Günlerdir Beklenen Gün Geldi
“Elbette Karaman bizimse hizmetin her noktasında oluruz”
Günlerdir beklenen gün geldi.
Yarın kafa kâğıdımızı kapıp Yem Sanayi İlkokulu’nda
vatandaşlık görevimiz yapacağız.
Gazeteci-Yazar olarak hep zor bir durumda kalırız. Bir
siyasi kanaatlerimiz vardır, fikirlerimiz inançlarımız, güvenimiz vardır, bir
de gazeteci olarak tarafsız ve adil olma şartımız.
Yazılarımızda, TV programlarımızda ve hatta kamu
alanlarındaki konuşmalarımızda ne kadar tarafsız adil olmaya kalkarsak o kadar
da hayret uyandırırız. Sık sık “Yapma, etme, bunu nasıl söylersin” gibi hayret
nidaları duyarız.
Ama olması gereken budur. İnandığımız, güvendiğimiz yapıyı
savunma hakkımız sadece gerçeklerle sınırlıdır. Onu eleştirme mecburiyetimiz de
gazeteci-yazar kimliğimizin ilk emridir.
Elbet bizim gönlümüzde de bir aslan yatıyor. Biz de bizi
yönetecek kimseye oy vererek tercihimizi koyacağız.
Takdir ettiğimiz kişiye ve partiye oy vereceğiz belki ama,
ben buradan oy veremeyeceğim diğer adayları ve onların parti teşkilatlarını da
kutlamak isterim. Hem de canı gönülden.
Ankara bu seçimlerde dozajı çok yüksek tuttu. Adeta bir
kavga ortamı oluşturdu. Ama Karaman bu havaya yelken açmak yerine saygı perdesi
ile engel oldu.
90 lı yılların başlarında aktif siyasette, uygulayıcıların
ve fikir üretenlerin içinde bulunduğumuz Karaman siyaset platformunun etkileri
hala devam ediyor. O tarihlerde tüm siyasi partiler sık sık toplanır, iktidarı,
muhalefeti veya mecliste gurubu bulunmasa bile tüm siyasiler, Karaman konuşur
ne yapılması gerektiğine birlikte karar verirdik. Bu kararlar belediye
başkanları ve valilerin yolunu açar Ankara’dan gelecek hizmetin kalitesini
arttırdı. Başka Partiden de olsa Belediye Başkanı için iktidar il teşkilatı
yardım ve desteğini esirgemezdi.
Karaman’da ilk defa tüm adayları bir açık oturumla halka
tanıtan TV programlarına imza attık. Ferman Gazetesi, Gazeteciler Cemiyet
Başkanı ve GSRT yöneticisi olarak çok sayıda seviyeli ve verimli programlar
gerçekleştirdik. Vatandaş adayları daha yakından tanıdı. O günden sonra da tüm
adaylar hiçbir zaman halkın karşısına birlikte çıkmadı. Kimse böyle bir
etkinliğe imza koymaya cesaret edemedi. Ama her program son derece olgun,
seviyeli, saygılı ve verimli idi.
Yıllar önce başlayan bu siyasi olgunluk etkilerini hala
göstermekte. Adaylar, hedef alıp rakiplerini yıpratmak yerine kendilerini
tanıtan çabalara ağırlık verdiler.
Nadir de olsa alt kademe, aday çevresi ve hısım akrabalardan
densiz yaklaşımlar olsa da o kadar cehaleti de artık yok saymak ve toplumun genel
yapısına bağlamak gerek.
Peki, kampanyada böyle davrananlar pazartesiden sonra ne
yapacaklar.
Her seçimde söyledik bir daha yineleyelim. Sandıktan kim
çıkarsa çıksın diğer adaylar da belediye yönetiminde etkin olmalıdır.
Bu noktadan geçmişin güzel bir anısı olarak Ertuğrul
Çalışkanı tebrik edip alkışlamak lazım. En güçlü aday adayı iken, Kamil
Uğurlunun kesin adaylığının arkasından geçirdiğimiz kısa şok sonrası bu konuyu
önerdiğimizde saniye düşünmemiş, “Elbette Karaman bizimse hizmetin her
noktasında oluruz” demiş ve Kamil Uğurlu ile aynı ekipte hizmete devam
etmiştik.
Her biri nezaket, hoşgörü ve Karamana yaklaşımları ile
kendisini ispat etmiş adayların gelecek beş yılda diyaloglarını sürdürüp ortak
hizmet ekibi olmalarını diliyoruz.
Yine bu güne kadar faydalı hizmetleri ile Belediye
Başkanlığı yapmış, Meclis Üyeliği yapmış değerli Karaman Evlatları ile zaman
zaman bir araya gelip tecrübe ve deneyimlerinden istifade etmek gerekmektedir.
Kişisel sözümüzdür: Oy verelim vermeyelim seçilen Belediye
Başkanı için tam destek ve yardıma hazırız. Demokrasi bunu gerektirir. Ama
başta da belirttiğimiz gibi görevi toplunum yücelmesi olan gazeteci-yazar
kimliğimizle elbette olumlu eleştirilerimizi ve kamuoyunun fikirlerini basın
yolu ile nakil hakkımız bakidir.
Bu arada kısacık da bir notu iliştirmekte yarar görüyoruz:
Seçimin hemen sonrası başlayacak:
“Kutlama, çiçek, hayırlı olsun, geçiyordum uğradım, naber
bizimoğlan, ben de çok çalıştım sayemde buradasın haaa, iyi ki bizden sen
seçildin bak bir çay içecek kapımız oldu, benim oğlana benim kıza iş, eh artık
bizi de görür kollarsın, benim arsanın imar işi” yaklaşımlarına daha ilk günden
tavır koyan düzen getiren aldığı oyu helal ettirir.
Belediye hizmeti zor, meşakkatli, engeli çok, zamanı
sınırlı, fikirleri çok geniş, kişisel yaklaşımlara çok açık bir hizmettir. Daha
ilk günden bunlar araya karışınca, bunlar bir alışkanlık haline dönüşür. O bina
belediye kahvehanesi olur.
Hala merak ediyorsunuzdur kime oy vereceğiz. Etmeyin. Biz
kimsenin oyunu merak etmiyoruz. Şu uzun fani ömrümüzde siyasetin göbeğinde iken
bile merak etmedik. Kimseye ama hiç kimseye de şartlı oy ver teklifinde ve
telkininde bulunmadık. Herkesin aklı fikri izanı var. Seçim sistemi de Başkan,
Meclis ve İl Genel olarak farklı tercih sunacak nitelikte. Yeter ki körü körüne
değil haklı gerekçelerle oyumuzu kullanalım. Yeter ki pire için yorgan
yakmayalım, yeter ki dost kazansın diye temmuz sıcağında yün yorgan almayalım. Ama
mutlaka oyumuzu kullanalım. Sandığa gitmemek ya da boş oy atmak vatandaşlık
değildir.
Seçimlerin hayırlı uğurlu olmasını, Karamanımıza parlak ve
aydınlık yeni ufuklar açmasını, hizmet dolu bir beş yılın başlangıcı olmasını,
liyakatli yöneticiler nasip etmesini dileriz.
Oy vereceğimizi takdir ederek oy verip seçimden sonra
kazanır ise kutlayacağız, ama peşinen oy vermesek bile diğer dört değerli
adayımızı candan gönülden kutlar, başarılar dileriz…









