Merhaba Dostum: Daha Güzel Günlere…

İyi ki varsın DOSTUM… Sen, bu milletin HAS evladısın. Sen Vatan Sevgisi Ordusunda benim farklı bölükten asker arkadaşımsın.

13 Temmuz 2017 12:22

Merhaba Dostum: Daha Güzel Günlere…

 

Geriye dönüp bakmak yüreğimizi acıtıyor ama bazen bakıyoruz.

Faşist 80 darbesi öncesinin karanlık yılları idi.

Yolda karşılaşır selamlaşırdık.

Sen “merhaba lan faşist” demek isterdin ama demezdin. Merhabadan sonrasını yutardın.

Ben “Selamünaleyküm lan gomonist” demek isterdim ama Selamünaleyküm den sonrasını yutardım.

Çay ısmarlardık birbirimize, şehrin tek gençlik kahvesi Palanın Yeri’nde. Sıra hesaba gelince tartışırdık ödeme için. Oysa cebimizdeki para ancak iki çaya yeterdi.

Hayallerimizi paylaşırdık. Hepsi Türkiye, Vatan, Millet ve insanlık üzerineydi.

Ellerinde silahlarla olay çıkaranları kınar fikirlerin kuvvet yolu ile kabul ettirilmesine isyan ederdik.

Sen Marks’tan örnekler verir bazen ben onları düzeltince de kapitali okumama ve bu fikirleri bilememe hayret ederdin.

Ben sahabelerden Liderimiz Peygamberimizden örnekler verirdim ve sen bunlara başka ilaveler yapar konuya açıklık getirdin. Ben hayret etmezdim çünkü aslı nesli belli muhterem bir ailenin evladıydın.

Seninle paralel düşünenlerin yıkanmış beyinlerine girmeyen güzel fikirlerimi beğenir takdir eder, benim gibi düşünenlerin cehaletlerinden aforoz vesilesi saydığı çok güzel fikirleri de senden duyardım.

Kuytu bir köşede beyni yıkanmışlar tarafından etrafın çevrilip de okkalı bir dayağın hemen öncesinde, kısmet beni o kuytudan geçirmiş ve engel olmuştum. Aradan yarım asra yakın zaman geçse de gözlerindeki şükran ifadesini hala hatırlarım.

Sen konuşurken hiç “siz” demezdin. “Sizinkiler” hiç demezdin, Hatta “onlar” bile demezdin. Ben de öyle. Biz, siz, onlar yoktu. BİZ vardık.

Gurbette karşılaştığımızda, kardeşimize tesadüf etmiş gibi çığlıklar atmış ve kemik kırmacasında kucaklaşmıştık.

Hiçbir gerekçe yok iken, faşist darbeciler seni aldıklarında, yüreğim sökülmüş gibi olmuştum. Çileli birkaç aydan sonra bi-gayrı hakkına alındığın anlaşılınca yaraların berelerinle salıverilmiştin. Koşup geçmiş olsuna evinize vardığımda, yaraların gerçeğinin bedeninde değil, ruhunda ve yüreğinde olduğunu görmüştüm.

Azmettin, yaralarını sardın tedavi ettin ve vatan sevgisi görevine devam ettin.

Seninle irtibatımı görenler bana “hain” diyecek kadar ileri giderlerdi de ben umursamazdım Sanırım sen de öyle...

Hala, siyasi konularda yüzde yüz hemfikir değiliz. Zaman zaman uzun münazaralarımız ve fikir tartışmalarımız bile olur. Ama benim fikirlerimi söylememe engel olana ilk karşı duran hep sen oldun ve ben de sana saldıranlara hep karşı durdum.

 Aradık…

Bu Vatan için, bu Millet için en güzel düzenleri aradık. Eskiden “bu düzen yıkılmalıdır” dediğinde karşı çıkan ben, şimdi o cümleyi yönetim şeklinin değil ama bu yönetim şeklindeki bozuk düzenin yıkılması olarak aynen destekliyorum.

Dün sizlere “Gomonsitler Moskova’ya” diyenlere: “Yahu böyle bir yönetim biçimi yok, olamaz, olmaz, hele Türk Halkına ve Müslüman bir topluma hiç uymaz. Bırakın bunu büyük bir tehlike saymayı, gerçek tehlike haçlının uyguladığı emperyalist sinsiliktir. Sonu mankut bir toplum ve kapitalizme esir olmuş bir millettir. Gelin bu tehlikeye karşı duralım” derdim

Tıpkı, senin antikapitalist, antiemperyalist yaklaşımların gibi.

Haklı çıktık.

Bu gün güzel giyinmek adı altında üstü haçlı yazıları ile dolu soytarı kıyafetleri içinde gezenleri gördükçe,

Kültürün k sinden habersiz aklı apış arasında kaldırım arşınlayanları gördükçe,

Devletin imkânları ile devlet malını yağmalayanları gördükçe,

Siyaseti kullanarak çeteler oluşturup faşist baskılarını manevi söylemlerle kapatıp kasa dolduranları gördükçe,

Her türlü değerin akçe ile alınıp satıldığını gördükçe,

Bir haçlı şehrini andıran herhangi bir şehrimizin sokaklarında gezerken,

Evlatlarımıza sahip olmak için canhıraş bir mücadele verirken,

Topluma her konuda olumlu ve güzel mesajlar verip örnek olmaya çalışırken,

Yok sayılamayacak kadar büyük bir yekûn teşkil eden ve geleceğimiz için bize teselli veren, yetişmesinde ortak emek sarf ettiğimiz harika gençlerimizi gördükçe,

Vatana, Millete, Bayrağa, Kültüre ve hatta Mübarek Ezana sahip çıkarken, bu haklılığımız tescil edilse de yine birlikte içimiz kan ağlıyor.

İyi ki varsın DOSTUM… Sen, bu milletin HAS evladısın. Sen Vatan Sevgisi Ordusunda benim farklı bölükten asker arkadaşımsın.

Hala “ONLAR” “ÖTEKİLER” diyemediğimiz şaşkınlara, satılmışlara, mankutlara, yoldan sapanlara karşı tüm değerlerimize sahip çıkmada benim YOL ARKADAŞIMSIN.

Kim misin?

Tekil yazsam da çoğulsun.

Baysın, bayansın, hastasın, sağlamsın, Bu Milletin ÖZ Evladısın… Ama iyi ki varsın.

SANA –SİZLERE- selam olsun…

Sayenizde bu şaşkın, satılmış, mankutlaşmış, yoldan çıkmış, kapitalizme köle olmuş, her türlü gücü daha da güçlenmek için elinde tutmak için savaşanlara rağmen, tüm dünyanın saldırısına karşı koyup, bir badireyi daha yüz akı ile atlatacağız İnşallah…

 
karaman vatan millet siyaset sağ sol 12 eylül faşist gomonist dost
Bu Haber 3573 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin