Bu Dağ Ne Rüzgarlar Gördü

Bu memleketin gerçek sahipleri? Gerçek tarihe bakarsanız orada ALTIN HARFLERLE yazılmış duruyor…

23 Mayıs 2018 22:26

Bu Dağ Ne Rüzgârlar Gördü…

Taksim’e toplanmıştı binlerce insan. Bir fikirleri vardı. Bu fikirleri doğrultusunda bir günü kutlamak istiyorlardı.

İçlerinde sinirlisi asabisi vardı. Fikri adına dağarcığında bir şey olmadığa halde havaya girip slogan atanlar da.

Bir anda silahlar patladı. Müthiş bir kargaşa yaşandı. Kaçanlar, koşanlar, yatanlar, vurulanlar ölenler oldu.

Ölenler bu memleketin evladı idi.

Öldürenler? Gerçek tarihe bakarsanız orada kapkara yazı ile duruyor…

Boykotlar, forumlar, silahlı çatışmalar, bombalama eylemleri, suikastlar, soygunlar, cinayetler. Gece haberleri 3-5 ölü ile kapandığında insanlar seviniyordu.

Birileri bir senaryo yazıyor, bu memleketin evlatları ölüyordu.

Senaryoyu yazanlar? Gerçek tarihe bakarsanız orada kapkara yazı ile duruyor…

Ermenisi, haçlısı ve siyonisti bir takım aklı kıtları eğitip, destekleyip, eğitimsiz, kültürsüz, işsiz, çaresiz Kürtlere özgürlük vaatleri ile ortaya çıkıp önce Kürtleri öldürerek, soyarak, haraç alarak, tehdit ederek, perişan ederek bir kargaşa çıkardılar.

On binlerce vatan evladı öldü gitti.

Bu belayı icat edenler? Gerçek tarihe bakarsanız orada kapkara yazı ile duruyor…

Bu milletin canını verdiği değerleri var. Vatan, millet, bayrak, özgürlük ve özellikle de dini. Defalarca denemelerden sonuç alınamayınca bunu kullanmaya kalkanlar, 12 Eylül sonrası yurtdışına kaçan bir zavallı müptezeli, koruyup kollayıp parlatarak gözü yaşlı bir din adamı portresinde bir kukla ürettiler. Bizzat zamanın Cumhur reisinin özel izni ile bu memlekete geri yolladılar. Maddi ve manevi her desteği verip din adına işler yaparak, dindar insanların sempatisini ve tarafgirliğini kazandılar. Sınırsız para desteği ile taraftarlarına güzel bir hayat sağladılar ve örgütlerine yatırımlar yaptırdılar.

Amaç tek idi. Günü gelince bu yiğitlerin ülkesini yerle bir etmek. Ama o da tutmadı. Bir milyonu kandırsalar da Demirden Halis bir vatan evladı başta olmak üzere gerçek vatan evlatları tuzağı sezdiler. Can verdiler fırsat vermediler.

Bu şakını musallat edenler kimlerdi? Gerçek tarihe bakarsanız orada kapkara yazı ile duruyor…

28 Şubatı, 12 Eylülü, 60 İhtilalini, Muhterem Nurlar içinde uyuyan Muhsin Başkan cinayeti, Gezisi, Cumhuriyet Mitingleri, sana yağ tüp gaz akaryakıt kuyrukları, hac dövizi için karaborsadan para arayanları vb. daha pek çoğunu sayabiliriz.

Bu dağ ne rüzgârlar gördü…

24 Haziran 2018 günü önümüzde bir sandık var.

Bu sandık bir geçittir. Yine kurulan kumpasların, tuzakların, yazılan senaryoların arasından bir geçittir.

Türkiye’nin durumu ortada iken, Dünyamız için yazılan yeni senaryoların tüm detayları ortada iken, bu geçitten kazasız belasız geçmek zorundayız. Rabbimiz kolaylık versin.

Bu tablo bir yanda dururken yerelde gücümüze giden, hoş bulmadığımız bazı şeyleri yanlış değerlendirme yanılgısına düşmemek gerekir.

İttifaklar kuruldu. Çok da iyi oldu.

Pek çok kişinin beklediği umduğu adaylar olmadı. Taşranın kaderidir. Birileri köşesine çekilir seyreder, hayıflanır, dertlenir. Haydi, meydana deyince de ayağını direr. Bir başkası da köşe başına gelir ve küçük dağları yaratmış bir yalancı tanrı edaları ile bildiğini okur. 

Hesapları basittir. Küçük çıkarlar için büyük belalara sebep olacak kararları verirken fütursuzdurlar. Kararlarına esas olan, tablonun genelini göremediği izanı değil, ahbap çavuş ilişkileri ve gelecekte koltuğunu garanti etme çabasıdır.

Sevgili Oktay Yılmaz ile aday adayları bile ortada yok iken yaptığımız bir görüşmede öylesi aklı başında laflar duyduk ki alnından öpesimiz geldi.

Münzevi yaşadığımızdan yerelin diğer yetkili siyasileri ile ciddi bir görüşmemiz olmadı. Biz iyi biliyoruz ki; bir zamanlar on binlerce insanın parasını pul eden, insanları perişan eden, ömrü perişanlarında bir susam tanesi kadar faydaları olmayıp, her adımlarının arkasında yıkımlar, gözü yaşlı insanlar bırakanlar Reis ile tesadüfen oluşan bir yakınlıkla bu memlekette hala yanlış işlerin mimarı konumundadırlar.

Olsun… Bu memlekete bunca yüklenip de zarar veremeyen haçlı/siyonistlerin oyunlarının parçası oldukları ile kalıyorlar.

Tüm buna rağmen bu dağ bu rüzgârı da atlatacaktır.

Hangi partiden olursa olsun adaylığı kesinleşenler bu memleketin evladıdır. Ekmeğini yemiş suyunu içmiştir. Helal/haram kavramlarını biliyordur. Bahsettiğimiz tabloyu da elbette bir parça da olsa görüyorlardır.

Son birkaç yıldır hizmet adına hezimeti yaşasak da, aksine bir yaklaşım bari görmedik. Kaybımız sadece giden zamandır.

Dileriz bu yeni dönemde bari bir arpa boyu yol alırız.

Vatandaş görünen bu tablonun cevabını 24 Haziran günü sandıkta vererek o dar geçitten şerefle geçmeyi sağlayacaktır. Seçilen hangi partiden olursa olsun bu memleketin evladı olacaktır.

Hele ki yeni sistemle icraatın Başkanlıkta toplanması sebebi ile Başkanını en yüksek oy ile ve güçlü bir destekle seçerek tüm Dünya’ya “Sizin rüzgârınız bize vız geldi” mesajını verecektir.

Bu ülkeyi yöneten ne Başkan ne de Meclistir. Bu ülkeyi 15 Temmuzda olduğu gibi sahiplenen HALK yönetmektedir. 24 Haziran günü de yönetime ağırlığını koyacaktır.

Bu memleketin gerçek sahipleri? Gerçek tarihe bakarsanız orada ALTIN HARFLERLE yazılmış duruyor…

Mevla işimizi kolay, geleceğimizi aydınlık akıbetimizi de hayırlı etsin…

 
Karaman Seçim Erken Seçim
Bu Haber 3789 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin