Karamanın Yeni Hizmetçileri
Ancak sağlam bir kadro ve liyakatli bir ekip ile tüm bu dağınıklığı toparlayabilirler.
Karamanın
Yeni Hizmetçileri
Bir zamanlar
genel kanaatler oluşarak bir kişiye zorla verilen görevler, günümüzde haraç
mezat, kapış kapış giden görevler oldu. Bu görevler için canhıraş çabalar
sergilenir hale geldi. Ekipler oluşarak günlerce o meşhur gâvurca ismi ile
kulis çalışmaları yapılır hale geldi.
O görevlerin
temelinde vatana, millete hizmet yatmaktadır. Allah’ın rızası ve kulların
refahı hedef alınmalıdır.
Ünü çoktur unu yoktur.
Özel
işlerinden, sağlığından, aile yaşantısından ve hatta gece uykularından fedakârlık
gerektirir…
Buna rağmen
pek çok kişi o görevlerin kendilerine verilmesi için çaba sarf eder oldu. Bu
görevlere getirilecekler seçimle görevlendirilecek olsa bile, kendisi aday
olmaz, çevresi aday gösterir ve onu ikna etmeye çabalarlardı.
Karamanımızda
da iki kişi bu sıkıntılı görevlere yeni seçildi. Birisi matematik kurallarını
devirdi. Çok yanlış davranışlarla, adaylığı kesinleştiği gün kendisini seçilmiş
gibi gören ve aşırı özgüveni ile yüzbinlerin en tepesindeki insanmış gibi davranarak
hareket edenler de bu seçime yardımcı oldular. Bu seçim halkın takdiridir.
Sonucu bizler de takdir ve tebrik ederiz.
Diğeri ise
Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı ve iktidar partisinin başkanı tarafından
seçildi. Üstelik bu görev için çaba gösteren veya çevresi tarafından aday
gösterilenler arasından, ismi sadece fısıldanan bir kişi seçildi.
Aslında her
ikisinin görevi de iğneli bir küfe içine doldurulmuş yumurtaları, yanardağ
üzerine gerilmiş bir halat üzerinden karşıya geçirmekten de zor. İşleri zor.
Meşakkatli, yorucu… Ağızları ile kuş tutsalar takdir edilmeleri belirli
kesimler tarafından imkânsız.
Aynı zamanda
da bir hassas denge üzerinde. Kimisi iş bekler, kimisi başka çıkarlar. Kimisi
yağlar, kimisi yağlanmak ister… Kimisi boş vakitlerinde uğrayıp “naber
bizimoğlan” demek ister. Kapsının önüne asfalt-kaldırım-park bahçe ister. “Sana
boşuna mı oy ve destek verdik. Benim çocuğuma iş ver” diye kapıya dayanır. Hele
o insanı sarhoş edip başını döndüren sihirli “Başkanım” kelimesi yok mu ya?
Öbür tarafta
halkın genel sorunları vardır. Gelecek nesiller için hazırlanması gereken
keşmekeş yapıda bir şehir de hizmet beklemektedir. Geçmiştekilerin
hazırladıkları ama yukarıdaki sebeplerden uygulama fırsatı bulamadıkları güzel
projeler uygulanmayı beklemektedir.
Tüm bunların
ötesinde kapitalizmin çarklarını çevirme konusunda işbirliği yapmış, bu konuda
uzmanlaşmış, çıkarda tekelleşmiş, şerde tröstleşmiş ekipler de devreye
gireceklerdir. İmar düzenlemesi, ihale, muhtelif çıkarları için yolların
açılmasını da isteyeceklerdir. Bunun için abalarının altında kalın sopaları,
yan ceplerinde fotoğrafları, minicik hafıza kartları ve telefonlarında kayıtlı
dokümanları da hep olacaktır.
Sayın Abidin
Çağlayan Bey’i tanırız. Severiz. Kayıtsız şartsız da güveniriz. Geçmişte
beraber yürüdüğümüz dönemlerde yanlış adımını görmedik. Noter olduğu için adı
adaylar arasında fısıldandığında pek ihtimal vermemiştik ama oldu… Hayırlı
olsun.
Sayın Savaş
Kalaycı Bey’i de kampanya döneminde uzaktan takip ettik. Kişisel görüşme imkânımız
olmadığından şahsi fikirlerimiz oluşmadı. Biraz ateşli bir yapısını, aşırı zekânın
yansıdığı konuşma tarzına şahit olduk. Seçimden sonra bir konser programındaki
halinden de sanki hizmet döneminin sonuna gelmiş bir yorgunluk ve dağınıklık
içinde gözlemledik.
Peki, bu
önemli görevlerdeki iki Karaman Evladı bu işlerin üstesinden tek başlarına gelebilir
mi?
Hayır…
Kesinlikle gelemezler. Mümkün değil… Ancak sağlam bir kadro ve liyakatli bir
ekip ile tüm bu dağınıklığı toparlayabilirler.
24
saatlerine 48 daha ilave etseler, her yere ışınlama yolu ile gitseler yine de
olmaz. Yetişemezler, başaramazlar.
Peki, çözümü
ne olmalı…
Yukarıdaki
olumsuzlukları def edecek çok basit sistemler vardır. Onları uygulayarak
vakitlerini ahbap çavuş ilişkilerinden ve kişisel çıkarlara yönelik
görüşmelerden temizlemeleri, sadece toplum yararına hizmetleri hedeflemeleri
gerekir.
Bu aşamayı
en az kendileri kadar liyakatli,- resmi görevi olsun olmasın - sınırlı sayıdaki
bir ekip oluşturarak desteklemelidirler.
Geçmişte
kılavuzları yüzünden burunlarını bir türlü temizleyemeyen –belki de temiz
karakterli- kişileri örnek almalıdırlar.
Her
duyduklarını mutlaka teyit ettirmeleri, delilsiz, kanıtsız hiçbir yargıya
varmamaları gerekir. Yanıltıldıklarını anladıklarında iş işten geçmiş olacaktır.
Abaların altındaki sopalara ve yan ceplerdeki dosyalara meydan okumalı, yakın
liyakatli ekibi ile bu saldırılara dik durabilmelidir.
Bu güne
kadar kurulmuş, iktidar olmuş, büyüğün büyüğü siyasi oluşumlardaki kişiler bu
gün neredeler? Halkın gönlünde olan sadece bu şehre, bu halka hizmet eden ve
sadece Allah Rızasını hedefleyenlerdir.
Gücünü,
yetkisini kişilere, guruplara, siyasi yandaşlarına ve çetelere hizmet için
harcayanlar, haşa ilahlık taslayanlar, en kısa zamanda mahvolmuşlardır. Hele
bir de nefsini yenemeyip, nefsinin arzuları ile küçük dağları yarattım havasına
girenler bu gün caddelerde yürüyemez haldedirler.
Önce çalışma
takvimlerini düzene koyacak çok sağlam bir ekip, sonra olumsuzlukları tespit
edip, bu olumsuzluklara mükemmel çözümler ve projeler uygulayacak bir ekip, en
sonra da bunları uygulayacak sağlam bir kadro ile bu işler kolay halledilir.
Tüm bunlar
halkın gözü önünde şeffaf ve sıcak bir yaklaşımla yapılırsa, kişisel menfaat
bekleyenler de dahil herkes mutlu olacaktır. Başarı da böyle sağlanır.
Dileriz
gücünü hızla yitirmekte olan iktidar partisinde, her birisi bir öncekinden daha
çirkin dedikodu, iftira, zan, gıybet ve sürtüşmeler bu tür çalışmalarla biter.
Dileriz
olumsuzlukları yenip de bir türlü verimli çalışamayan diğer belediye
başkanlarının eksikleri bu dönem tamamlanır.
Düzgün bir karargâhtan
yönetilen Savaş, Çağlayan misali gelen destek ve çalışmalarla Kadim Karaman
için bir şans olur…









