Karadað’ýn DAÐ Gibi Sorunlarý
Karadað bir hazinedir. Hazineye sahip olmak lazým. Karadað’a sahip olacak yetkili ve sorumlular lazým…
Karadað Karamanýmýzýn en büyük zenginliðidir. Tarihi yapýsý ve doðal güzellikleri ile her karýþý bir maden gibidir.
Ancak bu maden bu güne kadar iþlenmemiþtir. Üstelik talan
edilerek deðerler yok pahasýna indirgenmiþ, her geçen gün de bu deðerler yok
olmaktadýr.
Karadað’ýn Bin Bir Kilise olarak adlandýrýlmasýna sebep olan
Kiliselerden en karakteristik olan 1 Nolu kilise Madenþehri köyünün örenleri
arasýnda kaybolmuþ ve yok olmak üzeredir. Yüzlerce yýllýk doða koþullarýna ve
insanlarýn yýkýmlarýna direnen kilisenin bazý duvarlarý tek taþ üzerinde
durmaktadýr. Bir taþý yerinden oynatsanýz 2 Bin yýl dayanmýþ doku bir anda yok
olacak durumdadýr.
Göz önünde olmayanlarý varýn siz düþünün.
Çocukluðumuzun ve gençliðimizin Kaf Daðý olan Karadað’ýn
gerçek bir sahibi yoktur. Belki Orman Md. ve Turizm Md. çalýþanlarý iyi
niyetlerle çýrpýnýyorlar ama sonuç maalesef yine de çok kötü.
Karadað’ýn karakteristik simgelerinden Yýlký Atlarý ve Yaban
Koyunlarýndan öte endemik bitki yapýsý da tehlike altýnda. Yaban hayata uyum
saðlamýþ bu hayvanlarýn o yaban olan ortamlarýný, her gün bölgeye akýn eden
bilinçsiz ziyaretçiler yok etmekte.
Türk insanýnýn sapkýnlýða dönüþen piknik maceralarý bölgede
ateþ yakýlmadýk yer býrakmýyor. Her adým plastik ve pet yýðýnlarý ile dolu.
Çocuðunun bezini poþetleyip atmaktan utanmayan utanmaz insanlarýn çöplüðü
halinde. Her saniye atýþ poligonunu andýran silah atýþlarý yapýlýyor. Arabalar
ralli yarýþçýlarýna taþ çýkartan manevralarla daðý inletiyor.
Daha vahimi ve insanlýk dýþý olay ise atlarýn su
ihtiyaçlarý. Yazýn kavurucu sýcaklarýnda susayan ve takatsiz kalan sürüler
damla damla akan daðýn tek pýnarýndan su içmeye geldiklerinde, her biri büyük
yönetmen edalarýnda insanlar çeþmeye hücum ederek, fotoðraf çekme sevdalarý ile
atlarý ürkütmekteler. Masum hayvanlar çareyi kaçmakta bulup, insanlarýn þerrine
susuzluðu tercih etmekteler. Bir fotoðraf sevdasýna susuz býraktýðýmýz mübarek
hayvanlarýn çilesinden sadistçe bir zevk alanlar doðal hayatý da katlediyor.
Yine büyük reklamlarla boy boy poz vererek ve kariyerimize
puan eklemek için yaygara kopardýðýmýz meþhur sulama havuzu ve önündeki
yalaklar bomboþ. Susuzluktan kývranarak yalak baþýna gelen sürüler yýkkýn bir
biçimde boþ yalaklarýn dibine kadar yoklayýp geri dönmekteler.
En boþ iþlere 3-5 görevli verip bomboþ oturtan Devlet böyle
bir hazineyi baþý boþ, vicdansýzlarýn insafýna terk etmiþ durumda.
Deðle öreninde yapýlan ve bizleri heyecanlandýran kazýlarýn
sonuçlarý mükemmelliði ile ortada dururken, sahipsizliði de yürekleri burkuyor.
Her gelenin bir taþ yýktýðý örenlerde, Kiliselerdeki dayanma süresi bu güne
kadarki dirençlerinin binde biri. Yani birkaç yýl içinde taþ üstünde taþ
kalmayacak gibi.
Gedik Ahmet’ten daha hýzlý yýkýmlar gerçekleþtiriyoruz.
Bir zamanlar Karadað eteklerindeki onlarca köyün tamamýný
inþa eden taþlarýn bölgedeki kiliselerden çekildiðini düþünürsek, o günden beri
bilinçlenme konusunda bir adým iler gitmediðimiz ortada.
Radar Yolu güzergahýnda tabiatýn en zor þartlarýna raðmen
bir boru döþeme çalýþmasý gözleniyor ama ne olduðu konusunda pek bir emareye
rastlanmýyor. Eðer bu çalýþmalar Karadað zirvesine su götürme çalýþmalarý ise
yapanlarý alkýþlamak gerek. Ama böylesi sessiz sedasýz, gece urdusu tarzýnda
bir çalýþmayý da biraz manidar bulduðumuzu söylemekten de geri durmayacaðýz!
Yanýlmayý ve bu konudaki önsezilerimizden mahcup olmayý çok
isteriz. Çünkü Karadað’ýn sahipsizliðinden sonraki en önemli konu susuzluktur.
Yýllardýr çok geniþ bir alana hizmet veren Verici Kule
sularýný zor þartlarda taþýr. Daha sonra inþa edilen Radar Ýstasyonu yine öyle.
Yeni kurulan Meteoroloji Ýstasyonu ile su ihtiyacý artmýþtýr. Bunlara
Karadað’ýn süsleri yaban hayvanlarýný da katarsak su Karadað için hayattýr.
Bir garabet de
yerleþim ve yapýlaþmada. Madenþehri Köyünü ve Deðle Köyünü sit alanlarýndan
taþýma kavgasý verenler, onlara taþ üstüne taþ koydurmayanlar, daðýn herhangi
bir yerine besi ahýrý, barýnak, villa yapýmýna seyirci kalmaktadýr. Uluçukur
parsellenmiþ bir yerleþim alanýna dönüþmüþtür. Babadað etekleri açýk hava
hayvancýlýðý için bir üst haline dönüþtürülmüþ iþgal edilmiþtir. Kýzýldað
yaðmalanmaktadýr. Yüzlerce görevlinin, sorumlunun gözleri önünde olanlara
müdahale eden yoktur. Bu gidiþle birkaç yýl içinde Karadað bir þehir
nüfusundaki insan tarafýndan iþgal edilecek ve yaban hayatý, doðal sit alaný,
milli park kavramlarýndan öte milli rezalet oluþacaktýr.
Ahmet Duran isimli deðerli bir Müdürün yaptýðý çalýþmalar,
gösterdiði özen ve liyakat bugün geri dönüþlü bir yok olmaya gitmektedir.
Kaf Daðý can çekiþmektedir. Karamanýn turizm ve tanýtýmý
için boyalý salonlarda, dijital kameralara karþý söylemlerini teyit için arada
bir o bölgeyi (tebdili kýyafet) teftiþ etmeli ve bir süre oyalanmalýdýr.
Maiyetinde, kendisine methiye düzecek ve sicil puanlarýný arttýrma gayretinde
heyetlerle, sadece kendilerine gösterilen yerleri görmek adýna, adeti adiyeden
bir ziyaret yapacaksa hiç zahmet etmesin. Kendisine söylenenler ve gördükleri
sayesinde Karadað’ýn katline katkýda bulunmaktan baþka bir iþe yaramaz bu
ziyaret.
Bire bir oradaki çobaný dinlemek lazým, Deðlenin muhtarýný
dinlemek lazým, 70 yaþýndaki dedeyi dinlemek lazým, susuzluktan kývranan ve
bitap düþmüþ atlarý izlemek lazým, Karadað’a pikniðe gidiyoruz diyerek
Karadað’ý katledenleri izlemek lazým, her gece kaçak kazýlan bölgelerin
yerlerine göz atmak lazým, her gün bir ya da bir kaçý eksilen, bir zamanlar bir
kilisenin duvarýný süsleyen taþlarýn sayýlarýný not etmek lazým, endemik
bitkilerin masum ve gariban turistçikler tarafýndan çaktýrmadan aþýrýldýðýna
þahit olmak lazým, yýlký atlarýnýn salam sosis ve sucuða dönüþtüðünü kavramak
lazým.
Karadað bir hazinedir. Hazineye sahip olmak lazým.
Karadað’a sahip olacak yetkili ve sorumlular lazým…









