De-ja-vu

En sonunda Özcan bu diyetle yaşanmaz dedi, partisinden istifa etti. Yeni bir meclisle bir dönem de bağımsız çalıştı. Bu gün Karaman bir parça nefes alıyorsa yaşıyorsa o günlerin eseridir. Allah ondan ve onu yetiştirenlerden razı olsun.

21 Ekim 2012 17:16

DEJAVU...

         Bir film anlatalım. 32 kısım tekmili birden değil sadece 2 bölüm:

Hey be ne günlerdi. Bir vardı. Hatta bir daha vardı. İyi de vardı, kötü de… Her zamanki gibi Allah’ın akıllı kulları da vardı, salak kulları da. İyi kulları da, haset kulları da. Aptal kulları da, alim kulları da. İnsanlık cimrisi kulları da sakavetli kulları da.

Biz o gün seyrettiğimiz filmi bu gün de seyrediyoruz. Hani Dejavu mu ne diyorlar işte öyle.

Karamanın hizmete ihtiyacı olduğu günlerde, dili bal bir adam çıktı geldi Karamana. Karamanlı bir ailenin okumuş beyefendi bir oğlu. Nezaket timsali. Hani ne olacak bu partinin hali diye sorulan CHP den. O zamanlar da sorulurdu bu soru. Aslan CHP liler o zaman, daha da bir solcu, daha da bir ateşliydiler.    

Belediye Başkanlığına aday oluverdi. Bu makamları akıllarından geçirenler başladılar çamura, iftiraya, dedikoduya, fısıltı gazetelerini çalıştırmaya vs. Ama olmadı. Vitrini çok iyi idi ve çamur tutmadı.

Tıpkı Kamil Uğurlunun Karamana gelmesi gibi. Tıpkı birilerinin çamur atması gibi. İftiralar, tehditler ve karalamalar icat ettikleri gibi, tıpkı ona da vitrinin iyiliğinden dolayı çamurun bulaşmadığı gibi…

Bu dili bal Özcan burada Belediye Başkanlığı yapmaktan çok daha büyük, önemli, paralı ve kolay işleri yapabilecekken bu görevi seçmişti. Öğrendik ki kendisinde manevi bir yük olarak kabul etmiş ve Karamana bu manevi borcu ödemek üzere talip olmuş.

Muhaliflerin aksine tüm Karaman ve CHP lilerin aklı erenleri baş tacı ettiler. Seçim bitti, hizmet başladı. Su şebekeleri, kaldırımlar bordürler. Yeni Belediye binasından tutun da bu gün üzerinden geçtiğimiz pek çok önemli cadde bir bir ortaya çıkmaya başladı ki; CHP cephesinden:

“Özcan benim oğlanı işe al” “Özcan zabıtalar benim ahırı mühürleyecek. Urgana git diyorlar. Seni buraya biz oturttuk olum. Engel ol şu işe” “Özcan benim inşatta ne olur canım 50 santim çıksak. Bir iki kat fazla yapsak” “Özcan dün bizim sokakatan geçtin. Uğramadın. Kuru bir selamla geçtin. Seni oraya biz oturttuk” “Özcan olum, makamına 3 sefer uğradık, ne halt ediyon, nerlerdesin yerinde otur, çay içmeye varıyoz, ısmarlıyacak adam bulamıyoz. Sana ne fen işlerinden çavuşu var müdürü var sen otur bize çay söle. Bak olmaz, seni buraya biz oturttuk bize saygılı ol” saldırıları başladı.

Özcan yırtınıyor, “150 bin nufusa yetecek su şebekesi (nufus 30-40 bin), 20-30 bin araçlık trafiği kaldıracak yol (taş çatlasın200 araç onlar da traktör mobilet vs...), Her mahalleye elektrik hattı. 100 bin insana yetecek arsa üretimi, nefes alınacak daha geniş mekânlar, yeni bir imar planı, tarihi ve turistik alanların korunması, Belediye ihtiyacı olan araç ve gereçlerin alımı, kadroya liyakatli ve işinin uzmanı kişilerin atanması vs...

Duyan yok.

“Benim oğlana iş, ruhsat, harç, kavemi içmedin, selam vermedin, sen kimsin, bırak bize gerçek kaleleri kumdan kale yap ama gönlümüzü hoş tut, sırtımızı sıvazla, bana bak ben bu güne bu gün sayende sıfat sahibi oldum...  Çevremde herkes bana adam olamazsın derdi. Bak oldum. Önemli yerlerin üyesi başkanı bile oldum” rüzgârları esmeye başladı.

Oldular, ama oldurmadılar.

En sonunda Özcan bu diyetle yaşanmaz dedi,  partisinden istifa etti. Yeni bir meclisle bir dönem de bağımsız çalıştı.  Bu gün Karaman bir parça nefes alıyorsa yaşıyorsa o günlerin eseridir. Allah ondan ve onu yetiştirenlerden razı olsun.

Hiç kimse kusura bakmasın. Bir parça Yaşar Evcen ilaveler yaptı diğerleri çayda çıra. Hatta bu Şehr-i Karaman’da bazı ne oldum delisi olanlar sahip oldukları bazı mevkileri eşlerini dostlarını arkadaşlarını hısım ve akrabalarını harcamak, kavga etmek için,  Ankara’da boşalan liderlik makamına tırmanmak için bile kullandılar. Karamanda kırmadık insan bırakmadılar. “İyi ki baban erken ölmüş. Yoksa valla işi zordu adamın. Tutulup asılabilirdi bile” lafını dahi söyletenler çıktı. Şimdi görevden düşünce anladılar kaç kuruşa kaç köfte ettiğini ve değerlerini herhalde… Dünya’da kalanın bir hoş seda olduğunu. 

Özcanın bir şansı teşkilatı azimli ve çalışkandı. Kamilin teşkilatı gibi değildi. Kum bulunmayınca “böbrek taşımdan mı kum üreteceğim” diye zınaran, “tokum” kelimesi yerine başka bir kelime kullanan elemanları yoktu en azından.

Özcan filmini bir daha seyrediyoruz. Aynı senaryo. Aynı mekânlar, aynı başlangıç aynı gelişme. Üstelik bu seferki bazı yol arkadaşları içinde öylesine vefasız ve kadir kıymet bilmezler var ki; ilk onlar su koyuverdi. Ölümüne birlik seçilmelerine rağmen, alacağımı aldım sana ihtiyacım kalmadı der gibi ilk başkaldırıyı onlar yaptı. Üstelik meseleler öylesine basit hale indirgendi ki Özcanın rafıkları bunların yanında vefa örneği kalır.

Kime ediyorlar? Elbette Karamana ve kendilerine. Karamanın bir 5 yılını katlettiler. Lafa geldi mi inanç, itikat açısından her biri birer şeyh. Birer cennet direği. 140 bin insanın şu an veballerinin üzerinde olduğundan bu basit kaprisleri ile 140 bin vebali taşıdıklarından ve bunların kendilerine haklarını helal etmeyeceklerinden haberleri var mı? Daha dün bir sürü kurumun başına geçip de en uzun yöneticilik ömrü 15 günle sınırlı, çene ishali olmuş, kişilerin kendisine faydası yokken fayda beklemek safdilliktir.

Vebal falan düşünmeden, sırf Kamile zarar vermeye kalkanların değerlerini sorgulamak lazım. İmanlarını sorgulamaksa yaratana kalmış. Ama doğru yolu bilmeyen çözümü elbet yanlış yönden arayacaktır.

Kamile bir şey olmaz. Çalışır yapar, yapamaz yaptığı kadar yapar ve süresi dolunca bundan on kat daha güzel, kolay ve önemli görevlere gider. Kalanlar gevrekçilerin keloğlan gibi açıkta kalır. Toplum, bazı insanlar görevde iken yüzüne konuşmaz, gıyabında konuşur, ama görevden düştüğünde de gerçeği başka fiillerle de destekleyerek icra eder. Görevden düşünce yüze zırh takmak mı gerek.

İyisini de söyler elbet; tıpkı yıllar sonra her fırsatta Özcan’a hayırlı dualar ettiği gibi…

Sergileyen hasletini sergiler, kalemi eline alan kendi amel defterini yazar. Ama olan bu Karaman insanına oluyor. Ve bunu birileri ha bire yapıyor.

ALLAH; AKIL FİKİR VE FERASET VERSİN...

Güzel bir film değil elbet. İnşallah serinin 3. Filmini setretmek bu insanlara kısmet olmaz.

 
Karaman belediye başkan özcan kamil hizmet vefa
Bu Haber 2216 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin