Evrensel Değerler

Yıllar önde bir noktaya geldik ki: Adamlık, insanlık, seviye, kalite siyasi fikirlerle veya particilik ile alakalı değil. Kişilik yapısı ile ilgili.

03 Eylül 2018 14:14

Evrensel Değerler

 

Siyaset ile ilk tanıştığımız yıllarda, solcu, sosyalist hele gomonist dendiği zaman katli kesinlikle vacip, sorgusuz sualsiz gırtlağı sıkılacak kişiler aklımıza işlenmişti.

80 öncesinin sisli ve dumanlı bir ortamı hâkimdi.

Haçlının üzerimizde uyguladığı senaryolar tutmuş, her iki taraf da birbirini yok etme savaşı içindeydi.

Bilemezdik haçlının bizi kamplara böldüğünü, öcü diye, olmayan tehlikeyi iki tarafa gösterip, zayıf düşürüp, kuklasını oturtmak için zemin hazırladığını… Anlamamız uzun sürmedi.

Birkaç saat ateizm propagandası yapan sosyalist bir Karamanlı kardeşimin, çok tehlikeli bir trafik kazası geçirdiğimiz anlarda “Allah’ım kurtar. Allahüekber” diye bağırışı kafamıza balyoz gibi inmiş ve daha sonra farklı siyasi görüşleri dinleme ve yargılama yolunu seçmiştik.

Gördük ki; konuşan ne konuştuğunu bilmiyor.

Şeriat isteyene sorduk. “Yarın Şer’i Devleti kurduğumuzu varsaysak, bu sistemi bilen kaç hakim, kaç savcı, kaç polis, kaç yönetici bulacağız. Mesela; sen bu sistem içerisinde hangi görevi üstlenirsin ve tam anlamı ile bilgisine sahip misin” Cevap uyduruk. Allah esirgedi iran olmadık. Şeriatın “ş” sini bilmeyenlerin ihtilalini gördük: Vinçlerin ucunda sallanan on binlerce can. Oysa benim Rehberim, Peygamberim, inançsız tek bir kimseye bir diken batımı acı vermemiştir.

Marks’tan bahsedene, soruyorduk sosyal ve ekonomik yapıyı, zırvalıyordu. Diyorduk ki “kapital böyle yazmıyor, canlı uygulaması yapılan ülkelerde de bu sistem ters tepti” Cevap yine zırvalarla oluyordu.

En aşırı uçtakiler en aşırı adaletsizlikleri yapmaktan geri durmuyordu. Kendisini en aydın solcu gösterenin ağzından Atatürk Rahmetlinin adı hiç düşmez. Ama adından başka tek bir fikrini de bilmez. Alkol yasaklarına karşıdır. Çıplaklık, teşhircilik boyutlarına ulaşsa bile onun savunduğu fikirdir. Dini değerler onun için saldırı hedefi, milyarda bir olan terslik bu değerlere saldırı vesilesidir. Evrensel kötülüklerden olan zina özgürlük, cinsel sapmalar kişisel tercihtir.

Yönetim kendi yandaşlarında ise her şey mubah, yönetim muhaliflerinde ise her şey tu kakadır.

Karşı fikir için de buna eşdeğer örnekleri çok miktarda sıralamak da mümkün elbet…

Her iki taraf için de üretim, devlet, sistem, yönetim biçimi, bölüşüm, sosyal adalet vb. kavramlar yoktur. Sadece yaşasın/kahrolsun sloganları vardır. (1968 de kahrolsun amerika, go hom yanki” dediğimiz halde hala kahrolmadı ve yanki içimizde virüs gibi üredi, ana damarlarımıza kadar girdi)

Tüm bunların farkına vardığımız yıllarda gözümüzü açan, aklımızı kullanmaya vesile olan, fikrîlerimize yön veren “HOCA” olarak saydığımız, ama bizi arkadaş, kardeş gören insanlar oldu. İsimlerini tek tek saymak isterdik ama bir tanesini unutursak üzüntümüz katmerli olur.

Allah onlardan razı olsun…

Onların sayesinde geliştirdiğimiz muhakeme kabiliyetimiz ile öyle fikir adamları tanıdık ki…

Bunlar her iki guruptan belki de en üst kademelerde olsalar da özleri ve sözleri bir, evrensel değerleri en üst seviyede koruyabilen, hatta neredeyse aynı şeyleri konuşan inanlardı. Her iki gurupta da yanlış YANLIŞ, doğru DOĞRU idi. Bir gurupta yasak olan öbür gurupta günah, bir gurupta ölümüne sahip çıkılması gereken değerler ilke, diğer gurupta da farz/sünnet/vacip idi.

Üstelik dinsizlikle bir tutulan solculuk hiç de öyle ateizmi temel ilke olarak görmüyordu. Aksine inanç ve özellikle de dini bilgiler konusunda çok donanımlı solcular gördük.  

Her iki guruptan da can emanet edecek dostlarımız oldu ve bundan mutluluk duyduk.

Yıllar önde bir noktaya geldik ki: Adamlık, insanlık, seviye, kalite siyasi fikirlerle veya particilik ile alakalı değil. Kişilik yapısı ile ilgili.

Dinime sahip çıkacağım diye zırvalayıp dinine sövdürenlere karşılık, Atatürk’ü savunacağım diye Rahmetliye kötü laf söyletenlerin varlığı bundandır.

Cenneti kazanmak için savaşıyorum deyip de, cehenneme giden yolda koşar adım yürüyenlerin varlığı bundandır.

İktidara karşı ciddi bir güç olarak muhalefet görevini hakkı ile yapması gereken ama bir türlü beceremeyen sol partilerin perişanlığı bundandır.

Önce ahlak ve maneviyat, Halka Hizmet Hakka Hizmettir diye yola çıkıp da gölgesini satamadığı ağaçları kesenlere teslim olan, Adam Smith e taş çıkartacak kişilere yönetimlerini teslim eden siyasi partilerin varlığı bundandır.

Haçlının bizi parmağına takıp oynattığı bundandır.

Açılan siyaset akademilerinde ve kurslarında, iktidarı elde etmenin ve onu elde tutmanın yollarını –ne pahasına olursa olsun- öğretilmesi bundandır.

Amca, dayı, ana/baba, arkadaş vb. gibi birileri sayesinde bir siyasi fikre ait olma yolunu seçenlerin o siyasi görüşe katkıları elbette olumsuz olacaktır.

Dünya insanların toplum olarak yaşadıkları bir cennet örneğidir. Bir arada yaşamaktan doğan olumsuzlukların giderilmesi için de bir takım kurallar, yaptırımlar, yasaklar, telkinler, yöntemler gereklidir. Bunlar evrensel anlamda binlerce yıldır şekillenmiş tarihte olumlu/olumsuz örnekleri görülmüştür. Evrensel bu doğruları yok edip, kendi fikirlerini doğru ile dayatanların Dünyayı cehenneme çevirmeleri de bundandır.

Semavi dinler de bu konuda mükemmel mesajlarla insanlığı aydınlatmıştır. İnsanoğlu nefsine uyup onları bile yorum adı altında, kendine yontarak kargaşalar oluşacak biçimlere bürümüştür.

Dün medeniyetleri kuranlar bu kuralları iyi uygulayabilenlerdi. O medeniyetleri de yıkanlar bu kuralları saf dışı bırakıp nefsini/kişiselliğini ön plana çıkaran zayıf kişilerdi.

Bu gün de siyasi olarak hazımsızlık gösterdiğimiz rakiplerimiz arasında, bizim tezlerimizi bizden iyi savunan İNSANLAR vardır.

İnsanlık, maddiyat ve siyasi yapı ile değil, karakteri sağlam, evrensel güzelliklerin yılmaz savunucularının değeridir…

İNSAN olma yolunda çaba gösterenlere SELAM OLSUN…

Hasan ÖZÜNAL
Gazeteci - Yazar

 
siyaset insanlık evrensel değerler sol sağ
Bu Haber 6278 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin