Kapitalizm Bizi Yok Ediyor
Her gün kötüye giden ibreyi hızlı bir şekilde iyiye çevirme vaktidir.
Kapitalizm Bizi Yok Ediyor
İnsanı kâmil yapan şey nedir?
Bunun için pek çok yöntemler dener insanoğlu.
Tahsil yapar, kitaplar okur, hocalardan ders alır, sohbetlere katılır fikir
alışverişi yapar, dini inançlarını geliştirir, siyaset yapar, politika yapar,
sosyal faaliyetlere katılır vs.
Bu konularda yol kat etmek için de büyük çabalar gösterenleri görürsünüz.
Ama ahlak, edep ve vicdan gibi konuları atlamışsa, ne
yaparsa yapsın bu çabalardan dolayı en üst seviyelere gelse bile o seviye ona
uymaz…
Bakarsınız Türkçeyi bile arapça aksanla konuşacak kadar
dindardır. 5 vakit namaza nerdeyse 5 daha katacaktır. Dilinden dini söylemler
düşmez. Topluma ters düşse bile giyiminde kuşamında dahi ısrarcıdır. Bu
kişilerin samimi ahlak, edep ve vicdan ölçüsünde kalanları öylesine muhterem
olur ki hayran olursunuz.
Bir kısmına da bakarsınız her şeyin bir bedeli olduğuna
inanır ve tüm davranışları bunun üzerine kuruludur.
Namazı bile Yaratan ile bir pazarlık vesilesi olarak inanmıştır.
Namaz kılacaktır ve Yaratan ona maddiyatı çok verecektir, sağlık verecektir,
mevki ve makam verecektir. Namazın bir şükür, bir borç ödeme olduğu inancından
çok uzaktır.
Cemaatlerde yer alır ama bir cemaat üyesinden bir fayda
göremezse hemen isyandadır. Bir hayır işine girer daha başlar başlamaz ilk işi
reklamdır. Hayatının her aşaması bir çıkar ve menfaat programı örgüsü
içindedir.
Kalıp kapitalizmdir ama tabelasına dini bir takım şeyler
yazıvermiştir…
Bir başkası sosyalist olduğunu, sosyal demokrat olduğunu
söyler. Ama bakarsınız ki her adımında koyu kapitalizmin tüm değerlerini
görürsünüz.
Marks’tan, Stalin’den, Mao’dan, Che’den bahseder ama 5 kuruş
için ya da bir sosyal menfaat için kırk takla atar. Hakça bölüşmeden bahseder,
keseri kendisine doğru yontar. Halkların kardeşliği der ama bir başkasına
tahammülü yoktur, asmak kesmek ve yok etmekten dem vurur.
Amacı topluma hizmet olan ve çok önemli görevleri yapması
gereken STK larda yer alır, ama yıl boyu törenlerde protokol sıralarında oturmaktan,
zaman zaman da basında yer almak için demeçler vermekten başka bir iş yapmaz.
Vebal bilmez, sorumluluk bilmez, görevden desen haberi bile yoktur.
Yukarıda da söyledik. Bu konularda ahlak, edep ve vicdan
sahibi olup ta liyakat gösterenleri bu ifadelerden ayrı tutuyoruz.
Haçlı, sosyal yapımıza maya vurmadan önce, örf, adet,
gelenek ve mahalle baskısı gibi kavramlarımız vardı. Bu tür davranışları
yapanlar derhal ayıklanır, soyutlanır, doğruyu buluncaya kadar da tepesinde
toplumun yumruğu dururdu. Liyakatsiz birisine “sen kenara çekil” bile denmez,
bir – iki ikazdan anlamayanın anında icabına bakılırdı. Yasa, yönetmelik ya da
sözleşme aranmazdı. Zaten durumu algılayan liyakatsiz daha fazla kepaze olmamak
için kendisi kenara çekilir meydanı ahlak, edep ve vicdan sahiplerine bırakır
bundan da ders çıkartırdı.
Günümüzdeki olumsuzlukların sebebi pek çok şeye dayandırılsa
da gerçek sebep; AHLAK, EDEP VE VİCDAN zayıflığıdır. Bunu bize aşılayan da ne ateistlerin
saldırdıkları din, ne de antikomünistlerin saldırdıkları sosyalizm/solculuk
olmuştur. Bunu bize aşılayan haçlının kapitalizmi ve kültür emperyalizmidir.
Haçlıların kapitalizmine uşaklık eden her kesimden şaşkını görebilirsiniz.
Kazan/kazan/kazan mantığı ile tanışan bu toplum her gün
ahlakını ve edebini kaybetmekte, mutluluğun kazanmaktan geçtiği yönünde
şartlanmış bireyler vicdanlarını yitirmiş duruma düşmektedirler.
Bir tek ahlak, edep ve vicdan kırıntısı taşımayan birisi,
tüm yollar mubah diyerek kazanıyorsa, günümüzün başarılı insanı olarak
alkışlandığı, takdir gördüğü sürece de, bu süreç daha da hızlı bir şekilde
uçuruma gitmektedir.
Hangi siyasi görüşten olursa olsun şu an bir kenetlenme
günüdür. Başta kültür emperyalizmine karşı ciddi bir dik duruş sergilenmeli ve
öz kültürümüzü uyandırmalıyız.
Daha sonra da en büyük uyuşturucu ve katil olan kapitalizmi
bu ülkenin sınırlarının çok ötesine sürüp haçlılara iade etmeliyiz.
Bizi boğmaya kalkan haçlı her gün gündeme yeni bir ilave
yapıp, turnusol kontrolü yaparak bizi ölçmektedir. Her gün kötüye giden ibreyi
hızlı bir şekilde iyiye çevirme vaktidir.
Karaman - 2018









