Özlenen Park Öcü mü Olacak?
Şimdi bunlara bir de Necmettin Erbakan Parkı içindeki büyük dükkân ekleniyor.
Çok uzun yıllar dört gözle beklenen bir alan yasal engeller
de aşılarak halkın hizmetine sunuldu. Şehrimizin bir anlamda vitrini olacak bir
mevkide Necmettin Erbakan Parkı adı ile hizmet vermeye başladı.
Alparslan Türkeş, Necmettin Erbakan, Bülent Ecevit, Süleyman
Demirel, siyasi görüşümüz ne olursa olsun bu memlekette devletin en üst
kademelerinde yıllarını vermiş insanlar. İsim olarak tartışma konusu açmak
isteyenler lütfen saygı göstersin.
Parkın inşaatı, şekli, peyzajı ile ilgili pek çok eleştiriye
açık tespitimiz var. Ama yapılmış olması ve güzel tarafları bu olumsuzlukları
gündeme taşımaya engel. Her ne kadar defalarca söylediğimiz projenin Otogar
Parkı ile birlikte düşünülerek atıl durumdaki birkaç bin metrekarelik alanında
işlevsel hale getirilmesi fikrine yumurta kapıdan çıkıp kırılınca ikna olmuş
olsalar da güzel bir mekan oluştu.
Son Basın Toplantısında yapılanları anlatan Belediye Başkanı
Çalışkan Park içindeki binalardan en büyüğünün işlevi ile ilgili bir açıklama
yaptı. İsim vererek (X) firması tarafından işletileceğini açıkladı.
Bu konuda çekincelerimiz ve ciddi eleştirilerimiz mevcuttur.
Son yıllarda masa başı anlaşmalarla billboardlar, belediyeye
ait tesisler kiralanmaya başlandı. Bu konuda bir Allah’ın sevgili kulu çıkıp da
müdahale etmez, ses çıkaramaz oldu. Kamuya ait bir malın ihalesiz rekabetsiz ve
böyle ikili görüşmelerle kiraya verilmesi pis kokular yayar oldu.
Engelliler için düşünülen Tahtakale, Kale Sosyal Tesisleri
ve 210 bin dedikoduları, Piri Reis Parkındaki İşletme gibi pek çok konu
kamuoyunda dedikodu vesilesi oldu, hala da konuşulmaya devam ediyor.
Şimdi bunlara bir de Necmettin Erbakan Parkı içindeki büyük dükkân
ekleniyor.
Söylenilen firmanın kalite ve hizmet üstünlüğü konusunu
vatandaşın takdirine bırakalım. Ama eğer o bina özel sektör tarafından
işletilecekse yerelde bu işi çok daha mükemmel yapacak esnafımız vardır. Ama
aristokrat, burjuvazi ve sosyetik bir yaklaşım sergileme hevesine mi düştük
nedir, son yıllarda Başyaylalı Ertuğrul Çalışkanı İstisarlı Hasan olarak
tanıyamaz olduk. Herhalde Rezistansta (bilmediğimizden adını yazmakta
zorlanıyoruz) mülk sahibi olmak kaftanı değiştirmiş Hoca etkisi yapıyor demek
ki.
Belki ikili görüşmelerde söylememiz gereken bazı şeyleri çok
yükseklerde olan Sayın Başkan Çalışkana ulaşma güçlüğü nedeni ile buradan
söylemek gerekiyor. Hem de açıkgöz birilerinin kulağına çalınıp da kendi
fikirleri gibi kamuoyundan prim toplamalarını engelleyelim.
Sayın Başkan;
O firma ve benzerlerine böyle bir yeri vermeniz pek akıllıca
değil. O firmanın başka şehirlerdeki şubelerinde bir çayın 3 TL civarlarında
satıldığını, buna oranla diğer ürünlere ne kadar fiyat ödendiğini acaba biliyor
musunuz? Bu memlekette herkesin gelir seviyesi bir çayı bir paket çay fiyatına
içecek kadar yüksek değil. Böyle bir yere oturup da bir saatlik bir dinlenmede
3-4 kişilik gurubun sadece çay içse bile 40-50 Tl ödemeye bütçesi elvermeyen
çok insan var.
Her gün dolup taşan bu Park’da insanlar oturup soluklanmak,
bir iki yudum bir şeyler yiyip içmek isteyecektir. Aktekke Parkında iyi bir
işletmecinin uygun fiyatla sunduğu hizmet bu parkın halka çok güzel bir hizmet
sunmasına vesile oluyor.
Öylesi lüks bir firmaya ve hizmete ihtiyaç var ise Karaman
Belediyesinin neredeyse tüm mülkleri boş, atıl ve perişan. Onlardan birisini
verin. Nasılsa 10 kişiye hizmet etmek ve yaranmak üzere yüzyılların
külliyelerini birilerine ikram etmeye, siyasi güçlerin emirleri doğrultusunda
kullanmaya alıştınız.
Çaresizliklerle ana babaların istikbal kazanmaları için gönderdikleri
emanetlerimiz öğrencilere 1-2 Tl den çay satan, çok ciddi ahlaki çöküşe sebep
olan, en güçlü körüklerle KAFE kültürünü körükleyenler bir de o güzelim mekânı
böyle bir körüklemeye alet etmeseler iyi ederler.
O mekânda ses getirecek ve güzel hizmet üretecek bir
alternatif bulunabilir. Eğer o parkın içindeki o barakalardan cukka
düşünülmüyor, topluma düzgün hizmet verilsin gayesi güdülüyorsa, sosyal ve
kültürel yapıya katkı amaçlanıyorsa güzel projeler uygulanabilir.
Şahsımızın fikri olan bu birkaç projeden bir tanesini
buradan açıklayalım:
Karaman’da çok güzel, verimli, uyumlu çalışan ve topluma
yararlı olan engelli derneklerimiz vardır. Bu bina, bu derneklere dönüşümlü
olarak bila ücret tahsis edilebilir. Bu dernekler de gelirlerini üyelerinin
yararına kullanabilirler. O binada çay, kahve, meşrubatı çok uygun fiyatlara
satarlar, ürettikleri el emeği ve göz nuru ürünleri sergiler satışını
gerçekleştirip para kazanabilirler.
Belediyeden liyakatli bir iki sabit eleman kalmak üzere,
dernekler çalışanlarını da kendi üyelerinden seçerler onlar da toplumla
kaynaşmış olur.
Tekerlekli sandalyesi ile çay, pasta börek servisi yapan bir
kardeşimizin elinden yenilen içilen şifa olur. Şahsen bizi çok mutlu eder.
Görme özürlü bir kardeşimizin orada çalışması bizlerde onları anlama ve onlarla
kaynaşmakta büyük bir yarar sağlar. Bir dawn sendromlu gencimizin o mübarek
gülümsemesi ile orayı sahiplenmesi bizleri çok mutlu eder.
Bu dernekler için bir kıstas konulur. Bu kıstaslara uyan 4-5
tanesi arasında kurra çekilir ve dönüşümlü olarak belirli bir periyotla o bina
onların işletmesine tahsis edilebilir.
Çok mu aykırı?
Evet, aykırı olabilir… Amacı güzellik, iyilik, kardeşlik,
hoşgörü ve Baki Âlem olanlar için aykırı değildir oysa. Belediyelerin ve onları
yönetenlerin amaçları içinde bunlar da olmalıdır. O zaman aykırı olmayacaktır.
Burada özetle anlatılan ve detayları şahsımızda mevcut bu ve buna benzer birkaç
fikri burada daha geniş anlatma imkânımız yok.
Elden düşme bir füze bulur da yükseklere ulaşabilme imkânı
bulursak, Karaman’ın ŞEHRÜL EMİN ve EMİRİ Sayın Başkan Ertuğrul Çalışkan’a
anlatma fırsatı buluruz. Dileriz ki bunları dedik diye bir kaba ağacın meyve
vermez kuru dallarında sallandırmaz bizi…









