Ne Hatuniye İmiş...
Hatuniye Medresesinin Karaman halkına hayırlı olmasını dileriz…
Ne Hatuniye İmiş.
Karaman bir avuç bir şehir iken, Hatuniye sahipsiz, kimsesiz
yıkıntılardan oluşan bir taş yığını idi. Zaman zaman bilinçli/bilinçsiz
tamiratlarla az buçuk da olsa kurtarıldı.
İmaret-Aktekke-Hacıbeyler Camisi ve Kaleyi de içine alan ve
bir zamanlar tamamı eğitim ağırlıklı resmi yapılardan oluşan alan, zaman içinde
kontrolsüz yapılaşmadan da temizlenince ortaya çıkan Hatuniye dünya mimari
tarihinde eşsiz örnekleri ile yer alan bir yapı idi.
Bu alanı kurtarma projesi olan Aktekke Projesi ile daha da
değer kazanacak bu Medrese yıllarca çaresiz ve öksüz çırpındı.
Bir dönem yap-işlet-devret sistemi ile köklü bir bakımdan
geçmese, bu gün yine taş yığını olarak perişan günlerine dönecekti.
Bu şekilde sahiplenilmesine rağmen ticari kâr getirmediği
için de sözleşmeye imza koyan kişiler çok da çileli günler geçirdiler ve maddi
olarak çok zorlandılar. Nihayet Karaman için bir değer olan bu mekanı yok
olmaktan kurtarma tesellisi ile süresi bitmeden, gönüllü olarak, oluşan projeye
destek vermek üzere devrettiler. Çektikleri sıkıntıları Karamana bir hizmet
olarak değerlendirdiler.
Sonrası?
Uzunca bir süre boş kaldı.
Sayın Başkan Ertuğrul Çalışkan ile yaptığımız istişarelerle
bu mekanı halka açma kararı aldık. Ciddi bir proje hazırlayıp çalışmalara
başladık.
Fıtratımız gereği de bunu o andan itibaren kamu oyu ile
paylaşmaya, fikir alışverişinde bulunmaya ve duyurmaya başladık. Belki Bursa’daki
sağır sultan bile duydu.
Ne var ki ismi bizce telaffuzdan hicap ettiğimiz,
cizvit-engizisyon taslağı oluşumlar nasıl becerdiler bilmem taş koydular. Hatta
daha ileri gidip bunu tarafımızı rencide edebilmek adına, alay konusu, yıpratma
konusu bile yaptılar. Sanırız dertleri o mekana çökmek, çöreklenmekti.
Şu an hala bizans oyunu oynayarak Kutsal Dinimize leke,
siyasi oluşumlara kara, kişiliklerine rezillik getirmeye devam etseler de şu an
Hatuniye inşa edilişi amacına uygun bir şekilde Halkın kullanımına açıldı. Sözde
Hz. Ömer, icraatta Nemrut görünümü sergileyenler de bu gecikmenin vebali olan
bedeli Yüce Makamda hesaplaşırlar artık. Ama kul olarak Karaman Halkının hakkı
da onları rahat bırakmayacaktır elbet.
Bize, şer güçleri yetenlerin Reise karşı oyunları tutmadı.
Proje bizim düşüncelerimizden farklılıklar gösteriyor ama
temel amaç itibarı ile belki daha da iyi görünüyor. Daha otantik ve geçmiş
kültürümüzün izlerine uygun döşemeler kullanılabilirdi. Ama bu basit
ayrıntıları bir kenara bırakırsak emeği geçenleri alkışlamak istiyoruz. Sağ
olsunlar var olsunlar…
Birkaç konuyu da bu vesile ile dile getirmek gerekir diye
düşünüyoruz.
Önce şu “çay beleş kek bedava” söyleminden bir vaz geçsek.
Bu toplumda kimse bir çaya ve bir keke tenezzül etme durumunda değil şükür… O
mekan bir kültür mekanı. Bir çay ve bir kekle kıyaslanmayacak kadar kutsi bir
yer. Karamanı bir örümcek ağı gibi saran “kafe” kültürü ile karıştırmamak
gerek.
O mekan insanların bir araya gelip geyik muhabbeti
yapacakları mekanlar değil, fikirlerini paylaşacakları, kültürel faaliyetlerini
sergileyecekleri, sorunların tespit edileceği ve çözümlerin üretileceği mekan
olmalıdır.
Tüm basın toplantılarının, imza günlerinin yapılacağı, kültürel
misafirlerin ağırlama mekanı olmalıdır. Karaman aydınının, fikir adamının,
yazarının, çizerinin, şairinin, STK temsilcilerinin, sanayicisinin, iş
adamının, kültürel birikimi olanların mekanı olmalıdır. Sazın sözle birleştiği,
şiirin yöresel sanatçıların tınıları ile hayat bulduğu bir kültür mekanı
olmalıdır.
Siyasetin konuşulmadığı, futbol muhabbetinin olmadığı mekan
olmalıdır. Kapsında bir siyasi görüşe aitlik kimliğinin sorulmadığı bir mekan
olmalıdır.
Gecesini gündüzüne katıp, olumsuzlukları nezaketi ve
hoşgörüsü ile aşan, konu ile ilgili Karaman Belediye Başkan Yardımcısına ve
Karaman Belediye Başkanına HALKIN MÜLKÜNÜ Halkın YARARINA hizmete açtıkları
için teşekkür eder, Hatuniye Medresesinin Karaman halkına hayırlı olmasını
dileriz…









