Olmaz Olmaz Dememek Lazım…
Siyasette her zaman iki kere iki dört etmiyor…
Olmaz Olmaz
Dememek Lazım…
Mahalli
seçimlere 4 aydan fazla bir süre olsa da en kritik günler başladı.
Aday
tespitleri.
Her gün yeni
bir isim telaffuz ediliyor.
Elbette
gözler ve dikkatler iktidar partisinde.
Son birkaç seçimdir
nispeten oy kaybı yaşayan ve son ekonomik olaylardan dolayı güç kaybettiği
düşünülen iktidar partisinin bu durumundan yararlanmak için de iki güçlü parti çalışmalarını
hızlandırmış durumda.
Bir takım
olumsuzluklar ve oy kaybı da olsa Ak Partiden çıkacak adayın seçimlerde banko
sayılacağını savunanlar da var, bu şehirde iktidar partisinden olmasa da iki
dönem Yaşar Evcen’i Başkan seçen halkın olduğunu savunanlar da.
Gözler
iktidar partisinin yerel teşkilatı üzerinde iken beklenen açıklama da geldi. İl
Başkanı Aday olabileceğini açıkladı. Üstelik mevcut Başkanın çok başarılı
olduğunu da ifade ederek. Tabi bu söylem bir takım soruların sorulmasına da
neden oldu: “Madem başarılı, siz neden aday oluyorsunuz? Bir İl Başkanlığı
makamı hem belediye başkanı ve hem de milletvekillerinden daha üst bir
makamdır. Neden bu görevden vaz geçip –tenzili rütbe- sayılacak bir seçime
girmeyi göze alıyorsunuz? Daha önce yerel yönetim ya da bürokraside bu tür bir
görevi anımsatacak tecrübeleriniz var mı?” gibi sorular da hemen halkın
dilinden düşüverdi.
Muhalefet
cephesinde de kazanlar kaynıyor. Güçlü isimler ön plana çıkıyor. Hesaplar, ittifak
kazanımları ve iktidar partisinin kamuoyu nezdindeki değer kaybına dayalı.
Gerçekten
ittifak MHP ye puan kazandırmış mıdır? Ya da CHP gözünden bakarsak MHP ve Ak
Partiye puan kaybettirmiş midir?
Diğer
beklenti doğru mudur? Yani gerçekten iktidar partisi ve Partinin lideri Başkan
Erdoğan puan kaybetmiş midir?
Tüm bu
soruların cevabı kişilere göre değişiyor. Seçimler de tek kişi oyu ile
sonuçlanmıyor elbette. Genel toplam neticeyi belirliyor. Peki, genel toplamı
etkileyecek kamuoyu görüşü ne?
Açıkçası
belirsizlik hakim.
Bu
belirsizliği netleştirecek oluşum ise kesinlikle tespit edilecek adayların
yapısı.
Yerel seçim genel
seçimlerden çok farklı. Liderlerin etkisini bile geride bırakacak, partilerin
genel merkezlerinin gücünü kenara itecek sonuçlar elbette mümkün.
Ak parti
kamuoyunda ses getirecek aday ile meydanlarda oy isterse, ya da aksi olup da
muhalefet adayları Karaman Kamuoyunda gerçekten büyük takdir toplamış isimlerle
halkın karşısına çıkarsa sonuç ne olur?
Siyasette
her zaman iki kere iki dört etmiyor…
Kazanmaktan
daha ziyade iktidarı yıpratmak, yıkmak niyetinde olanlar birleşirler de
bağımsız aday çıkarabilirler mi?
Çok zayıf
bir ihtimal. Zira ortak bağımsız adayın aldığı oylar Türkiye genelinde kimsenin
hanesine yazılmayacak ve istatistiklerde 2019 Mart mahalli seçimleri oyları
sıfır görünecek. Bunu da hiçbir siyasi parti karargâhı kabul etmez.
Bu kadar
karmaşa ve belirsizlik arasında gerçek olan bir şey var: Karaman gerçeği.
Son yıllarda
hatırı sayılır gelişmeler kaydedildi. Sayın Ali Kantürk’ün samimi çalışmaları,
Sayın Dr. Kamil Uğurlu’nun başarılı çalışmaları ve aynı ekibin ve projelerin
devamını getiren Ertuğrul Çalışkan’dan sonra temponun devam edebilmesi.
Başkanın
iktidar ya da muhalefetten olması neyi değiştirir tartışması ise uzun ve yorucu
bir tartışma olur. Sonu da gelmez. Muhalefete ait başkanların ihya ettiği
şehirler de var, iktidardan olup da şehrini ihya edemeyenler de. Ya da muhalefetten
olup da siyasi kimliğini silah gibi kullanıp iktidarla savaş ilan edip şehrine
kötülük edenler de var. Böyle bir tartışma sadece kişilere özel durumlarda
konuşulabilir.
Bunun içi şu
gerçek bir defa daha netleşiyor: 2019 Mahalli seçimleri için ADAY önemlidir.
Ekibi olan,
kendisine güveni olan, deneyimi olan, hoşgörü sahibi, sevgi ve saygısını her
zaman kanıtlamış, halkla ilişkilerde başarılı, Karamanı tanıyan, sorunlarını
bilen, bu sorunlara çevik bir mantıkla kesin ve kalıcı çözümler üretebilecek,
siyaset rozetini mazbatası ile değişebilecek, hak-hakkiniyet-adalet-eşitlik-fikir
özgürlüğü-toplum yararını gözetebilecek ve şehrül emin sıfatını üzerinde
taşıyabilecek bir kimse gerekiyor.
Yok mudur? Vardır
elbet. Mevcutlar arasında ve ismi geçenler arasında da vardır. Kamuoyu kimi
işaret edecek zamanla göreceğiz. Göreceğiz elbette ama siyasi partilerin genel
merkezi kamuoyunun işaret ettiğine fırsat tanır mı ki? İşte o zaman da o siyasi
parti maalesef kaybeder.
Karamanımız
için Hayırlı Olur İnşallah…









