BEN/SEN Değil BİZ…
Tam da haçlı emperyalistlerin yapmak istedikleri gibi.
Muhterem Muammer Baranımız dilimizi en güzel ve en nazik
kullanan kişilerdendi.
Cümlelerini hep 3. Çoğul şahıs olarak yani BİZ olarak
kullanırdı.
“Biz Karaman sevdalısıyız şekerim, Biz bayrak için bin
canımız olsa nim kere feda ederiz canlarım, Biz Allah’ımızın yolundayız” gibi
naif cümleler kurar asla BEN demezdi.
Günümüzde BİZ kelimesi kayboldu. Yerine BEN geldi. Elbette
ben olunca da karşısına da SEN kelimesi doğal olarak yerleşti.
Ama sadece kelime olarak değil. Mantık ve bakış açısı olarak
da BEN/SEN olduk. BİZ olmayı unuttuk.
Tam da haçlı
emperyalistlerin yapmak istedikleri gibi.
Siyasi partilerden başlayıp, futbol takımlarına uzanan,
oradan mikro milliyetçiliği dairesi içine alarak genişleyen, etnik köken ve
dini inançlara kadar tavan yapan da bir aidiyet duygusu kapladı bu
BENliklerimizi…
“Benin tuttuğum takımdakiler insan diğerleri değil, hiçbir
hakları hatta yaşam hakları bile yok, Benim partimden olanlar akılı mantıklı ve
doğru, diğerleri tüm olumlu değerlerden yoksun” felsefesi sardı insanları…
Tam da haçlı emperyalistlerin yapmak istedikleri gibi.
Biz bu filmi 60 ların sonlarından 80 yılının 12 Eylülüne
kadar da seyrettik.
Sonrası malum; Binlerce can yıkılmış bir Devlet, yok olmuş
değerler, 50 yıl geri gitmiş bir Ülke…
Tam da haçlı emperyalistlerin yapmak istedikleri gibi.
Bir cani, bir satılmış bir insanlık değerlerinden yoksun
kişi çıkıyor, sivil halka, masum insanlara karşı hunharca bir terör eylemi
gerçekleştiriyor.
SEN ve BEN bunun kavgasına tutuşup olayın aslını
unutuveriyoruz. Orta Doğuda bize de sıçrayan cehennem ateşleri yakılıp hiçbir
kitaba uymayan katliamlar yapılıyor.SEN bir bahane ile BANA, Ben bir bahane ile
sana saldırıyorum. Fikir beyanı hudutlarını aşan, ahlak ve edep sınırlarından
taşan, tartışmanın, kavganın çok ötesinde bir yaklaşımla bir birbirimize
giriveriyoruz. Öyle saflaştık, uyuştuk ki bizden olmayan birisi, bize destek olsun
diye bir satır bir kelam etse, onu dahi dinlemeden saldırmaya hazır hale
geldik.
Tam da haçlı emperyalistlerin yapmak istedikleri gibi.
Değerler evrensel doğrulara göre değil, BİZDEN olanlar
doğrudur, ONLAR ne derse yanlıştır terazisinde tartılır oldu.
Ahlak ve edep sadece bizde vardır, vatanı milleti bayrağı
sadece biz severiz, sadece biz dindar ya da sadece biz layiğiz, sadece biz biliriz
diğerleri kör cahildir, biz medeniyiz onlar ilkel, biz kültürlüyüz onlar yobaz
derken karşıdakilerin kimler ve nasıl olduğunu bilerek mi söylüyoruz?
Son günlerdeki terör saldırılarını düzenleyenler hiç öyle
düşünmediler ama;
Sen veya O demediler. BİZim canımızı yaktılar, BİZi hedef
aldılar, BİZim evlatlarımızı kardeşlerimizi öldürdüler.
Şehit edilen Aslanlar için hangimiz bu bizdendi, ya da
sizden dedik. Çok şükür bu kadar bari aklımız başımızda kalmış.
Aklımızın başımıza gelebilmesi için daha kaç evladımızın
acısını yaşayacağız.
Bırakalım o bir ölür bin diriliriz sloganlarını. Birlik olup
BİZ olup bu günleri en kısa zamanda atlatmalıyız. Bu pisliklerin saldırılarına
karşı tek vücut olalım da, giden evlatlarımızın şehadeti bir anlam taşısın.
Hala oyunda oynaşta olmaktan artık geri durmalıyız. BENlik
pisliğini bir çuvala koyup, yanardağların kızgın lavlarına fırlatıp, BİZ
kaftanı ile kendimize gelmeliyiz.
İçimizdeki duyguları boşaltacak bir SEN arama, SİZ arama
yerine BİZ ne yapıyoruz, ne yapmalıyız sorusuna cevap bulmalıyız.
Yoksa her konuda bir hedef arayıp düşüncesizce saldırmaya
devam ederek, SEN/BEN olduğumuz zaman, ONLAR galip gelecektir.
Bizi BİZ yapan, binlerce ham maddeden oluşan tutkalımızın
kimyası, onları rahatsız etmiş ve bu tutkalın yapısını bozup bizi ayrıştırma
peşindeler.
ONLAR Bizi yok etmek isteyen haçlı güruhudur.









