Gün Hesap Günüdür
Yanlışları, eksikleri, hataları ile bu sınav başarı ile atlatıldı. İbret alınmayan tarih tekerrür eder… Bizim şer bildiğimizde bir takım hayırlar inşallah vardır. Bu sınavda Devlet’e tüm gücü ile saldıranlar olsa da Devlet güven kazanmıştır.
Karaman çok zorlu bir sınavdan geçti. Etkileri daha bir süre
devam edecek ağır bir sınavdı.
Karaman tüm kurumları ile bu sınavda ter döktü.
Yanlışları, eksikleri, hataları ile bu sınav başarı ile
atlatıldı.
İbret alınmayan tarih tekerrür eder…
Bizim şer bildiğimizde bir takım hayırlar inşallah vardır.
Bu sınavda Devlet’e tüm gücü ile saldıranlar olsa da Devlet
güven kazanmıştır.
Soruşturma ve dosya hazırlığı döneminde Karaman Adliyesi ve
özellikle davanın Savcısı belki de tüm Dünyaya örnek olabilecek bir ciddiyet,
sabır ve liyakatle görev yapmıştır. Hazırlanan dosya tek celsede sonuca
götürecek kadar sağlam tesis edilmiş hiçbir açık bırakılmamıştır. Üstelik
olayın büyüklüğüne göre çok kısa bir sürede yargıya taşınmış ve bir celsede
sonuçlanmıştır. Sonuçta yasalarda yer alan en büyük cezalar verilerek
vicdanlara su serpilmiştir.
Karamanın en köklü kurumlarından olan Emniyet Teşkilatının
her birisi birer uzman olan polisleri, yine polis gibi huzur ve güvenimizin
teminatı jandarma ile koordinede büyük bir başarı göstermiştir.
Bu tür olaylarda kontrol çok önemlidir. Tüm şer odaklarının
baskı taciz ve kışkırtmalarına rağmen gerek soruşturma Savcısı gerekse
soruşturmada görev alan Polislerimiz hiçbir tahrike kapılmadan görevlerini
tamamlamışlardır.
Şimdi bu sınavdaki eksiklerimizi hatalarımızı ciddi bir
şekilde gözden geçirip tekerrürün önüne geçmek ve bu neviden menfur hadiselerin
ne Şehrimizde ne de Ülkemizde tekrarlanmaması için neler yapmak gerek diye
sonuçlar çıkarma zamanıdır.
Suçun tespitinden sonra dikkat ve özen içinde çalışmaya
başlayanlar gizliliğe ne kadar özen gösterirlerse göstersinler soruşturma
kapsamında olaya dâhil olan kurumlardaki köstebek, fare, hamamböceği ve çirin
karakterlerin de olabileceği göz ardı edilmemelidir.
Şerrinden korkulup, verebileceği ufak tefek hasarlarından
çekinilip sınırsız destek verilerek güç kazandırılan fitne, fesat ve şer
mantıklıların gün gelip o güçle çok daha büyük felaketlere sebep olup sonra da
ortalıkta pişmiş kelle gibi sırıtarak dolaşmaları, Sayın Bakanın, Sayın
Milletvekillerinin ve diğer yetkililerin dikkatini çekmiştir elbet. Buna rağmen
hala aynı hataya devam ederlerse artık pes… Testiyi kıranlara destek verenlerin
kafasına bu kez testi değil balyoz inmiştir. Testiyi dolduranlara ecir çektirip
yücelttikleri testi kırıcıları sayesinde mevkileri ne olursa olsun 5 paralık
olmuşlardır. Yazıklar olsun…
Böyle bir olayın ilk duyulduğu andan itibaren seyri hakkında
öngörüde bulunacak basiretli, tecrübeli ve izan sahibi insanlara duyulan
ihtiyaç bir kez daha kendisini göstermiştir. Verilen her beyanat birkaç
dakikada çürütülecek ve aleyhte koz kullanılacak neviden olmamalıdır.
Aldatılmak bir suç değil bir mağduriyettir. Safiyane duygularla aldatılan
kimsenin aldatılmışlığın ezikliğini bastırmak için başka yollar araması ve bu
yollardan en kestirmesi olan inkâra yönelmesi, daha vahim sonuçlar doğuruyor.
Tek kişi TEK dir. Bu tek kişi bulunduğu mevkide ani kararlar
vermek zorunda kalınca TEK düşünür. Öyle zamanlarda etrafında tartışabileceği,
istişare edebileceği, ters fikirlerden bile olsa birlikte değerlendirme
yapabileceği insanları olmalıdır. Tecrübeli, liyakatli, görüş açısı geniş,
sosyal iletişimi sağlam, eğitim ve vicdan muhasebesi kuvvetli insanlardan
kendilerine yakın bir gurupları olmalıdır.
İyi insan kötülükleri hiç bilmeyen insan değildir. İyi insan
olabilecek her türden kötülüğü iyi tanıyan, bu kötülüklerin oluşacağı ortamları
iyi bilen, kötülüklerin oluşmasındaki etkenleri ve ipuçlarını tanıyabilen,
hangi davranışın hangi olaydan kaynaklandığının tahlilini yapabilen ama tüm
bunlara rağmen kötülükten ve yanlıştan uzak kalabilen insan iyi insandır. Bu
iyi insanlar yanlış ve kötülük yapmadıkları gibi çevrelerinde bu yanlış ve
kötülüğe de fırsat tanımazlar.
Hedef haline gelen kurumlarda bu yaşanmıştır. Bu güne kadar
bu tür kötülüklerden bihaber, akıl ve mantıklarında böylesini pisliklerin
oluşabileceği yolunda zerre kadar bilgi kırıntısı olmayanlar, pisliğin
kötülüğün ne olduğunu bilmeyecek kadar muhterem insanlar açığa düşmüşlerdir.
Üstelik daha önce buna benzer kötü iftiralar atılmış, adalet sistemimiz
bunların gerçekten iftira olduğunu ortaya çıkararak aklamıştır. Bunlar ders
olmadı ise artık bu olay ders olmalıdır.
Ben hesabımı vicdanıma ve Rabbime veririm gerisi bana vız
gelir fikri yanlıştır. Toplumda herhangi bir sorumluluk üstlenmiş ve kendinden
başkalarını da temsil için yetki almış kimselerin, Toplum tarafından yanlış
algılanabilecek, toplumun azınlığı tarafından bile yanlış anlaşılacak, şüphe
algısı oluşturacak, ya da suçun oluşmasına zemin teşkil edecek görüntülerden
kaçınması gerekir.
Otokontrol, teftiş mekanizması, özdenetim gibi sistemler iyi
çalıştırılmalı ve bilinçli kullanılmalıdır.
Bu devlet kimliği ile bu bayrak altında bu toprak üstünde
yaşıyor, bu Devlete ve bu Millete hizmet ediyorsak mer’i kanunlara da harfiyen
riayette kusur işlememeliyiz. Bazı istisnalar temin etmek adına yasalarda delik
arayıp çıkış noktaları uydurmamalıyız. Aksi halde derin yaralar açan sonuçlarla
karşılaşırız.
Bir zamanlar açılması bayram, kapatılması yas olarak
toplumda gündem olan İmam Hatiplerden mezun olanların da takva üstünlüğü
konusunda ellerinde ilahi bir berat olmadıklarını da artık, zihinlerine
sokmaları lazım. İçlerinden çıkarıp da Millete vekil yaptıklarının hali ortada,
üstüne söylenecek bir laf yok.
Gün toplumu ayna olarak karşımıza alıp kendimizi inceden
inceye inceleme günüdür. Yüzümüzde maske varsa çıkarıp atma, güzellik için
oluşturduğumuz boyalı cilalı makyajları temizleme günüdür. İçimizde var olan
güzellikleri toplumun her kesimi ile bire bir paylaşıp onlarla kucaklaşma
günüdür. Siz/onlar/ötekiler kelimelerinin bu Milletin ve bu coğrafyanın hiçbir
ferdini kapsamadığı, aksine BİZ kelimesin içinde eğrisi doğrusu yanlışı ve
çirkini ile kendimizi de kapsadığını bilip, güzelliklerimizi ortaya koyma,
bunları gösterme, bunlar sayesinde de var olan yanlışları ve çirkinlikleri yok
etme günüdür…
Siyaseten elde edilen gücün bir faşist baskı olarak,
kendimizden olmayanları yok etmek için kullanılması değil, tüm insanlığa
hayırlı hizmetlerde kullanılması günüdür. Yanlış davranan, Karaman’daki pek çok
çirkinliğin altında imza atabilecek durumda bulunan yerel siyasiler varsa,
dünyevi çıkarlar için yalakalık, kölelik, kör itaat, iftiralarına alet olma,
onların ilahlık iddialarına kulluk etme günü değil, suratlarına bunu haykırma
günüdür.
Allah Bu Memlekete Hayırlar Nasip Etsin…









