Beğenmeyene Kapıyı Gösterme Günüdür!
Pek çok kimse bu davranışlara isyan etmekte, yazıklar olsun demektedir.
Beğenmeyene Kapıyı Gösterme Günüdür!
Siyaset iktidarı ele geçirebilme yöntemlerinden birisidir. Legal
olanıdır.
Evrensel anlamda iktidar topluma ve Millete hizmet
noktasıdır.
Çeşitli konularda yetişmiş, liyakat sahibi kimselerin,
mevcut yönetim düzeni içerisinde yasalar koyarak, bu düzenin en verimli şekilde
çalışmasını sağlaması iktidarların amacı olmalıdır.
Mevcut düzen içinde, zaten kurulmuş ve hizmetin ileticisi
olan devlet çarklarının işlemesi için, gereken yasal kararların alınması, acil
ve önemli durumlarda çözümler aramak iktidarın görevidir.
Siyasetin devlete müdahalesi ne kadar fazla ise, bu
çarkların işleyişi de o nispette bozulmaya başlar. Devletin siyasileşmesi o
ülke için büyük tehlikedir. Çünkü iktidarı oluşturan siyasi görüş hiçbir zaman
yüzde yüz bir salt çoğunluk olamayacaktır. Devletin siyasallaşması hizmetin
iktidarı elde eden siyasi görüşe hizmetkâr olmasına vesile olacaktır ki en
büyük tehlike de budur.
Türkiye şu günlerde büyük bir sınavdan geçiyor. Vatanımız
çembere alınarak tehdit edilmektedir. Milletimizin bekası için büyük tehlikeler
kapımıza dayanmıştır.
Son on yıldır da çözemediğimiz bir muhalefet ve iktidar
tersliği var bu Ülke’ de. Kasetler, dosyalar, iftiralar, hakaretler ve çizgi
dışına taşan tartışmalar yaşanmaktadır. Bu hengâmeye dalan siyasiler bizlerin
1990 ların başında gördüğü bir cemaat tehlikesini fark etmekten uzak kaldılar.
Hatta zaman zaman bu tehlikeli yapıya büyük güç kazandıracak eylemlere bile
ortak oldular.
!7/25 Aralık bu noktada bir kendimize gelme sinyali idi.
Gereken mesajı alanlar derhal toparlandı.
Ama toparlanamayanlar bu gün Kıbrıs Çıkartmasından bu yana
Kahraman Ordumuzun en büyük harekâtına bile çomak sokmakta ve bunu da siyasi
özgürlük adına yaptıklarını iddia etmektedirler.
Böyle bir siyasi özgürlük ilkel toplumlarda bile olmaz.
Bunun adı olsa olsa siyasi hazımsızlık, siyasi aşağılık
kompleksi, başarısızlıktan, liyakatsizlikten doğan yenilgiyi bu fırsatla
kazanca çevirme taktiğidir.
Pek çok kimse bu davranışlara isyan etmekte, yazıklar olsun
demektedir.
Belki haklı fikirleri olabilir, gördükleri aksaklıklar,
terslikler ve yanlışlar olabilir. Bunlar Milletin aile sırlarıdır. Kapalı
kapılar arkasında ilgililere resmen ve hatta tutanaklarla tebliğ edilerek siyasi,
ahlaki ve vatandaşlık görevi yerine getirilir. Ancak bu gün yapılan sadece
kendi vatandaşlarımız değil tüm Dünyayı tahrik etmek amacına yönelik olarak alenen,
abartılarla ilan edilmesidir.
Buradaki amaç ihanettir.
Ne siyasetle, ne vatandaşlıkla ne ahlakla, ne Vatan sevgisi
ile ne demokrasi ile ne de içinde bulunduğumuz şartlarla ilgisi vardır.
Bu olumsuz davranışlara karşı Dünyanın hiçbir Ülkesi bu
kadar duyarsız ve kayıtsız kalmazdı. Türkiye’de budanarak bir ucube haline
dönüşen çarpık demokratik sistem içinde refleks tepkiler her zaman böyle
olmakta ve yapanın yanına kâr kalmaktadır.
Bu Devlet, Ülkemizde uygulanan yönetim biçimine tam da uygun
olarak, bu Milletin onayı ile yönetilen bir iktidara sahiptir. Bu gün bir
Millet güvenoyu yapılsa artan bir de desteğe sahiptir.
Bu Devlet iktidarın kararları ile Bu Vatanın savunması için,
Bu Milletin bekası için önemli bir karar almış ve uygulamaya koymuştur.
Bu karar vatandaşın salt çoğunluğu tarafından destek ve
takdir görmektedir. 3-5 kişinin çıkıp da bu konuda çirkinlik sergilemesi en
sert tepkileri hak eder.
Ama bize sadece şunları demek düşer:
Bu VATAN bizim, Bu Devlet Bizim, Bu MİLLET Bizim, Bu BAYRAK
Bizim. Bu topraklardan tıkınıp, bu topraklarda toplum ortalamasının çok çok
üstünde sefa dolu bir hayatı yaşayıp da ihanet edene tek lafımız olur:
DEFOLUN haçlı kardeşlerinizin kanatları altına…
Hasan ÖZÜNAL
Karaman – Ocak 2018









