Siyasette Güzel Hava Sinyalleri
Ak Parti kuruldu kurulalı muhtelif görevlerde bulunanların isimlerini alt alta yazsak bir küçük kasaba nüfusu eder. Bunların içlerinde öylesine değerli kişiler var ki… Peki, bunlar neredeler?
İşimiz zor. Çok bilinmeyenli bir denklem gibi. Üstelik
sonuca da varmak zorundasınız, eğer niyetiniz halis ve beklentiniz uhrevi ise…
Yazdığınız yazıyı bazen kendiniz de eleştirirsiniz.
Yayınlayıp yayınlamamak konusunda düşünür, mülahaza edersiniz. Belki
güvendiklerinize fikir bile sorarsınız. Onlar sakıncalı görür, gönlünüz de
çekmez, ama aklınız ve vicdanınız yayınlamak için sizi zorlar.
Yayınlar, yazının pek çok muhatabı için KÖTÜ ADAM olursunuz.
Belki onlara DOST olarak yüz yüze ve teke tek bunları söylemişsinizdir. Çözüm
olmamış, bir teyidi gerekmektedir. Doğrudur yazdıklarınız, ama size göre…
Mantık yapısı farklı, ahlaki değerleri farklı, bakış açısı farklı ve hele ki
çıkar ilişkileri farklı kişilere göre de çok yanlıştır. Gereksizdir. Doğru bile
olsa yazılmaması gerekir. Üstelik bu tür yazıları yazmanın şahsımızın dünyevi
çıkarları açısından da büyük bir zararı olacaktır. Birileri günlük hayatta
bunları aleyhinize delil olarak bile kullanabilir.
Ama dedik ya akıl ve vicdan rahat durmaz. Çok yaşayanın, bir
göz açıp kapattığı kadar yaşadığı dünyadan, asli vatana göç edince sorulacak
soruların önemi ağır basar. Kimsenin söylemediğini söyleyiveririz…
Hep Karamandır derdimiz. Bize beş paralık kişisel faydası olmasa
da, kalkınmışlığın, güzelliklerin olması, top yekûn bir kazanım getirmesi gerekir.
Üstelik içinde bulunduğumuz çok ama çok olumlu şartların iyi değerlendirilmemesi
başlıca şikâyetimizdir.
Bu konuda zafiyet gösteren siyasiler hakkında ciddi uyarı ve
tenkit yazılarımızı, olması gerekenleri de ekleyerek aklımızın erdiğince
yazdık.
Faydası oldu gibi geliyor.
Siyasete yön veren bir kadro oluşuyor. Bu kadro yakındaki Genel
Seçimlerde aday tespit etmekte rol oynayacak. Bu anlamda liyakat ve doğruluk
özelliklerini taşıyan kadroların oluşması çok önemli.
Bugün bu doğrultuda gelişmeler var. Katkımız oldu ise ne
mutlu bize.
Önemli etkisi olacak olan İktidarın Merkez İlçesi bu güven
ve liyakati hak eden bir yapıda oluştu. İl yönetimi için de değerli kişiler
adaylık için ortaya çıktı ve atmosfer Sayın Ünlüden yana bir meltem estiriyor.
Bu gidişle sonuçlanırsa da yine beklenilen güzellik olacak gibi. Elbette sadece
başkan ismi değil, listede yer alacak kadro da çok önemli. Dileriz bu güzellik
orada da oluşur.
Bir nokta var ki işte o konuda hala gelişme yok.
Ak Parti kuruldu kurulalı muhtelif görevlerde bulunanların
isimlerini alt alta yazsak bir küçük kasaba nüfusu eder. Bunların içlerinde
öylesine değerli kişiler var ki… Peki, bunlar neredeler?
Bunların Parti çalışmalarına katılmasını engelleyen unsurlar
nelerdir? Parti camiasından uzak kalmaları için olumsuz sebepler nelerdir?
Geçtiğimiz günlerde aday açıklama toplantısı gibi önemli bir
toplantıda ortada kimsecikler yoktu. Bir tek Sayın Aziz Selçuk, kaybettiği seçime
rağmen başı dik, vakarlı bir biçimde salondaydı. Demek ki amacı partiyi
kullanarak bir şeyler elde etmek değil, partiye yardımcı olmak ve hizmet
etmekmiş.
Ağır bir cümle mi oldu yine? Evet, ağır bir cümle… Çünkü bu
tablo gösteriyor ki; “AK Partide, bir görev, yetki ve makam sahibi isem
partiliyim, değilsem ben yokum…”
O zaman soralım: o mevki ve makamı, yetkiyi ne için
istiyorsun? Nerde kullanacaksın? Amacın nedir? Hani “Halka Hizmet Hakka
Hizmetti” Hani “Dava” vardı? Hani “Durmak Yok Yola Devam” dı?
Cevabı biz demeyelim yoruma bırakalım…
Biz yazarak çizerek doğruyu yaptık. Tıpkı on yıldır yaptığımız gibi. İşine
gelmeyenlerce kötü de gösterilsek, bir takım iftiralar ve uydurma senaryolarla
yazdıklarımızın etkisini kırmaya, yönünü saptırmaya da çalışsalar da gelinen
nokta kötü değildir.
Takdir sadece RAB’imizindir.
Güçlü ve olası aday Sayın Nazmi Ünlü güzel söylemlerle başladı.
Birlik beraberlik iyi niyet ve dürüst bir gelecek vaad etmektedir. Hemen alt
kuruluşu Sayın Ahmet Akça da bu konuda aynı yolda yoldaştır. Kaybetse bile ben
partimin neferiyim mantığı ile en kritik günde salonda bir üye olarak duruş
sergileyen Sayın Aziz Selçuk da güzel bir örnektir. Kişisel olarak tanıyıp
güvendiğim ve İl Başkanlığına layık gördüğüm il başkanı aday adaylarının “ben
olamadım, kopsun kıyamet” demeyip aynı vakarı göstereceklerinden hiç de kuşkum
yok.
Varsın işlerine gelmediği için, yanlışlarını düzeltmemiz
konusunda her yolu deneyip, izahın en hafifinden en sertine gitmek zorunda
kaldığımız ve hala İZAN yoksunu kalmışların Rabbim basiretlerini açsın. Bize
karşı tutumları nedeni ile de, varsın hakkımız helal olsun. Bir Allah’ın
Kulunun Baki Âlem’de bizim yüzümüzden azap çekmesine vesile olmayalım.
Dileriz Karaman ve Ülkemiz için hayırlısı olur…









