Ekip ve Tanımak...
Karaman sadece yaşanacak güzel bir şehir değil. Aynı zamanda aşk mertebesinde sevilecek bir memleket
Ekip ve Tanımak…
Karaman sadece yaşanacak güzel bir şehir değil. Aynı zamanda
aşk mertebesinde sevilecek bir memleket.
Adam bir oturuyor, bir anlatmaya başlıyor, nerdeyse valizi
alıp Karaman’dan kaçmak istiyorsun. Neler oluyor neler ve bu Karaman meğerse ne
kadar berbat bir yermiş.
Bir başkası her iki kelimesinin birinde Konya – Karaman
söyleminden bahsediyor.
Bir diğeri siyasetçisinden, bir başkası ticaretinden şikâyet
ediyor.
En çok da Karamanın tanıtılmadığından.
Kelle kulak yerinde, portföyü kariyerlerle dolu bir Karaman
aşşığı yine atmaya başlayınca mangalda kül kalmıyor. Ömründe tek bir satır yazı
yazmadan, tek bir fikir üretip uygulamadan, alın terletip bilek gücü
kullanmadan ustaca fırıldak çevirerek geldiği makamın da gücü ile tanıtımdan
dem vuruyor. Valilik, Belediye, STK lar topun ağzında. Soruyoruz; “Manazanı,
İncesuyu son günlerde gezdiniz mi? Karadağ’da Yazılı Kaya ya da Roma Havuzunu
gördünüz mü? Akçaalan Köyündeki doğal çift katlı köprüyü bilir misiniz? Ablak
bakışlarla, laf salatası yapıveriyor ve diyemiyor yazıhanemden dışarı çıkmadım
diye…
Sokağına komşu sokakların adını bilmeyen, önünden geçtiği
700 Yıllık tarihi eserin mahiyetinden habersiz, dağından ovasına binlerce
tarihi, kültürel ve biyolojik değerleri barındıran bu torakların üzerinde bir
ömür geçirip de, tanıtımdan bahsetmek gafletine ancak gülünür.
Biz bu Karamanı AŞK ile seviyoruz.
Hoş bu serzenişleri yapanlara, böylesi fütursuz eleştiri
yapma hakkını veren ve aslında olmayan ama kağıt üzerinde ve idari yapı
çizelgesinde varlığı görülen bir Kültür Müdürlüğünün varlığından - aslında
yokluğundan- da bahsetmek gerek. Bir cami önünde işportacılık yapan Hacı Emmi
kadar bile bir varlık gösteremiyor, halktan ve toplumdan uzak kalıyorlar.
Söz tanıtımdan açılmışken günümüzün siyasi yapısının ateşli
ortamında VEKİL olmak için meydana çıkanların halleri de zaman zaman gülünç
oluyor.
Amaç Karaman’ı Ankara’da temsil etmek. Hangi sıfatla?
Milletin Vekili sıfatı ile. Yetkiyi kimden alacaklar? Milletten. Hangi şehri
temsil edecekler? Karamanı…
Soruları sordukça anladınız sanırım vurguyu…
Soralım o zaman: “Ey aday olarak ortaya çıkan Muhterem.
Karamanı ve Karamanlıyı Payitaht Ankara’da temsil için yetki istiyorsun. Sen bu
Karamanı ne kadar tanıyorsun? Tarihini, coğrafi yapısını, genel kültürünü,
sosyolojik yapısını, ekonomisini, yerel yönetimini, tarımını, ulaşımını,
eğitimini, etnik mozaiğini, yeraltı ve yerüstü zenginliklerini ne kadar biliyorsun?
Bunlardan sorunlu olanlar nelerdir? Bu sorunlara çözüm önerisi içeren
projelerin nelerdir? Karaman’da kamuoyu
lideri denilebilecek kişilerden kaçını tanıyorsun, ilim ve irfan sahibi
kimselerle bir irtibatın var mı ya da onlar kimler?
Genele soracaklarımızın yanında bazılarına özel olarak da
sormak gerek: Daha önceki görevlerinde damda kedi kovalarken ya da kasaya para
şıvşırırken bunları da öğrenmeye vakit ayırdın mı? Doğru ya da yanlış ortaya
atılan pek çok çirkin söylentiye sessiz kalman “ikrardan” mı geliyor? Ya da:
“Bu güne kadar neredeydin? Veya: Bu güne kadar kaç yaraya merhem oldun? Kapına
gelip gözyaşı döken insanlara hangi pazarlıkları dayattın? Vs…
Burası Karaman… Başka Karman isimli yerler var ama burası
başka hiçbir yere benzemez… Adama deyiverirler: “Çarşıdan bıraksan Gazalpa
Köprüsünü bulamaz” ya da “5 mahallenin adını say, şu an bulunduğumuz mahalle
neresi? ” veya: “Mahallesinin bakkalına sorsanız, ne o onu ,ne de o onu tanır”
Burası Karaman…
İnsanlar doğru da olsa bir şeyleri söyleyip karşıdakini
kırmak istemez. İşine karışmak yanlışı ortaya dökmek istemez. Fikirlerini çok
fazla belli etmek, sevimsiz olmak istemez. Fısıltı gazeteleri normal yayın
organlarından fazla baskı yapar, okunur ve reyting – hit alır. Kulisler
gündüzden çok gece yarılarında kapalı kapılar arkasında ya da telefonlarda
yapılır.
Türkiye ciddi bir dönemeçte. Karaman da öyle. Sayın Elvan artık Karamanın yetiştirdiği bir
siyasetçi olarak Türkiye ve Dünya siyasetinde bir isim, bir marka. Bu nedenle
pek çok bilinmezin çözülmesi amacı ile bir başka şehirden aday olması mümkün.
Karaman ne kadar çırpınırsa çırpınsın, vefa ve sadakat gösterirse göstersin
“siyasi konjonktür” dedikleri söylem galip gelebilir.
O zaman bugün tüm Karamanın şartlandığı bir aday yerine 2
aday aramak gerekecektir.
Elbette yakışıklı grand stil kıyafetlerle çarşı Pazar boy
göstermeye, her gün bir kurum veya işletmeyi ziyarete, sosyal medyada yakışıklı
resim ve aşırma sloganlarla boy göstermeye de ihtiyaç vardır ama en önemli
ihtiyaç aday adaylarının derslerine iyi çalışmalarıdır.
Ova köylüsü Mehmet Amca, Taşelili Ahmet Dayı “Nolacak bizim
köyün yolu ve suyu kardaş” diye bir soru sorarsa bilmelidir ki Google ona
yardımcı olmayacaktır. Ya da: Ayşe Teyze, Fatma Abla yol üstü sohbette “ A
yavrum ekmek pahalı, elektrik su doğalgaz bizi mahvediyor” dediğinde bunları
Bakkal Ali Efendinin satmadığını ve kaça satıldığını bilmelidir. “Emekli
maaşları çocuk harçlığı kadar kaldı” denildiğinde emekli maaşlarının açlık
sınırının yarısında olduğundan haberdar olmalıdır.
Belki 10 TB lık bir hard disk olmadığından tüm bunları
beyninde depolamasına ihtiyaç yoktur. O zaman bu bilgileri, sorunları ve çözüm
yollarını birlikte götüreceği sağlam bir ekibi olmalıdır. Sağlam olmalıdır, yoksa bir lise talebesi
mantığı ile kurulan ekip, gün olur devran döner kafasına balyoz gibi iniverir…
O ekip ondan haberli ya da habersiz minareyi kılıfına sokuverir.
Karamanı tanıtmak istiyorsak önce tanımalıyız. Vekaleten
temsil etmek istiyorsak ezberlemeliyiz. Yönetmek istiyorsak bu iş tek kişi ile
mümkün olmayacağından ekibimizi sağlam kurmalıyız. Bu ekip kılıf ustalarından
değil, ahlak ve maneviyat sahibi kişilerden oluşmalıdır.









