Edep(sizlik)

Biz edebimizi kaybediyoruz. Haçlı orduları, yüzlerce savaş, ekonomik baskılar ve siyasi taktiklerle yıkamadıkları bir medeniyeti, bizi biz yapan EDEP kavramımızı yok ederek yıkmayı amaçlayan Hıristiyan ve sapkın Müslüman Ülkeler işbirliği, amacına nail olmak üzere.

19 Şubat 2015 00:00

Yüz karası 80 ihtilalinin birkaç yıl öncesi. Ankara Cebeci. Siyasal Bilgiler, Eğitim ve Hukuk Fakültelerinin olduğu mekânlar. Civarda birkaç öğrenci yurdu ve bazı fakültelerin ek binaları da var. Günde birkaç kişinin kimvurduya gittiği tarihler. Öğrenciliğimizin zor günleri…

Günlük yaşanan olaylardan birisi yaşanıyor. İki gurup kapışıp, kıran kıran bir kavgaya tutuşuyor. Ama ne kavga! Tekmeler, yumruklar havalarda uçuşuyor, yerlerde yuvarlananlar, karate, judo tekniklerinin detaylarını icra edenler. Çığlıklar, naralar ve sık sık da siyasi sloganlar, deyimler.

İlginçtir; Ölümüne saldıranlar bir birlerinin analarının avratlarının hatırını sormuyor. İlginçtir, sinkaf kelimesi meydanda tek sefer duyulmuyor. Yine ilginçtir, yüzden fazla gencin karıştığı kavgada tek bir kesici, delici alet kullanılmıyor. Tek tük taş görünüyor, o da çaresiz kalmış ve gücü tükenmiş birisi, karşındakini caydırmak amacı ile eline alıyor, kullanmadan kavga alanının dışına çıkıyor ve taşı bir kenara bırakıyor.

Derken garip sirenli “furuko” diye şifrelendirilen polis araçları uzaktan görünüyor. Bu siren, adeta kavgayı yöneten hakemin maçı bitiren üç düdüğü gibi, kavgayı bitiriyor ve ortalık süt liman. Kavganın cazibesi ile kendinden geçenler ikaz ediliyor ve kanlı burunlar, dudaklar silinip kitap defterler alınıp herkes yoluna koyuluyor.

Bazıları ebediyete intikal etmiş 3-4 siyasi lider, ekranları ve radyo haberlerini işgal ediyor. En büyük hakaretengiz söz; Rahmetli Erbakan’ın “sizi gidi… “ sözleri. Bu da, Anadolu’nun esprili, samimi hali ile söylenmiş bir söz. Rahmetli Ecevit, nazik üslubu ile tane tane görüşlerini açıklıyor. Rahmetli Türkeş o davudi sesi ile mesajlar içeren kelimeleri, birkaç süzgeçten geçirip öyle dillendiriyor. Demirel sofralarda yenmeyecek olan harika salataları, laf ile yapıyor. En ağır eleştiriler en nazik kelimelerle ama küfre, argoya, aşağılamaya ve hakarete kaçmadan yapılıyor. Ülke menfaatleri ve özellikle dışa karşı duruş sergilenmesi gerektiği zaman, muhalefet liderleri, daha bir ağırbaşlı, daha vakur ve kelimeleri cımbızla seçilmiş cümlelerle konuları değerlendiriyor.

Yıl 2015. Daha medeni daha kültürlü daha demokratik daha aydın olmamız gereken günlerdeyiz.

Kavgalar artık yumrukla ve ahlaki yapılmıyor. Bir zamanlar kancıklık, yüz karası, şerefsizlik sayılan, sadece savaşlarda vatana saldıranlara karşı kullanılan, kılıcın kardeşi sayılan bıçak, bu gün kavgaların baş aleti. 

Birkaç metre önümde giden 13-15 yaş arası 3 kız çocuğundan bir tanesinin ana avrat kavratarak en galiz küfrü savurmasından sonra, beni fark etmesi ile yerin dibine girmesini beklerken, bir de pişkinliği kanımı dondurmuştu; “Ama amca hak ediyorlar yaaaa…”

Şakalaşan gençler bile artık bir birlerinin analarının hatırını sinkafla sormaya başladı.

Edep yoksunu şarlatanlar sahnelerde ne kadar çok küfreder ve edep dışı laf ederse o kadar alkış almakta ve para kazanmakta. Üstelik bunlar “sanatçı” kimliğini de üzerlerinde taşımaktalar.

Bir de bu günkü siyasi üsluba bakar mısınız?

Kulak kabartırsanız barlar sokağının müdavimleri günlük hayatlarını yaşıyor sanırsınız…

Ne oluyor?

Türkiye farkında olmadığı tek cepheli bir savaşı kaybetmek üzere…

Subay karargâha gelir ve heyecanla “Komutanım savaşı kaybediyoruz” der. Komutan sorar “Neden?” Subay “Komutanım en az yüz sebep var” der ve saymaya başlar: “Bir cephanemiz bitmek üzere iki…” Komutan subayın sözünü keser: “Tamam tamam. Geresini saymaya gerek yok. Beyaz bayrağı çekin” der.

Biz edebimizi kaybediyoruz.

Haçlı orduları, yüzlerce savaş, ekonomik baskılar ve siyasi taktiklerle yıkamadıkları bir medeniyeti, bizi biz yapan EDEP kavramımızı yok ederek yıkmayı amaçlayan Hıristiyan ve sapkın Müslüman Ülkeler işbirliği, amacına nail olmak üzere.

Yüz sebepten birincisi EDEP cephanemiz bitiyor.

Her olaydan bir delil arayıp karşıya saldırmak en temel felsefemiz olmaya başladı.

Menfur bir olay, göbek atmalara, dans etmelere, otobüs işgallerine, siyasi rakiplere küfretmelere kadar vardı.

Adli kayıtla ortaya konursa, bu olaya benzer daha ne olaylar yaşandı. Hatta kendi şehrimizde bile birkaç tanesini sayabiliriz.

Bu olay bir başka partinin iktidarında olamaz mıydı? Geçmişte nasıl olduysa yine olabilirdi. O parti, her vicdansız caninin peşine bir güvenlik görevlisi mi takacaktı. Yoksa ilahi bir güç kullanıp da Süpermenler ordusu ile her çığlığa saniyede yetişen bir sistem mi geliştirecekti.

Acısı da şu ki; bu gün bu eleştirileri yapan siyasi görüşler iktidar olsa, bugünkü iktidar da muhalefet olarak buna benzer tepkiler ortaya koyacaktı. Hatta caninin sosyal medya fotoğraflarında yaptığı bir siyasi işaretten dolayı belki de daha da ileri gidecekti.

Toplumsal edebimizi yitirdik, siyasi edebimizi yitirdik, ticari edebimizi yitirdik, sanat edebimizi yitirdik, etnik edebimiz zaten hiç kalmadı, cinsiyet edebimiz ayaklar altında. Yine tüm bunların en vahimi, kamuoyu lideri olabilecek yapıdaki kişiler, toplumun rol modelleri ve kitlelere yol haritası çizerek bir kalıp oluşturması gerekenler herkesten fazla edepsizleşti.

Bir vahşeti, insanlık dışı bir olayı bile bahane ederek edepsizleşenler, yeni vahşetlerin habercisidir.

İnsanlar aklı yetmediği zaman kavga,

Fikri yetmediği zaman küfür,

İzanı yetmediği zaman da iftira ederler…

Eğitilmiş bir nefsin edepsizliği ile eğitim görmemiş bir nefsin edepsizliği farklı olaylar ortaya koyar.  

Kendisine insan pisliği gönderen birisine, gül kokulu lokumlarla mukabelede bulunup da, notunda “Herkes yediğinden ikram eder” yazan, tek bir cümle ile edebin en güzel örneğini verenler ibret olmalıdır.

Edebin kaynağı olan AİLE-OKUL-TOPLUM üçgeni derhal mercek altına alınmalı ve bunlara yön veren MEDYA-SANAT-TİCARET üçgeni aslımıza uygun kurallar manzumesine bağlanmalıdır.

Hepsinden de önemli olanı toplumun ROL MODELLERİ kendilerine çeki düzen vermelidirler…

 
edep siyaset ticaret emperyalizm
Bu Haber 2122 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin