Özgürlük Tanımı
Gerçek özgürlük sahip olduğu değerleri, içinde bulunduğu toplumun kurallarına göre kullanabilme hakkıdır.
Sözlüklerde yazan özgürlük tanımını her kişi kendisine göre şekillendirip yorumlayabilir. Bunu da özgürlük adına yapar.
Gerçek özgürlük sahip
olduğu değerleri, içinde bulunduğu toplumun kurallarına göre kullanabilme
hakkıdır.
Bu kurallar legal ya da illegal yapılanma içindeki otoriter
gücün koyduğu kurallar olabileceği gibi, toplumun manevi değerlerinden
kaynaklanan ve geçmişinden gelen geleneksel kurallar da olabilir.
Dikta ile idare edenler gün gelir en temel özgürlükleri dahi
kısıtlayıp manevi özgürlüklere bile müdahale edebilirler.
Anayasa ve yasalar özgürlük sınırlarını çizebildiği gibi, örf
adet gelenek ve dini inanç yaptırımları da bu sınırları çizebilir.
Cebinizde paranız olabilir, bu parayla alkol alıp içmeye
muktedir olabilirsiniz. Şeriat kuralları ile yönetilen bir ülkede yaşıyorsanız
alkol içmeyi özgürlük olarak kullanamazsınız.
Çok neşeli ve mutlu bir haleti ruhiyeniz vardır. Bağırıp
şarkılar söylemek, taşkınlıklar yapmak istersiniz. Ama yapamazsınız. Toplumun
kurallarına ters düşersiniz.
Bir sınıfta öğrenci iseniz, ders esnasında uymanız gereken
kurallar vardır. Sigara içemez, şarkı söyleyemezsiniz. Okul ve sınıf
kurallarına uymak zorundasınız.
Sahip olduklarınız ise kişisel kazanımlarınızdır. Doğuştan,
miras yolu ile veya çabalarınızla elde ettiğiniz maddi ve manevi
değerlerinizdir. Bunları kişilik yapınıza göre hovardaca kullanma hakkını
özgürlük olarak görme şansınız yoktur.
Özgürlük sloganları ifade edilirken “sınırsız bir özgürlük”
anlamı taşıyorsa boşuna bir feryattır.
Gerçek özgürlük sahip
olduğu değerleri, içinde bulunduğu toplumun kurallarına göre kullanabilme
hakkıdır.
Bu açıdan bakınca disiplinli ortamlar özgürlükleri
sınırlayabilir mi sorusu akla geliyor.
Disiplin de özgürlük kadar yoruma ve eleştiriye açık bir
kavram. Komando eğitimi verilen bir askeri birlikteki disiplini, iş ortamında
uygulamaya kalkmanız halinde, kurallarınız işkenceye dönüşecek ve çalışma
ortamı özgürlüğüne muhalefet etmiş olacaksınız.
Yardımcılarının ve çalışma arkadaşlarının fikirlerini ifade
etmelerine engel olacak kadar katı disiplin uygulanmış bir birimde, karar ve
fikirler tek beyinden çıkacak, yanlışlar ve hatalar artacaktır. Fikirlerin
rahat ifade edildiği, tartışıldığı toplumlarda yönetilenlerin daha mutlu ve
verimli olması kaçınılmazdır.
Fikir özgürlüğü adı altında, sahip olduğu fikirleri
dayatmak, kabul etmeyenleri ötekileştirmek, dışlamak, hatta erk sahibi iseniz
cezalandırmak da özgürlük değildir elbet.
Dünya ne çekti ise özgürlük kavramının anlaşılamayıp,
kişilere göre tanımlarının çıkmasından çekmiştir.
Daha dün faşistler kendinden olmayan ve kendisi gibi
düşünmeyenleri yok etmeyi özgürlük sayarken, komünistler sermayeyi hedef alıp,
sonra da elde ederek geçmişin burjuvasını yok ederek yeni bir burjuva olmayı
özgürlük saymışlardır.
Yönetim sistemi laik olup da ibadetlerini yapabilen
toplumlarda bile, kendi ibadetini yaptıktan sonra ibadet etmeyenlere müdahale
hakkını kendilerinde görenler bile özgürlük adına hareket ettiklerini sanırlar.
Özgürlüklerin belki de en rahat uygulandığı ortam vahşi
yaşamdır. Kurallar sahip olduklarınızla sizin tarafınızdan konulur. Akıl, güç
ve kabiliyetinizle. Ama orada da tüm bunları hayatta kalmak için kullanmak
zorundasınız. Bir geyiğin tüm çayırlarda otlama özgürlüğü vardır. İstediği yerde
yer, içer, uyur, gezer. Ancak özgürlüğü bir aslanın geyik avlayıp karnını doyurma
özgürlüğü ile sınırlıdır. Aslan sahip olduklarını geyiği avlamak için, geyik de
hayatta kalmak için kullanır.
Yeni doğan bir ferdin çaresizliği, zamanla kazandığı
potansiyel güçle yok olur, yerine
gelişme içgüdüsü hakim olur. Bu, birey olarak tek insandan, devlet aşamasına
kadar her sosyolojik birimin ortak tutkusudur.
Çağımızda birey olarak yaşamanın imkansızlığını göz önüne
alırsak özgürlüğün mükemmel hale gelmesi için iki kıstas ortaya çıkıyor;
Birincisi kişisel kazanımların artacağı ortamların hazırlanması.
Bireyin maddi açıdan yeterli güce sahip olması ve bu maddi gücün –sağlık sıhhat
bilek gücü para mal mülk vs.- nasıl kullanılacağını bilecek yapıda akıl, fikir
ve kültüre sahip olması.
Bireylerin oluşturduğu ve üst sınırı devlet olan birliktelik
içinde bunları kullanırken, en verimli biçimde kullanılmasını sağlayacak
düzenlemeleri, kanun ve diğer idari kuralları koyan yöneticileri çok iyi seçmek
zorundadır.
Örf, adet gelenek ve anane gibi yazılı olmayan kuralları da
iyi değerlendirip, safsatalardan ve hurafelerden arındırılmış biçimde iyi
muhafaza etmelidir.
İşte o zaman özgürlüklerin en verimli biçimde kullanıldığından
bahsedebiliriz.
Gerçek özgürlük sahip olduğu değerleri, içinde bulunduğu toplumun kurallarına göre kullanabilme hakkıdır.









