Karaman Basının Durumu

Basın; okuyucu için haber alma, bilinçlenme, kültür seviyesini arttırma, toplumu tanıma, toplumu tanıyarak bu topluma uyum sağlama gibi temel değerleri içerir. Basın mensubu için de; güçlü bir genel kültür, sağlam bir kalem, tam bir dil, netleşmiş bir ideal, hepsinden önemlisi de yetecek kadar MESLEK Kültürü gerektirir. Karaman’daki durumun tam aksine…

15 Temmuz 2012 00:00

Karaman basını, görsel ve yazılı basının kan kaybetmesinden sonra internet basınına yöneldi.
Ulaşılması ve okunması kolay olan internet basını görsel materyallerle desteklendiği ve kısa sürede güncellendiği için daha çok rağbet görür hale geldi.
Tüm gelişmelere ve yenileşmelere kapalı yazılı basın çağa ayak uydurmama inadını sürdürürken, radyo ve televizyonlardan oluşan görsel basın da kendilerine göre icat ettikleri imkânsızlıkları bahane gösterip çizgiyi dibe vurdurdular.
Günümüzde “ne iş olsa yaparım abi” diyenlerin Karaman Basını için katkıları da “nasıl olursa yaparım abi” oldu.
Hoca Nasreddin kendisine “Abdestsiz namaz kılabilir miyim?” diye soran birsinse “Sen kılmaya kıyarsın ama kabul olur olmaz bilemem” cevabını vermiştir. Ne iş olsa yapanlar, nasıl olursa olsun yapıveriyorlar. Oluyor ya da olmuyor pek de aldıran yok gibi.
Haberciliğin temel değerlerinden yoksun metinler, alakasız fotoğraflar, konunun özünden uzak değerlendirmeler, kişisel çıkar kokan eleştiriler, haber değeri taşımayan karalamalar ciddi bir basın kirliliği oluşturuyor.
Küçük birkaç sayfadan oluşan bir yayın organında dil bilgisi imla, tashih, nizampaj, baskı hataları o kadar çok görülüyor ki… İnternet medyasında durum çok daha kötü. Yazıldıktan sonra ciddi bir denetimden geçmediği belli yazılar hızlı yayıncılık adına servis ediliyor ve daha acısı okunmadan “kes-kopyala-yapıştır” adındaki müthiş teknoloji ile hatalarla birlikte yayınlanıyor
Bunlardan daha vahim bir hadise de; bir günlük toplam yayınları incelerseniz yüzde 80 i ya bir şahsı övmek ya da ön plana çıkarılmak için yapılmış haberler. Zaten bunların tamamına yakını ilgili kişilerin “bülten” adını verdikleri ve basın bültenliği ile alakası olmayan metinlerden oluşuyor. Öyle ki e-postalardan ne gelirse eğrisi büğrüsü, yalanı ya da yanlışı ile servis ediliyor.
Bu da hizmet etmek için belirli makamlarda bulunanlarda ciddi bir rehavet oluşmasına sebep oluyor. Öyle ya o kadar yağı ve övgüyü görünce “Ben neymişim be abi” havaları ile ya da “Benim yaptıklarım yüzde 100 doğrudur” mantığı ile toplumdaki otokontrol sistemi çöküyor.
Ayda yılda bir olumsuz yayınlar gördüğünüzde de bilin ki birilerinin çıkarına dokunan birileri olmuş ve basın yolu ile linç edilmeyi hak etmiştir.
Bu noktada basın patronlarına, meslek kuruluşlarına ve üst düzey yöneticilerine büyük işler düşüyor.
Özellikle birkaç yayın organının her gün göklere taşıdığı Sayın Vali, biraz övülen biraz da siyasi çekişmeler nedeni ile hırpalanan Sayın Belediye Başkanı, gönderdikleri her metin kayıtsız şartsız yayınlanan İl Genel Meclis Başkanı, Ticaret Odası Başkanı, İl Müdürleri bu yayınlara ne kadar rağbet ediyor. Etkinliklerinde amaçladıkları sadece basın mensuplarının orada kalabalık bulunması ile “bakın biz ne kadar medyatiğiz” imajını vermek mi, yoksa hizmetlerin halka duyurularak eksiklerin ve yanlışların derlenmesi mi?
Basın hakkınızda ne kadar övgülü yazarsa yazsın, amirler size ne kadar güler yüzle bakarsa baksın, yaptıklarınızın ciddi biçimde süzgeçten geçerek size ulaşması ve neticede daha güzeli daha yararlıyı yapma yolunuzun açılmasına vesile olacaktır. Özellikle başta Sayın Valimiz olmak üzere, devletin en üst seviyesini temsil edenlerin gerçekçi, çıkarsız, tarafsız ve manevi kalibresi olan eleştirilere çok ama çok ihtiyaçları var.

Eğer rıza; terfi almak içinse, emeklilik süresini doldurmaksa, yazılan yağ dolu övgülü yazılarla tatmin olmaksa, bu gün de akşam olsa mantığı hakimse, benden sonra tufan da olsa umurumda değil deniliyorsa, bu yazıyı okumadım sayınız.
Karaman basını için de amaç, Bürokrasi ile yakın olmaksa, resmi ilanlardan parsayı toplayıp çıtır çıtır yemekse, bir gazeteci olarak toplumda hak edilmese de bir üstünlük sıfatı kazanmaksa, başka yapacak bir şeyim yok bu işe devam mantığı ise, basın yolu ile bazıları üzerinde baskı ve tahakküm kurmak amacında olanlar varsa da bu yazıyı YOK sayabilirler.
Oysa Basın; okuyucu için haber alma, bilinçlenme, kültür seviyesini arttırma, toplumu tanıma, toplumu tanıyarak bu topluma uyum sağlama gibi temel değerleri içerir. Basın mensubu için de; güçlü bir genel kültür, sağlam bir kalem, tam bir dil, netleşmiş bir ideal, hepsinden önemlisi de yetecek kadar MESLEK Kültürü gerektirir.
Karaman’daki durumun tam aksine…

 
gazete site web ferman hasan e-posta eğitim. kmü üniversite karaman foto güzellik manzara kültür tarih belediye valilik ferman gazete basın
Bu Haber 1482 defa okunmuştur.
 
 
Yorum Ekleyin