Anadolu'da USTA bir GÖNÜL: Fatih Çinioğlu
Fatih Çinioğlu’nu tanır mısınız bilmem? Ben çok yakından tanıyorum.
Anadolu’da USTA bir GÖNÜL
Fatih Çinioğlu’nu tanır mısınız bilmem?
Ben çok yakından tanıyorum.
İlkokuldaki sıra arkadaşım gibi. Asker arkadaşım gibi. Aynı
köyden çocukluk arkadaşım gibi. Esnaf dükkanımdan arkadaşım gibi. Apartman
komşum gibi. Barana ekibinde birlikte mızrap vurduğumuz bir arkadaşım gibi. Bir
dost meclisinde uzun muhabbetler ettiğimiz sırdaş dostum gibi. En efkârlı
günümde bana dünyanın güzelliklerini gösterip moral veren bir yakınım gibi.
Kendisine müteşekkirim…
Fatih, bir Büyük USTA.
Ekmeğini tornacılıktan kazanıyor. Demire şekil verip gönlünü
ve becerisini şekillendiriyor. İşini iyi yapan bir tornacı. İyi bir tornacı
ustası olsa da Büyük Ustalığı tornacılıktan gelmiyor.
İşinden arta kalan zamanlarında eline odundan yontulmuş bir
alet alıp konuşturuyor. Evet çalmıyor konuşturuyor. Bir başka ustanın dağın
odununa emek ve gönül vererek müzik aleti haline dönüştürdüğü udu konuşturup mızrap
ve tellerle mükemmel şeyler anlatıyor.
Tarzı farklı. Hani her güzelliğin etrafına kalın duvarlar
örüp o duvarları daralttıkça daraltıp kıpırdanacak bir boşluk bırakmayan
akademisyen ya da virtiyözlerin önerdikleri tarzın dışında. Odundan yontulmuş
ud farklı notaları buluyor ve müzik farklı yorumlarla hayat buluyor.
Monotonluğa alışmış kulaklarımız ilk dinlendiğinde
yadırgadığı yorumları, daha sonraki dinlemede gerçek yorumu görünce pası
siliniyor, gönlümüz mutlu oluyor. Kaybolan bir kültür binlerce görevlinin ve
koskoca Devletin yapamadığı bir tarzda kayıt altına alınıyor, gelecek
nesillerin istifadesine sunuluyor…
Fatih 50 yıldır dinlemediğimiz türküleri buluyor. Yeniden canlandırıyor.
Acemi ellerde ya da süsleme yapacağım diye güzelim türkülerimizi katledenlerin
bozduğu nağmeleri HAS ile bizlere dinleme imkanı veriyor.
Sosyal medyaya yüklenmiş amatör çekimlerde ekip arkadaşları
ile ilişkilerinde de görüldüğü gibi son derece mütevazı, sakin, saygılı, uyumlu
ve rahat.
Seslendirdiği parçaları daha fazla kişi izlesin kaygısında
olmasa bile, bu benim için bir teliftir bundan istifade edeyim bunları şöhrete
ya da mangıra çevireyim kaygısı ise hiç yok.
Saplantıları olmasa da ağırlık, Konya ve İç Anadolu müziği.
Hani şu TRT de yıllardır arşivlere bir türlü girememiş, girse de tozlu raflarda
hiç kullanılmamış buram buram Anadolu kokan bir repertuvar. Emmilerden, Harmanına
Uğradım, İstanbul’a Ismarladım, Çuhacıoğlu türküsüne varana kadar arşivlerde zor
bulunan parçalar hem de orjinali ile Fatih’in elinde bir sanat eseri oluyor.
Fatihin esas USTA lığı iyi bir tornacı iyi bir ud yorumcusu olmasında
değil.
Fatihin esas USTA liğı bir gönül ustası olmasından.
Anadolu insanındaki USTA gönlün bir temsilcisi.
Adı neonlarda yazan pek çok star ve sanatçıya örnek olacak
bir usta. Gecelik konserleri için milyonlar alan, halktan kopuk, selam
verebilmek için bin bir protokolü olan, kasılmaktan boyun ve bel fıtığı olan,
tek bir parça ile basının pohpohlayıp sanatçı yaptığı, güzelim halk kültürünü
modernleşeceğim diye ya da kültüre balta vurmak için kasten perişan edenlere
güzel bir örnek.
Fatih, Usta bir tornacı, usta bir udi, usta bir sanatçı ama
en önemlisi Fatih Çinioğlu bu memleketin kültürünün USTA bir GÖNÜL adamı.
Böyle kutlu bir Ramazan Bayramında günümüze keyif katan bir
parçadan hareketle uzun zamandır biriken duygularımı dile getirme fırsatı
buldum. Emeğinin hakkını helal et sevgili kardeşim.
Sağol Fatih. Var ol Fatih.
İyi ki Anadolum senin gibi bir gönül USTA sına sahip.
Yolun açık olsun sıra arkadaşım, asker arkadaşım, köylüm, dükkân
komşum, apartman komşum, barana ve meclis arkadaşım, kısacası ANADOLUMUN GÖNLÜ…









