Abartma Şampiyonuyuz. (Kılık Kıyafet)

Şimdi de işin cılkını çıkardık…

31 Ocak 2018 10:03

Abartma Şampiyonuyuz. (Kılık Kıyafet)


Bu millet binlerce yıl öylesi güzel bir giyim kuşam geleneğine sahip iken birden neler değişti.

Bir okul fotoğrafı: Okul idarecileri ve ziyaretçileri, ya da okul öğretmenleri ve öğrencileri…

Bir resmi kurum fotoğrafı: Hizmet vermekle mükellef görevliler ve hizmet almak için gelen vatandaşlar…

Bir ana cadde fotoğrafı: Her yaştan her kültürden insanlar karınca telaşında…

Her üçüne de bakınca tedirgin olmamak elde değil.

Bu toplum kıyafet dayatmalarından çok çekti. Orta Okul yıllarımızda neydiği belirsiz bir şapka dayatması vardı. Kontrolü yapan öğretmenler de öğrenciler de tiksinirdi o şapkadan. Ama zorunlu idi.

Hele bir de adını bile söylemeye alışamadığımız haçlı simgesi… Gravyet, gıravrat, medeniyet yuları gibi pek çok isimle anılan o bez parçasından çok çekti bu toplum. Beline kemer gibi dolayıp “vallahi bak ben kravat taktım” diyenler bile olmuştu.

Üç numarayı geçen saçlar küt makaslarla kesilir bir ton da sopa atılırdı.

Memursa iki günlük sakalı varsa müdüründen fırçayı yer, ısrar ederse kınama alırdı.

Peki şimdi?

Şimdi de işin cılkını çıkardık…

Bahsettiğimiz okul fotoğrafındakiler öğretmen mi, yoksa agopun meyhanedeki serkeşler mi belli değil. Yakıştığından falan değil ha… İnadına bırakılmış sakallar, öylesi bir kirlilik içinde ki yüzüne baktığınız insana bir gram güveniniz varsa o da yok oluveriyor. Sofrada iseniz iştahınız kaçıyor.

Sakal bırakmanın da bir adabı var. Elbette adaba uymak edepli kişilerin işidir… Hani şu yok olmaya yüz tuttuğu için büyük sıkıntılar yaşadığımız EDEP…

Kılık kıyafet desen perişanlık. Süfli ve pejmürde… Dokunsan dökülecek. Fotoğraflara bakınca okulu bir gurup avare veya serkeşin işgal ettiğini düşünüyorsunuz…

Nasıl yaşarsanız öyle düşünürsünüz… O saç sakala sahip ve o paçavralar içindeki bir insandan da güzel düşünce çıkmaz. Nasıl eğitimci olabilir ki?

O görüntüdeki bir öğretmen, öğrencisine de örnek oluveriyor… Öğrenciler de kantarın topuzunu kaçırmakta zaten hazırlar… Peki kendisi perişan bir görünümde olan öğretmenin o öğrenciye kılık kıyafetinde özenli olmasını öğütleme, önerme hakkı var mı?

Resmi kurumlarımız veya özel sektör kurumlarımız da aynı…

Yıllarca alışveriş yaptığım bir işletmenin kasasında pırıl pırıl bir genç dururdu kasada. Güler yüzlü tatlı dilli ve müşteri memnuniyetini ön planda tutardı. Tertemiz ve pırıl pırıl bir görünümü vardı. Değişmiş… Yaptığımız bir alışverişte son kullanma tarihi olmayan bir ürün hakkında kasada bilgi istedik. Kirli sakallı, rezil giysileri ile, kirli kıyafetli ve hacı/hoca olmaya özenmiş bir zattan neredeyse dayak yiyecektik. Yaşadığı gibi düşünüyor ve izan yürütüyordu çünkü… Pisti, kirliydi, özensiz ve düzensizdi. Fikirleri ve davranışları da ona uygun olması doğaldı. Bir daha o işletmeye girmek mi? Tövbe kapsından geçmeyiz.

Gelelim ana caddeye…

Yıllardır hiçbir haklı mesneti gösterilemeyen sarıklı ve kaftanlı erkekler, carlı hanımlar…

Hemen yanı başında iç çamaşırları, mahrem yerlerindeki teni görünsün diye yırtılmış kesilmiş kıyafetli kadınlar…

Edepli bir kadının mahrem yerlerde, yatak odasında ya da evinde tek kaldığında bile giyemeyeceği kıyafetlerle caddelerde pişkin pişkin voltaları. Bir zamanların umumhane kıyafetleri artık cadde ve sokaklarda…

Ya o tesettür modası defilesi yapanlar…

Saçının bir teli görününce cehennemlik olacağını iddia ederek örtündüğünü söyleyip, cinsellik objesi gibi mahremi açıkta gezenler… Bir okka boya ile tenini teşhir edenler, saçlarını hörgüç gibi yaparak başörtüsünün mahremiyetini katledenler…

İslâm adabında mekruh olan saçlarının bir kısmını sıfır kesip bir kısmını çok uzun bırakıp haçlı modasına uymak için kendisini deneme tahtası yapan delikanlılar.

Bizler özgürlük ve medeniyet kavramından çok uzak bir toplum olma yolunda hızla uçuruma gidiyoruz…

Özgürlüğü her alanda abartıp çirkinleşiyor, medeniyeti de uç noktalarda görsellikle sınırlıyoruz.

Kılık kıyafette yasakların kalkması iyi olmuştur. Ama bu yasakların kaldırılması ile getirilen serbestlik bu seviyede bir kepazeliğe dönüşmemelidir.

Sözde 1. Sınıf Müslüman, çok çok çok kaliteli bir Türk olduğunu ifade edenin kılık kıyafeti ya meyhane kabadayısı tarzında ya da, haçlının gayrı ahlaki yapıdaki döküntülerinin görünümünde olmamalı.

Türk Evladı isen aslına nesline uygun giyinmeli, kılık kıyafet içinde olmalısın. Müslüman isen inancının gereğini yapmalısın. Peygamberini örnek almalı, temiz ve kendine yakışanı, topluma ters düşmeyecek bir yapı içinde giyinmelisin.

Hele ki İslam’ın Sancaktarı Türk Milletinin bir ferdi isen, 40 sefer düşünüp taşınıp, kılık kıyafette kılı kırk yarmalısın.

Tüm bunlardan sonra bir de eğitimci, öğretmen, ya da bir önder, lider, yönetici isen kırka bir kırk daha katmalısın…

Gerek resmi gerekse spor kıyafetlerde, tertemiz, pırıl pırıl göz alıcı güzellikte giyinen, saçı sakalı tertemiz, sakalı varsa gerekli bakımı yapılmış, tesettür giyimde ise tüm kurallara uygun, hele bir de örnek olacak mevki ve makamda ise bunu ön plana çıkarmış çok sayıda güzel insanımızı da kutlamak lazım…

 

Hasan ÖZÜNAL

Karaman - 2018

 
Giyim,  kuşam,  saç,  sakal
Bu Haber 5270 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin