Seçimden Sonra

Bu iş bir kazanma değil; hizmete, göreve, Allah'ın rızasını kazanma şansı için bir seçilmedir.

01 Haziran 2015 12:47

Adım başı bir soru: “Kim Kazanır, ya da Seçim sonuçları ne olur?”

Siyasi bir kimliğimiz olmasa da kamuoyunu yakından takip ederek, gerçekçi analizlerle, geçmiş seçimler için yaptığımız tahminlerin doğruluğundan, bu soru ile çok muhatap oluyoruz.

Aslında soruyu soranların tamamına yakın bir kısmı da, sorunun cevabını biliyor, ya da kendisine göre bir tahmini var. Ancak teyit ettirmek istiyor.

İlginçtir ki seçimlerde kimin kazanacağından çok “seçimlerden sonra ne olacak” sorusunu daha çok düşünüyoruz. Bizim için bu soru kimin kazanacağından çok daha önemli.

Karaman siyasetinde grafik her dönem biraz daha yükselerek seyretti. Sevgili Ali Pınarbaşı ile başlayan Milletvekilliği hizmetleri, son dönemde Sayın Mevlüt Akgün ve Sayın Lütfi Elvan ile oldukça yüksek seviyelere geldi.

Yeni seçilecek vekillerin işleri bu nedenle bir hayli zor görünüyor. Bu grafiğin düşüşüne Karaman hazır değil. Katlanamaz.

Halkın ekseriyete yakın bir kısmının beklentisi olan, iş-tayin-atama-terfi ve makam taleplerinden vakit bulabildikleri zaman, bu memleketin ihtiyacı olan yatırım-kalkınma-istihdam-sağlık-eğitim vb. konulara eğilmek ve büyük işler yapmak zorundalar.

Öte yandan başlanılmış bulunan büyük projelerin sıkı bir takibi gerekiyor. Bu güne kadar planlanmış ama başlamak için fırsat bulunamamış büyük projelerin bir an önce uygulamaya geçmesi bekleniyor.

Göz ardı edilmiş ya da tespiti yapılmamış sorunların çözümü için çıkış noktalarının aranması ve uygun projelerin hazırlanması gerekiyor.

Göz ardı edilmiş sorunların başında “Karamandan bir şey olmaz, Karaman küçük bir köydür, Karaman sosyal yaşantı olarak sıfırdır, Karaman’da insanlar birbirlerini yemekten iş üretemezler, Karaman’da başta bulunanlar kendi çıkarlarındadır ve menfaatlerinden başka bir şey düşünmezler” gibi sokak laflarının yıkılması gelmektedir. Bu moral bozukluğunun bir an önce düzeltilerek güven sağlanması gerekmektedir.

Seçileceklerin, her fırsatı, boşluğu değerlendirerek, kendilerini Karaman’a ve Karaman halkının arasına atmaları gerekmektedir. Halkı, kamuoyu liderlerini, akil kişileri ve özellikle siyasetten uzak halka yakın kimseleri dinlemeleri gerekmektedir. -Malum Siyaset ve siyasiler halktan her geçen gün uzaklaşarak halkın gerçek ihtiyaç ve sorunlarından kopmuşlardır.-

Özelde de kendilerine teklif ettiğim gibi, siyasi parti binalarının dışında her kesimin rahat girip çıkabileceği bir büro oluşturmalıdırlar. Bu büroya kendilerini temsil edebilecek olgunlukta bir görevli tahsis edip, halkın onlar vasıtası ile kendilerine ulaşmalarını sağlamalıdırlar. Bu görevlinin liyakati konusunda da kılı kırk yarmak gerekir. Geçmişte bu tür yetkilerin verildiği kişiler, kimleri hangi cenderelere soktu herkesin malumudur.

Bu büro hem her kesimin kendilerine rahat ulaşmasını sağlayacak, hem de her konunun kendilerine gerçekçi ulaşmasını sağlayacaktır. Üstelik eften püften meseleler burada çözülecek, susmak bilmeyen telefonları rahatlayacak, büyük işler için daha çok zaman ve uygun şartlar bulacaklardır.

Geçmişte favori aday olduğu halde Ankara’dan Sayın Kamil Uğurlu’nun aday olmasına olgunlukla yaklaşan ve bir dönemini Uğurlu ile ekip olarak çalışıp bu gün Belediye Başkanı olan Sevgili Ertuğrul Çalışkan güzel bir örnektir. Karamanın en büyük eksiği olan göreve önceden hazırlanmak ve gereken pratiği önceden yapmak başarısı ile bu görevi yürütmektedir.

Bu örnekten hareketle gelecek dönem görevler için yeni isimler ve liyakatli kişilerin kendi gayreti ve çevre desteği ile yıllar öncesinden hazırlanmasının önemi büyüktür.

Yine seçimden sonra, Karaman-Ankara arasında başlamış bulunan mükemmel işbirliği ve ilişkilerin daha da üst düzeye çıkarılarak verimli hale getirilmesi gerekmektedir. Bu noktada sivil kuruluşlara özellikle Ankkaramander’e destek ve güç verilerek istifade edilmelidir.

Seçime giren adayların profillerine baktığımızda aday olmadan önceki mevki ve makamlarının çok üst seviyelerde olduklarını görüyoruz. Bu nedenle seçilir seçilmez “küçük dağları ben yarattım, büyüklerini de ben idare ederim” mantığında olmayacaklarına kanaatimiz vardır. Ama yine de insanoğlu çiğ süt emmiştir. Belli de olmaz. Bu nedenle danışman seçerken şu günlerde “ben danışman olmak istiyorum” diye yırtınan birkaç yüz aday içinden kendi kariyer ve seviyelerine uygun birilerini seçmeliler ki, her an “haklısınız, emredersiniz, öyle yapalım, siz nasıl isterseniz, baş üstüne” demekten çok gerçekten danışılabilecek, kararları alırken katkı koyabilecek, yanlışları yutkunmadan anında hatırlatıp düzeltme konusunda çözüm üretecek kişileri seçmelidirler.

Yoksa bir gönül insanı olarak bilinen ve bu göreve gelir gelmez havalara uçup teke çatında mangal, yaylada saç kavurma, pınarbaşında kuzu çevirme, arabaşı, calla ve her türlü herze yemekten vakit bulamayan haramzadeleri uzak tutmalıdır. Halkımız da bu davranışlara alet olup yalakalık, yalın ayaklık yapacağına bu tür isteklere suratlarına tükürerek cevap verme olgunluğuna artık kavuşmalıdır.

Siyasetçi ve bürokrat bir üst sınıf mensubu değildir artık. O çamlar bardak oldu. Bir hizmetçidir, bir hizmetkârdır. Bu dünyada, baki dünya için yaşar. 

Örneği Hz. Ömer, rehberi Hz. Peygamberdir. Başarı çizgisi Fatih Han, Sabır ve sadakati Abdülhamit Han kadar olmalıdır. Şeyh Edibali kadar felsefi düşünmeli, Osman Bey kadar ileri görüşlü olmalıdır. Özellikle Karaman Vekilleri Hz. Yunus kadar sevgi dolu, Hz Mevlana kadar hoşgörülü, Piri Reis kadar geniş ufuklu, Karabaş Veli kadar kural koyucu, Kazım Karabekir Paşa kadar uygulayıcı, HAS bir Anadolu evladı olarak da mütevazı olmalıdır.

Seçimde kim seçilirse seçilsin hayırlı ve mübarek olsun.

Ama bu iş bir kazanma değil; hizmete, göreve, Allah’ın rızasını kazanma şansı için bir seçilmedir. Bundan da haberi olsun.

Diliyoruz kazanan Ülkemiz ve özelde Karamanımız olsun…

 

Not: Tüm okuyucularımızın Berat Kandili Mübarek Olsun…

 
Siyaset karaman seçim
Bu Haber 1973 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin