Yaðmur ve ÞÜKÜR
Rabbimize verdiði Rahmet nedeni ile ÞÜKÜRLER OLSUN…
Yaðmur ve
ÞÜKÜR
Bir damla…
Sonra bir
damla daha… Birkaç saniye sonra binlerce ve birkaç saniye sonra da sayýsýz
damlalar.
Adý yaðmur.
Bizim insanýmýzýn dilinde rahmet.
Dilinde
rahmet ama umudunda bereket.
Bir ekinin
ekildikten sonra sofraya gelinceye kadarki aþamalarýný pek çok kiþi
bilmeyebilir. Bilenler de çoðu zaman fark etmez.
Bir buðday
tanesi için önce toprak gerekli þekilde hazýrlanmalý ve yumuþak bir döþek
içinde tohum güzel bir yorganla örtülmelidir. Onu harekete, üretime geçirecek
ilk ve en önemli madde olan suya o andan itibaren ihtiyaç duyar.
Sadece o an
mý? Baþak olup tanelerini dolduruncaya kadar her aþamada suya ihtiyacý vardýr.
Su ona lazým olan gýdayý toprakta eritip onun beslenmesini saðlar.
Sonra iþ
çiftçiye, iþçiye, sanatkâra ve esnafa havale edilir. Pek çok iþlemden sonra da soframýzda
yer alýr.
Olmazsa?
Olmazsa aç
kalýrýz.
Yani o
rahmet bereketimizdir.
Bu yýl
rahmetimiz gecikti. Tehlike baþ gösterdi. Tohumlar çimlenemedi. Çimlenenler kök
salamadý. Kâinat nizamýný kuran Rabbimize hamd olsun ki gecikse de geldi.
Büyüklerimiz
bizlere duayý telkin ederken “Yer Gök Dua Ýle” derlerdi.
Geçtiðimiz
hafta Cuma Namazýnda milyonlarca el açýldý ve Kainatýn Yaratýcýsýndan rahmet
diledi. Dua etti.
Kimin duasýnýn
kabul olacaðý konusunda bir kýstas yok. O Rabbimizin takdiridir ki dualarýmýz
kabul oldu ve bu satýrlarý yazarken pencereden o güzelliði seyredebiliyoruz.
Yaðmur duasý
haberleri yapýldýktan sonra toplumun baþýna bela olmaya baþlayan sosyal medyada
çirkin, iðrenç, tahrik edici ve aþaðýlayýcý bir takým paylaþýmlar da yapýlmadý
deðil.
Aðaç
ekmedikten sonra, tabiat dengesine dikkat etmedikten sonra dua etmenin ilkellik,
cehalet bayaðýlýk olduðunu ileri sürenler oldu. Elbette üzdü bu davranýþlar.
“Kýyametin
kopacaðýný da bilseniz elinizdeki aðacý dikin” “Ahseni Takvim” “Kâinatýn tüm
canlýlarýna saygý ve sevgi” kavramlarýnýn dinimizin temelleri olduðunu bilmeyen
zavallýlar elbette böyle zýrvalayacaklardýr.
Kaza ve
kaderi bilmeyenler elbet saçmalayacaklardýr.
Bir gerçek
var ki gerçekten iðrenç. Hiç kimse bir ateistin, bir inançsýzýn hali ile alay
etmez. Onu aþaðýlamaz. Ona hakaret etmez. Onu kýnamaz. Yaptýðý en keskin davranýþ,
ona akýl fikir feraset ve hidayet dilemektir.
Ama ateizmin
temel kuralý mýdýr bilinmez, her an her saniye dine diyanete inananlara küfür, hakaret
ve aþaðýlama onlarýn bir davranýþ tarzý oluvermiþtir.
Þimdi de
sorsanýz ne oldu diye? “Yaðacaðý varmýþ yaðdý” deyiverirler.
Aðýzlarýna
terlikle vurmayý aklýmýzdan geçirsek de yine de kendimize telkinde bulunur
“Yaratýlmýþý sev, Yaratandan ötürü” deriz.
Elbette kendisine
inanmayanlarý, inananlarý da kýnayanlarý, alay edenleri, aþaðýlayanlarý doyuran
Rabbimiz bu konuda bize bir örnek sunuyor.
Duasý kabul
olanlardan Allah Razý Olsun. Duasýnýn kabul olmasý ümidi ve inancý ile caný
gönülden dua edenlerden Allah Razý Olsun.
Þimdi ÞÜKÜR
zamanýdýr.
Kendisine
inanmayýp, inananlarý aþaðýlayan, onlarla dalga geçen, hakaret edenleri bile
doyuran Rabbimize verdiði Rahmet nedeni ile ÞÜKÜRLER OLSUN…
Hasan ÖZÜNAL









