Şimdi Susmak Zamanı
80 öncesi devleti yıkmak için kurulmuş illegal örgütlerden bir farkı olmalıydı bu davranışı yapanların. Üstelik bir de HİZMET leri toplum tarafından ayakta alkışlanan diğer cemaatleri, vakıfları kışkırtmaya kalkıp, yandaş edinme çabaları kadar çok çirkin bir metodu seçmeleri de yüzsüzlüğün ta kendisidir. İyice şaşkınlaştılar.
Tebliğ, irşat ve toplum dayanışması olarak öylesine güzel
davranışlarla karşılaşıyoruz ki cemaatlere tek kelime edilmesine asla razı
olamayız. Hiç birisinden toplumu kaosa sürükleyecek davranışlar, her vatandaşın
cebinden bir kaç günde bir kaç bin lira çıkacak manüpilasyonlar, yöneticisini
firavunla kıyaslayan ve beddua eden hareketler görmedik. Daha doğrusu bu güne
kadar da güzellikten başka bir şey görmedik. Allah onlardan razı olsun.
Ancak bu malum cemaatçiğin (aslında çıkar cemiyeti)
yandaşlarından da çıkarsız selam verdiklerini, dini içtimai ve sosyal hiç bir
yararlı faaliyetlerini görmedik. Kendi elemanlarından başkasına inayet
ettiklerini, tebliğde bulunduklarını, tevhide davetlerini görmedik. Kimseye bir
susam tanesi yardımlarını, bir kap yemek, bir bardak su verdiklerini, hatta kendilerinden
olmayanlara selam verdiklerini görmedik.
Üstelik bu Millet tüm bunları yıllardır bildiği halde
"Bu insanlar Din adına yola çıktıklarını söylüyorlar, aman zarar
vermeyelim, belki iyi şeyler yaparlar” beklenti ve düşüncesi içinde sabretti.
Bir görevi hak eden, puanları tutan insanların, iş
müracaatlarında bu cemaatin kumpası nedeni ile işsiz, aşsız kalan ve hayattan
soğuyan, gözyaşı dökenleri bu malum cemaate lanet edenleri gördük. ŞİMDİ bu
cemaat (aslında çıkar cemiyeti) başkalarının gasp ettiği haklarını iade
etmelidir, her vatandaşa, bu sürede kaybolan binlerce lirasını tek tek, o
nereden kazanıldığı çok da belli olmayan kapitalist kasalarından vermelidir.
Ama diyorlarsa ki biz dini temeller üzerine ve İslami bir
hedef doğrultusunda bir oluşum değil, rotary, lions gibi bir cemiyetiz. O zaman
da köküne kibrit suyu dökülmelidir. Zira zararı her Müslümana oldu, oluyor,
daha da olacağa benziyor.
Devlerle boğuşan ve her gün de başarı yolunda hızla
ilerleyen Devletin temeline dinamit koymaya kalkanlar, aslında kendi yüzlerini
gösterdiler ve vatandaşı devlete, hükümete ve rejime biraz daha bağladılar.
Yıllardır bildikleri bir yanlış ve haksızlık varsa, bu
haksızlığın cezasını tüm vatandaşa çektirerek adeta toplumdan intikam alma
yolunu seçeceklerine, suçu işleyenlere engel olup bu topluma yararlı olmayı
seçmek yakışırdı. O zaman cezayı tüm toplum değil, suçu işleyenler çeker ve hak
yerini bulurdu. Şimdi bu olaylardan zarar görenlerin vebalini BAKİ Alemde nasıl
ödeyecekler. HAK YOL’unda yürüdüğünü söz ile söyleyenler KUL HAKKI kavramını da
bilmelidir. Bu kararları alanları HALA savunanlar, yıkanmış beyinlerini bir
sıfırlayıp, yeniden Yaradanın emirleri ile programlamalıdırlar.
80 öncesi devleti yıkmak için kurulmuş illegal örgütlerden
bir farkı olmalıydı bu davranışı yapanların. Üstelik bir de HİZMET leri toplum
tarafından ayakta alkışlanan diğer cemaatleri, vakıfları kışkırtmaya kalkıp,
yandaş edinme çabaları kadar çok çirkin bir metodu seçmeleri de yüzsüzlüğün ta
kendisidir. İyice şaşkınlaştılar.
Artık susmak ve toplumdan özür dileyerek bir tövbe etme
zamanıdır. Topluma ve devlete karşı işlenen suçları, tüm toplum ve tüm devlet
işlemiş şaibesi ile bundan menfaat sağlamaya kalkıp, nema getiren dersaneleri
kurtarmak gafletinde olanlar hatalarını
görüp toplumu TAHRİK den vazgeçmelidirler. Susmak ve tefekkür gerekir.
İnanç değerlerini kullanıp da, tüm manevi değerleri
Müslümanların aleyhinde kullanma iki yüzlülüğünden Allah kurtarsın...
(NOT: Bu yazılanları yıllardır adeta beyinleri yıkanmış,
gerçekleri göremeyecek kadar toplumdan soyutlanmış, sohbet adı altında yanlış
doktrinler aşılanmış, mideden ve bütçeden bağlanmış, kendilerinden olmayanların
birer kullanım aracı olduğuna inandırılmış kimselerin anlamasına imkan yoktur.
Anlamaya ve yorumlamaya da kalkışmasınlar.)









