Barış Günü Mü?

Ne kadar kaliteli bir entel dantel olduğunu ıspat için “Mersi, ok, yaah” gibi kelimeleri kullanan bir halt anlamadığı halde “pop, caz, rap, swing” takılan güruh önüne konulan her batı pisliğine parmak daldırma adetinden ne zaman vaz geçerse işte o zaman adam oluruz.

05 Eylül 2012 00:00


Yutmayalım artık şu katır dikeninden dolmaları.

Dünya Barış Günü mü?

Alkış tutup kutlayanlara, birilerinin tuzağına düşüp kraldan fazla kralcı olanlara acıyorum.

Hitlerin katlettiği Yahudileri anmak için, Hitlerin Polonya’yı işgal edip de 2. Dünya savaşını başlattığı günü kutluyorlar.

Bunu kim ilan etti ise ve kim kutluyorsa sormak lazım:

Filistin’deki zulüm Hitlerden daha mı az?

Irak’taki katliam, Afganistan’daki olanlar, Arap dünyasında yaşananlar, Mynmardaki vahşet Hitler zulmünden daha mı sevimli.

Sincan’daki periyodik soykırım ve asimilasyon ne derece barışçıl.

Trakya’da Yunan ve Bulgarın ettikleri, Sırpların katlettikleri barış adına mı?

Bir ferdine bir tokat vuranı yıllarca hapseden, ama onlarca kişiyi canice katleden vatandaşını nerdeyse madalya ile ödüllendirecek olan ülkeler barışın göstergesi mi?

Daha dünyanın pek çok yerinde, güçlünün haklıya haksızlığını ölümle ispat etmeye çalıştığı bir düzen hâkim.

Lanet olsun böle barışa. 3,5 lanet Yahudi’yi bir deli yaktı diye üzülenler bütün bu olaylar varken barış gününü mü kutlayabiliyorlar.

Her günü barış günü olan İslam dururken 3,5 Yahudi’nin anısına saygı durulmamalıdır. Anneler, babalar, sevgililer günleri, bahar, işçi bayramları vs...  hep onlarda mı? Nerede bizim günlerimiz?

Çanakkale’yi hakkı ile bir kez gezen ömür boyu her günü barış ilan eder. Savaştan tiksinir. Hindistan’dan getirdikleri paralı askerlere “Bunlar ilkel yamyamlar. İnsanlık düşmanı. İnsanları işkence ile öldürüp etlerini çiği çiğ yerler” diyerek Türklerin üzerine saldırtan ve Hintlilerin Türk siperlerinden Gelen “Allah, Allah” nidalarını, Kur’an seslerini, Ezanı duyunca gerçeği anlamaları üzerine geri çekildiklerinde de 3 bin 500 Hintli Müslüman’ı mitralyözlerle öldüren İngiliz’den mi öğreneceğiz biz barışı.

Dünyanın her yerinde adı, katliam, tecavüz, işkence, sahtekarlık, kadın kız çoluk çocuk demeden cinayetle özdeşleşen 3,5 asılsız ırktan tertip edilmiş Amerika’dan mı?

Ne kadar kaliteli bir entel dantel olduğunu ıspat için “Mersi, ok, yaah” gibi kelimeleri kullanan bir halt anlamadığı halde “pop, caz, rap, swing” takılan güruh önüne konulan her batı pisliğine parmak daldırma adetinden ne zaman vaz geçerse işte o zaman adam oluruz.

Barış Günü Mü?

İşte size barışın tek sloganı:

“İşte bundan dolayı İsrâiloğulları'na şöyle yazmıştık: "Bir cana kıymaya veya yeryüzünde fesat çıkarmaya karşılık olmaksızın kim bir kimseyi öldürürse bütün insanları öldürmüş gibi olur. Kim de bir canı kurtarırsa bütün insanların hayatını kurtarmış gibi olur. Şüphesiz peygamberlerimiz onlara apaçık deliller getirdiler. Ama bundan sonra da onların çoğu yeryüzünde taşkınlık göstermektedirler.”(Maide, 5/32)

Üstelik de iki cihanı da aydınlatan rehberden.

 
Bu Haber 1510 defa okunmuştur.
 
 
Yorum Ekleyin