66 Aylık Eğitim

Maddi değerleri tanırlar, manevi değerleri öğrenmeye başlarlar. Çocuk toplumun ortak değeridir. Sabahtan akşama sadece anne baba ile değil, bir arada yaşayan kalabalık aile bireyleri ile, sokaktaki kalabalıklarla iç içedir. İşte okulun en güzeline daha tay-tay durmaya başladığı gün başlamıştır. Eğitiliyordur. Günümüzde ise; beton bloklar arasına hapsedilmiş, her şeyi hazır, düşünmesine çabalamasına, plan yapmasına ve emek harcamasına gerek kalmadan çocukluğunu yaşayan çocuklarımız, mutsuz bir hayat sürmektedir.

07 Eylül 2013 00:00

Yıllar 50 lerin sonu 60 ların başı. Her evin önünde 5-10 metrekare de olsa bahçesi var. Küçük dereler şehirlerin içinden akar. En büyük teknolojiler radyo tek tük otomobil, traktör. Evlerde gaz ocağı, odun ile yanan ocaklar ve bahçe köşesinde çamurdan imal edilmiş mantız.

Her iş insan gücü ile. At arabaları tıkırtılı sesleri ile şehrin sokaklarında. Geçim büyük oranda topraktan.

Çocuklar? Onlar hür ve mutlular. Yürümeye başladığı andan itibaren tabiatla baş başa, güneşin altında. Hava sıcaklığını, rüzgarı, yağmuru, karı tanırlar. Öyle ki oyuncakları onlar olur. İhtiyaçlarına ulaşmak için önce düşünmeleri, sonra da çaba göstermeleri gerekir.

Her iş insan gücü ile yapıldığından onlara da ihtiyaç vardır. Kuzu güderler, tavuklara bakarlar, kız çocukları ev işlerine erkek çocukları harman hasat işlerinde babalarına yardımcı olur.

Oyuncakları doğaldır. Tahta parçalarından, çamurdan, meyve çekirdeklerinden, çaput parçalarından bir şeyler üretirler.

Maddi değerleri tanırlar, manevi değerleri öğrenmeye başlarlar. Çocuk toplumun ortak değeridir. Sabahtan akşama sadece anne baba ile değil, bir arada yaşayan kalabalık aile bireyleri ile, sokaktaki kalabalıklarla iç içedir. İşte okulun en güzeline daha tay-tay durmaya başladığı gün başlamıştır. Eğitiliyordur.

Günümüzde ise; beton bloklar arasına hapsedilmiş, her şeyi hazır, düşünmesine çabalamasına, plan yapmasına ve emek harcamasına gerek kalmadan çocukluğunu yaşayan çocuklarımız, mutsuz bir hayat sürmektedir.

Tay –tay durmaya başladığında bilgisayarla ve sanal âlemle tanışıp, hayattan kopuk bir dünya ile baş başadır. Televizyon onu içine almış hapsetmiş ve dimağını köreltmiştir.

Günlük hayatın hengâmesinde olan ana-baba ne kadar da uğraşsa çocuğuna vakit ayıramaz olmuştur.

Bu çocuklar ilerleyen yaşlarında, psikopat, sosyal olmayan, sosyal fobi sahibi, melankolik, şizofren, hatta sapkın olacaklardır. Oluyorlar da…

Günümüzde resmi ya da özel kreşler bu açığı kapatmada çok büyük bir görevi üsteleniyor. İlkokul öğretmenleri bu eğitimi alan çocukların diğerlerine göre çok daha fazla başarılı olduklarını ifade ederler.

Beton bloklar arasında, tabiattan ve toplumdan kopuk, oyun ve hareket alanları olmayan, sevimli mahkûmları affetmenin, onlara çocuk özgürlüğünü kazandırmanın yoludur 66 aylık eğitim.

Bu kadar itiraz edenler bile, çocukluklarını sorunlu yaşamış ve değerlendirme yetilerinden uzak, beyinlerini ve izanlarını kullanma yeteneğinde geri kalmış, sosyal fobi sahibi kişiler olsa gerek.

Ya da; Körü körüne siyaset yaparak, bizden başkalarının yaptığı her şey kötüdür, hatta o nefesi biz almazsak kötüdür, bizden olmayanın nefes almaya da hakkı yoktur diyenlerdir.

66 Aylık eğitim iyi uygulandığı takdirde bu ülkede daha sağlıklı ve daha üretken toplum yetişecektir.

 
66 aylık eğitim
Bu Haber 1329 defa okunmuştur.
 
 
Yorum Ekleyin