanı her gün ama istisnasız her gün sırf başka partiden olduğu için acımasız eleştirilerde bulunan, kumanda altındaki bir çocuğa “bizden bir takım talepleri oldu da, yerine getirmedik, ondan yazıyor” diye laf edip pişkinlik yapmamıştır.  

O şehirlerin muhalefet parti meclis üyeleri, tüm olup bitenler karşısında hangi amaçla, hangi endişeyle olursa olsun, üç maymunu oynamamışlardır.

O şehirlerde seçilmiş milletvekilleri, bir takım mide bulantılarından dolayı ciddi bir atılım yapmak üzereyken, ortaya çıkıveren erken seçim söylentileri üzerine hesap sormayı planladığı kişilerin günde 5 vakit ellerini ayaklarını öpmeye başlamamıştır.

Ya da İngiltere veya ABD ye çokoprens almaya gitmemiştir…

Çünkü siyaset ahlak, edep, özveri, sabır, kabiliyet, liyakat ve en önemlisi de ekip işidir. Günlük geyik organizatörleri ve fıkra üstatları ile yapılmaz.

Siyaset dikkat işidir, adamı alırlar bir dolmuşa, açarlar bir kesikçayır müziği, verirler eline bir horozlu şeker, o yalarken birileri deveyi hamudu ile yutuverir.

Su kesintisi nedir ki?

Siyasetimizde ahlak kesintisi var ahlak!

İşte asıl felaket budur!

 
su kesinti siyaset ahlak milletvekili belediye başkanı ankara karaman
Bu Haber 2775 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin