Yağmur ve ŞÜKÜR

Rabbimize verdiği Rahmet nedeni ile ŞÜKÜRLER OLSUN…

14 Aralık 2020 15:18

Yağmur ve ŞÜKÜR

 

Bir damla…

Sonra bir damla daha… Birkaç saniye sonra binlerce ve birkaç saniye sonra da sayısız damlalar.

Adı yağmur. Bizim insanımızın dilinde rahmet.

Dilinde rahmet ama umudunda bereket.

Bir ekinin ekildikten sonra sofraya gelinceye kadarki aşamalarını pek çok kişi bilmeyebilir. Bilenler de çoğu zaman fark etmez.

Bir buğday tanesi için önce toprak gerekli şekilde hazırlanmalı ve yumuşak bir döşek içinde tohum güzel bir yorganla örtülmelidir. Onu harekete, üretime geçirecek ilk ve en önemli madde olan suya o andan itibaren ihtiyaç duyar.

Sadece o an mı? Başak olup tanelerini dolduruncaya kadar her aşamada suya ihtiyacı vardır. Su ona lazım olan gıdayı toprakta eritip onun beslenmesini sağlar.

Sonra iş çiftçiye, işçiye, sanatkâra ve esnafa havale edilir. Pek çok işlemden sonra da soframızda yer alır.

Olmazsa?

Olmazsa aç kalırız.

Yani o rahmet bereketimizdir.

Bu yıl rahmetimiz gecikti. Tehlike baş gösterdi. Tohumlar çimlenemedi. Çimlenenler kök salamadı. Kâinat nizamını kuran Rabbimize hamd olsun ki gecikse de geldi.

Büyüklerimiz bizlere duayı telkin ederken “Yer Gök Dua İle” derlerdi.

Geçtiğimiz hafta Cuma Namazında milyonlarca el açıldı ve Kainatın Yaratıcısından rahmet diledi. Dua etti.

Kimin duasının kabul olacağı konusunda bir kıstas yok. O Rabbimizin takdiridir ki dualarımız kabul oldu ve bu satırları yazarken pencereden o güzelliği seyredebiliyoruz.

Yağmur duası haberleri yapıldıktan sonra toplumun başına bela olmaya başlayan sosyal medyada çirkin, iğrenç, tahrik edici ve aşağılayıcı bir takım paylaşımlar da yapılmadı değil.

Ağaç ekmedikten sonra, tabiat dengesine dikkat etmedikten sonra dua etmenin ilkellik, cehalet bayağılık olduğunu ileri sürenler oldu. Elbette üzdü bu davranışlar.

“Kıyametin kopacağını da bilseniz elinizdeki ağacı dikin” “Ahseni Takvim” “Kâinatın tüm canlılarına saygı ve sevgi” kavramlarının dinimizin temelleri olduğunu bilmeyen zavallılar elbette böyle zırvalayacaklardır.

Kaza ve kaderi bilmeyenler elbet saçmalayacaklardır.

Bir gerçek var ki gerçekten iğrenç. Hiç kimse bir ateistin, bir inançsızın hali ile alay etmez. Onu aşağılamaz. Ona hakaret etmez. Onu kınamaz. Yaptığı en keskin davranış, ona akıl fikir feraset ve hidayet dilemektir.

Ama ateizmin temel kuralı mıdır bilinmez, her an her saniye dine diyanete inananlara küfür, hakaret ve aşağılama onların bir davranış tarzı oluvermiştir.

Şimdi de sorsanız ne oldu diye? “Yağacağı varmış yağdı” deyiverirler.

Ağızlarına terlikle vurmayı aklımızdan geçirsek de yine de kendimize telkinde bulunur “Yaratılmışı sev, Yaratandan ötürü” deriz.

Elbette kendisine inanmayanları, inananları da kınayanları, alay edenleri, aşağılayanları doyuran Rabbimiz bu konuda bize bir örnek sunuyor.

Duası kabul olanlardan Allah Razı Olsun. Duasının kabul olması ümidi ve inancı ile canı gönülden dua edenlerden Allah Razı Olsun.

Şimdi ŞÜKÜR zamanıdır.

Kendisine inanmayıp, inananları aşağılayan, onlarla dalga geçen, hakaret edenleri bile doyuran Rabbimize verdiği Rahmet nedeni ile ŞÜKÜRLER OLSUN…

 

Hasan ÖZÜNAL

 
yağmur,  rahmet,  şükür,  yağmur duası,  bereket
Bu Haber 2235 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin