Nimeti Ziynete Değişen Aç Kalır

Aç insanı altın kaplı saraylarda oturtsanız da karnı doymaz. Ona en gerekli şey önce ekmektir.

17 Eylül 2019 21:45

Nimeti Ziynete Değişen Aç Kalır

 

Dünya coğrafyasında bazı bölgeler vardır ki altınla akçeyle değişilmez. Türkiye bu coğrafi bölgeler içinde yer alır. Türkiye’de bölgemiz ise daha da bir kıymetlidir.

Milyarlarca yılda oluşan toprağın en kalitelisi bu bölgededir. Derinkuyu sondajlarında bile metrelerce derinden hala kaliteli topraklara erişilmekte, hububat tarımından sebze tarımına, bahçe tarımından bakliyat tarımına, aromatik bitki tarımına en uygun toprak yapısı bu bölgededir.

Temel gıdaların hammaddesi olan tarım ürünlerinin yetişmesi için olağanüstü uygun iklim şartları yine bu bölgededir.

Yine yıllar süren mücadeleler sonucu sulu tarımın, kapalı devre sulamanın en güzel örnekleri bu bölgede uygulanmakta dekar başına verimlerde rekorlar kırılmaktadır.

Bir yandan da Göksu Nehrinin boşa akan suları ovamıza indirilerek daha da mükemmel sonuçlar arzulanmaktadır.

Ne var ki ancak bizde olur dediğimiz çapraşık uygulamalarla yine karşı karşıyayız.

Bu can bitecek araziler maalesef insan ihtiyaçlarının son sırasında yer alan bir madde için, mermer için feda edilmeye kalkışılmıştır.

Aç insanı altın kaplı saraylarda oturtsanız da karnı doymaz. Ona en gerekli şey önce ekmektir.

Tarımda çağın öncüsü devletlerin bile artan nüfus nedeni ile üretimleri yetersiz kalmaktadır. Oysa Ülkemiz tarımda düzgün politikalar üreterek dünya nüfusunun çeyreğini besleyecek kapasitede üretime ulaşabilir.

Ne yazık ki çok kötü bir politika sonucu bu can biten araziler, mermer ocağı, termik santral, çimento fabrikası gibi kavramlarla katledilmeye çalışılmaktadır.

Ülkemiz dünyanın en kaliteli mermer yataklarına sahiptir. Bunların teşvik edilerek işlenmesi ile büyük bir döviz girdisi sağlanabilir. Ama tarıma zarar vermeyecek, yerleşim yerlerine zarar vermeyecek bölgeler varken kolaycılığa kaçılmakta ve gözler tarım arazilerine dikilmektedir.

Kim bu kararları veriyor, hangi amaçla bu kararları veriyor, Devlet Kurumları pek çok izne tabi olması gereken bu tür işletmelere nasıl göz yumuyor anlamak mümkün değil.

Bunlar geleceğimizin katlidir.

Gözümüzü bu toraklarda açtık. Dizlerimizin üzerinde yolma yolduk, gırtlağımıza kadar çamurlara batarak tarla suladık, gün geldi kuraklıkla karşılaşıp avuçlarımızla kavrulmuş ekinlerden rızkımızı aradık. Ellerimiz nasır oldu, toprağı alın teri ile suladık.

Şimdi masa başında ayağı toprağa değmemiş, buğdayın ağaçta, mercimeğin kavakta, fasulyenin saksıda yetiştiğini sananlar karar verip güya sanayi ve maden sektörüne yol açıyorlar. Öyle bir tesisten elde edilecek katma değerin binlerce katı toprakların verimden düşmesi nedeni ile insanlığın kaybı olacak ve yüzyıllarca o araziler tekrar verim vermeyecektir.
Bölgede çalışmaları bölge köylüsüne rağmen endişe ve telaşla yapan işletmeciler de bilmelidir ki o bölge köylüsünün o topraklara döktüğü alın teri onlara zehir zıkkım olarak geri dönecektir. 

Yurdun çok geniş bir bölümünü kaplayan dağlarımızda, özellikle Toroslarda sayısız mermer yatağı açılabilir. Üstelik ne tarıma ne de yerleşime zarar vermeyecek alanlarda. Devletin sadece ulaşım faktörü ile işletmecinin işine gelen alanlara izin vermesi yerine, bu alanlara ulaşım imkanı sağlaması gelecek için çok yararlı olacaktır.

Çağları sıralarken, son çağa atom çağı diyenler, yavaş yavaş yeni bir çağın, Gıda Çağının açıldığı konusunda hemfikir olmaktadırlar. Gelecek yüzyıl insanların en büyük sorunu sadece karın doyurmak olacaktır. Zira tarım dışında hiçbir sektör ve medeniyet aç insanın karnını doyurmaz.

Bu sebeple bölge, günümüzün değil, geleceğin hazinesidir. Böyle bir gıda hazinesini basit bir ziynetle değişmek geleceği katletmek, aç kalmaktır.

Bir karışı için can feda edilen mübarek topraklarımızı kısa vadeli lüks kazançlar için feda etmek önemli bir hatadır.

Dileriz, Karalgazi gibi Karamanın tarım lideri olan bir köyümüz başta olmak üzere, altın değerinde topraklara sahip, Mesudiye, Mandason, İstisar, Yağmurlar, Sinci ve kısmen de Yollarbaşı ve Kâzımkarabekir arazilerini katledecek bu işletmeler için verilen kararlar daha vicdanlı bir biçimde gözden geçirilip iptal edilir.

 

  

 

 

 
toprak mermer gıda doğa koruma
Bu Haber 3805 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin