Karamana Olgunluk ve Birlik Yakışır…

01 Nisan 2019 12:47

Karamana Olgunluk ve Birlik Yakışır…

Zaman makinesi henüz icat edilmedi. Birkaç ay öncesine dönmek, o günleri tekrar ve hatasız yaşama şansımız yok.

Hatalarımız ve yanlışlarımız neticesinde kaybettiklerimizi ve uğradığımız zararları telafi olanağı da yok.

5 kişilik yarışta bir kişi birinci gelmiş ise diğerleri elbette kazanamayacaktır. Ama gerçekten kaybetmiş midir. Zaten olmayan bir şey nasıl kaybedilsin. Sadece kazanılamamıştır.

Bu seçimlerde dikkatimizi çeken ve belki de beklemediğimiz en belirgin sonuç, CHP, SP, ve İYİ Parti adaylarının aldıkları oyların çok az olması oldu. Takdire şayan kişilikte 5 aday bu yarışta Karamana siyasi seviye kattı. Bu üç adayımız da gerçekten iyi çalışıp kendilerini güzel ifade ettiler.

Ama seçim favori görülen iki aday arasında başa baş geçti. Oy farkı ve yüzdelik gerçekten çok az.

Bu noktada seçimden ikinci çıkan partinin, sonuçların tekrar gözden geçirilmesi talebini kınamamak gerekir. Doğal bir yaklaşım ve hukuki bir haktır, kullanılacaktır. Matematik işlemlerinde mutlaka sağlama yapılmalıdır.

Aslolan ondan öncesi ve sonrasıdır. Kesin sonuç resmi olarak açıklandıktan sonra olgun insana yakışan tebrik ederek helalleşmektir. Kaybetmeyi hazmetmek erdemdir.

Kazanmayı hazmetmek ise çok daha büyük bir erdemdir.

Daha 24 saat geçmedi ama Savaş Kalaycı ve Oktay Yılmazın bu konudaki yaklaşımları çok olumlu. Ne var ki seçim galibiyetine odaklanmış tabandan, nadiren de olsa çok sivri sosyal medya paylaşımları olmuyor değil. Dileriz parti kurmayları bu tür söylemlerin partiye ve topluma zarar vereceğinin bilinci ile ikili görüşmelerle bunların önüne geçerler. Fincanı taştan oyarlar türküsü aslında şöyle olmalıdır: “Fincanı taştan oyarlar, olgun ol ki seni insanı kâmil yerine koyarlar”

Şimdi bir furya başlayacak, bir tebrik furyası… Gitti başkanın 3 ayı. Sonrası bu üç aydaki yaşananlar alışkanlık haline dönüşecek ve her saniyesi hizmet için altın kıymetinde olan zaman harcanıp gidecek, bir de bakmışsınız süre dolmuş. Geçmişte aynı ile vakidir.

Bir teklif: Çiçek, çelenk ve hediye kabulü yapılmayacak, dileyenler Mehmetçik Vakfı, Karaman Özel Eğitime Muhtaç Çocuklar Derneği gibi birkaç dernek arasında paylaştırılan fona bağış yapabilsinler. Tebrik ve kabul için de haftada bir-iki gün bir saat Belediye Meclis salonu kullanılsın ve toplu kabuller yapılsın. Geri kalan zaman da adaylık sürecinde açıklanan projelerin hızla hayata geçirilmesine harcansın.

Seçim sonrası için söylenecek şeyler çok daha fazla, ama söylemek için vakit var. Bu baş döngünlüğünde araya kaynamasın.

Peki, seçim öncesi?

Karaman siyasi olgunluğunu, adaylar da vakarını ortaya koymuş, seviye korunmuştur. Bu örnek güzel bir örnektir. Tebriği hak ediyor.

Kazanamamanın sebepleri, kazananın sebeplerinden daha çok ve barizdir. Kazananı aslında kaybeden kazandırmıştır.  

Konya’da görev yapan, fikirlerine kendimizden daha fazla güvenip kıymet verdiğimiz, bir akademisyen sıfatı da olan dostumuz, kazanamayan bir aday ile ilgili arayıp, sahip çıkmamızı telkinle çok büyük övgüler, methiyelerde bulundu. İnanamadık. Terledik bunaldık.

Tespitlerimizi, gördüklerimizi, şahit olduklarımızı anlattık. Hataları ve eksikleri sıraladık. Başımıza gelen müşahhas kötü hadiseleri bile gizleyerek sadece temel birkaç sosyal olumsuzluğu paylaştık. Bu sefer hayret nidaları dostumuzdan geldi. “Nasıl olur? Bu hataları yapacak birisi değildir…”

Yaptırırlar dostum. Yaptırırlar… Bilmediği konuları biliyormuş gibi davranan, bilmediklerini de bilmeyenlerin telkinlerine göre uygulamaya kalkan birisine olmadık hataları yaptırırlar.  Üstelik onun haberi olmadan, onun adına birilerine çatarlar, vaatler veririler, gelecekle ilgili dikkatlerini çeker ve hatta iftira ederler. Tüm bunlar da onun hanesine eksi puan olarak yazılıverir.

Arşın, endaze, çelik metre hazır iken, atlayışı gösterip ikna etmek yerine hep “Ben Halep’de kırk arşın atlardım” edebiyatının, ya da rakiplerin aslı astarı olmayan saçma konularının ispatı için zaman harcayarak gerçek kişiliğini anlatmaya fırsat bulamaz ise hata yapar, yaptırırlar.

İlkokulda başka şeylerle meşgul olurken, çevremizi tanıyalım, vatandaşlık, Türkiye’nin idari yapısı, bir şehrin sosyal dokusu konularını atlamışsa, testiyi kıranların çıkardıkları çınçınlı seslere aldanıp testi dolduranları dirseği ile itmişse yaptırırlar.

Kazanılamayan bir seçim bir açıdan da teşkilat sorunudur. Teşkilat dışarıdan göründüğü gibi toz şekeri kadar darmadağınık değilse, elbette kendi içinde bir değerlendirme yapacak, bir karara varıp uygulayacaktır.

Karaman hizmet açlığı çekiyor. Yatırım, proje açlığı çekiyor. Hepsinden önemlisi kültür ve sosyal dayanışma açlığı çekiyor. Bunları yapabilmek için illa ki Belediye başkanı olmak gerekmiyor. Aktekke Meydanında bankta oturan Mehmet Ağa bile bu sorumluluk altında. Eğer birikimi liyakati olsa canını bile verecek bu topraklara. Olan da illa mevki makam koltuk düşünmeden, siyasi, tasavvufi bir bağlantı gözetmeden bu hizmeti yapabilir. Aktekke Meydanı var ise Hodri Meydan da var…

Madem bir ittifaktan bahsediliyor. Madem ki birlikteyiz, biriz mesajları veriliyor. O zaman parti sembolleri ve isimleri bırakın tabelalarda kalsın ve Karaman Evlatları kol kola girerek bir hizmet atağı başlatsın.

İlla bir isim kullanılacaksa A partisi B partisi değil Karamana Cumhur İttifakı bir bütün olarak hizmet versin.

 

 

 


 
seçim. belediye başkan siyaset liyakat
Bu Haber 2717 defa okunmuştur.
 
Yorum Ekleyin