Nerelerdesin Ay Bizimoğlan?
Limandan çıktığında rotan doğru, kaptanın sağlam kılavuzların karga değil adamdı. Sonra ne oldu? Noldu da sen rotanı şaşırdın, kendini kaf dağından aşırdın.
Nerelerdesin ay bizimoğlan?
Hangi okyanusların karanlık köşelerine çakıldın kaldın...
Hani bir zamanlar "bu şehirde sen olmasan insanlar nefes bile alamaz" diye hissederdin ya nooldu?
24 saat sana yetmez bir 24 daha olsa derdin...
Telefonların susmaz, her 5 telefondan 4 ünü ret ederdin.
Angara’dan esen o güzel esinti seni de önüne katmış engin denizlerde yol almaya başlamıştın.
Limandan çıktığında rotan doğru, kaptanın sağlam kılavuzların karga değil adamdı.
Sonra ne oldu? Noldu da sen rotanı şaşırdın, kendini Kaf Dağından aşırdın.
Her an etrafında onlarca kişi olurdu. Yakışıklı delikanlılar, zengin para babaları, lüks araba sahipleri, şuh ve dekolte hatunlar, en çok da “ben daha çok Müslümanım” diye yarışa girenler. "Kimmiş başkanım o sana yan bakan linç ediverelim" diyenler. “Emret başkanım” diyenler. Eline cıgara alınca yanan kırk çakmak, sırtına sinek konsa inen kırk tokmak...
Neredesin Ay bizimoğlan?
Senin sevgililerin oldu mu bilmeyiz. Allah ile kendi aranda. Ama benim sevgilim sana öyle bir fırsat tanıdı ki... "Al kulum, iki cihan için sana fırsat. Bu cihanda sana güç kuvvet yetki ve imkân. Baki âlemini ihya et. İnsanlığa hizmet et. Şu bana aşıkların binlerce yıldır yaşadığı bu Kutlu Karaman Şehrinde gelecek nesillere güzellikler bırak" dedi. Biz senin de o sevgiliye sonsuz bir aşk ile bağlı olduğunu sanırdık. Sen O sevgilimin bu hediyesini aldın ayaklar altına toz ettin...
İnsanların gelebileceği mertlerinden birisinde idin ve önün daha da açıktı. Sevgilimizin o hediyesini iyi değerlendirsen kimse bu memlekette başka adaylar aramayacaktı. Şu an bir üst basamak olan sondan bir önceki basamakta idin...
Sen uçtun, havalandın, ayakların yerden kesildi, her alkışta özünde var olan güzellikler kelebekler gibi uçuştu, etrafına, karasinek, hamam böceği ve çıyanlar doluştu.
Yetmedi, onlar sana hedefler gösterdiler. Hani köyde köpek dövüştürmek için kis kis denir ya öyle... Birini hedef gösterip sahte suç ve iftiralarla sana “saldır” dediler ve sen, aklın havada, gönlün hevada, izan kabiliyetin kirada ve mantığın da zulada olduğundan veryansın ağzın köpüre köpüre ısırmadık kimse bırakmadın. İftiralar, isnatlar, karalamalar yaparak seni kışkırtanlara kandın...
Neredesin ay bizimoğlan.
Dün sana ADAM derdik. Şimdi yanlış adam diyoruz. Ama dün sana DAYI diyenler bugün "Hadi lan AYYYIIII diyorlar. Sayende köprünün öbür tarafındalar.
Son bir haftadır telefonun kaç sefer çaldı?
Kaç insan evladı ziyaretine geldi?
Seni kullanıp da yönlendirenlerden kaç kişi bu gün sana düşman oldu?
Toplum adını kaç sefer telaffuz etti?
Son 3-4 aydır adını bir kaç kez duyduk toplumdan, onlar da sevenlerin acıyarak, seni bu hale düşürenler de maalesef çirkeflikle andı.
Seni korumak isterdik o çirkeflere karşı, koruyamadık. Korumadık. Çünkü Sen, çünkü Sen, Çünkü Sen artık onlardan oldun.
Altın olsan, elmas olsan, yıkar paklar yine değerini verirdik, ama sen etten kemikten bir fani kulsun. Aklın vardı, fikrin vardı. Sevgilimizin hediyesine ihanet ettin ve sevgilinin diğer sevdiklerine zulmettin. Çok kirlendin seni paklayacak kimyasal yok.
Git şimdi O'na yalvar O'ndan af dile.
Sana kızgın değiliz.
Acımıyoruz da...
Sadece etrafında senin sorumluluğundaki yakın çevrene karşı seni ezik ve yıkık görmek üzüyor.
Ha bir de bizimoğlan; senden sonrakiler senden ibret almıyor ya, en çok da ona üzülüyoruz. Ne kadar ünlü olursa olsun, sonunu düşünmeyenler aynı senin yolundan yürüyüp ünlerini yitiriyorlar. Er meydanında güreşe çıkan bir Sevgilinin lütfunu kazanmış birisi de künde üstüne künde yemekle meşgul, yarın öbür gün tuş olmasa bari...
Nerelerdesin ay bizimoğlan?
O eski halis halini özledik. Bizi boş ver, biz sensiz de olduk, oluruz da, bu er meydanındaki güreşçilere bari halini anlat da belki ibret alırlar... Onlar da senin o halis halin gibi imişler, onlar da senin uçmadan önce yürüdüğün sıratı müstakimde yürüyorlarmış. Dostlarımız öyle diyor. Onların sözüne inanırız.
Nerelerdesin Ay bizimoğlan…?
Çıkmadık canda umut vardır. Canın bedende iken kırdıklarını topla, yıktıklarını onar. Ama en güzeli İBRET ol ve bunu bu günkülere anlatarak GÜZEL BİR İŞ yap…
Seni severdik, gene eski haline kavuşmanı eski sevgimize binaen diliyor, Seni Sevgilime ve bir zamanlar da senin de SEVGİLİN olduğuna inandığımız YARATANIMIZIM inayetine havale ediyoruz.
Ay bizimoğlan…









