Corona ve GAZOZ
Gazozuna bahse girerim ki SİZ O CORONO BELASINDAN KENDİNİZİ KORUYAMAZSINIZ.
Corona ve Gazoz
Olimpiyattan
dönen sporcuları taşıyan bir uçak arızalanır. Düşmesi kesinleşir.
Pilot hostesleri çağırır.
-Düşmemiz
kesinleşti. Hızlı bir şekilde uçağı tahliye etmemiz lazım. Deniz üzerindeyiz.
Alçaldık yeteri kadar. Yolcular atlarsa kurtulma şansları çok yüksek. Uygun bir
dil ile yolculara izah edip atlamalarını sağlayın
der.
Hostesler
yolcu bölümüne geçip durumu söylerler. Herkes can yeleklerine sarılır ve
kuşanır. Ama herkes korkmakta atlamak için tereddüt etmektedir.
Hosteslerin
en cadaloz olanı İngilizlerin bulunduğu bölüme gider ve der ki:
-Aşağıda
verimli araziler, büyük maden yatakları ve cahil bir halk topluluğu var. İşgal
edilmeyi bekliyor.
Tek bir İngiliz
kalmaz. Atlar.
Sonra Rusların
bölümüne geçer.
-Size kötü
bir haberim var. Rusya’da ihtilal olmuş. Koyu bir kominizim ilan edilmiş.
Daha cümlesi
bitmeden tek bir Rus bile kalmaz.
Fransız kafilesi
bayanlardan oluşmaktadır. Onlara seslenir:
-Altımızdaki
denizde sadece 3 dk yüzebilirseniz bir adaya ulaşacaksınız. Erkekleri çok güçlü
ve çok da yakışıklı.
Bir tek
Fransız kadını kalmaz atlar.
Amerikalı ve
Türkler kalmıştır. Amerikalının işi kolaydır:
-Aşağıda bir
Müslüman ülke var. Mezhep çatışması çıkarmaya çok uygun. Üstelik müthiş petrol
yatakları var. Yüzbinlerce tecavüz edilecek kadın, öldürülecek çocuk var.
Gençleri size benzemek için çırpındığından karşı koymaz. Onlara da yeni işkence
metotlarını uygularsınız.
Amerikalılar
durur mu. Yarısı can yeleğini bile unutur atlar.
Türklere
döner. Bir de ne görsün bir iki kişi hariç can yeleklerini bile giymemişlerdir.
Üstelik 2 şer üçer tane almış ve diğer hosteslerden daha istemekte ve onları
yetersiz can yeleği var diye eleştirmektedirler.
Hiç bozuntuya
vermez. Saçlarını arkaya atar. Cilveli bir hava takınır ve şuh bir sesle
seslenir.
-Siz Türkler
var ya siz Türkler… Gazozuna bahse
girerim ki o can yeleklerini giyip bu uçaktan atlayamazsınız.
Elbette
gazozu kaybeder. Tek bir Türk kalmaz. Saniyeler içinde hepsi atlamış ve
kurutulmuştur. Bir süre sonra jetonları düşmüş ve o hostesi aziz ilan edip
heykellerini her meydana dikmişlerdir.
Fıkra bu ya...
Sağlık Bakanı
yanlış yapıyor. Uykusuzluktan kızarmış gözler, elem keder ve stresten mahvolmuş
yüreğini gizleyen bir yüzle çıkıp saatlerce yalvarıyor.
Yanlış.
Yapacağı tek
şey var. Ekranlara çıkıp:
-Sevgili
vatandaşlarım. Bu virüs size kafa tutuyor. Çok da güçlü. Ben onu iyi tanırım. Canınıza
okuyacak. Gazozuna bahse girerim ki SİZ O CORONO BELASINDAN KENDİNİZİ
KORUYAMAZSINIZ. Maske takıp, mesafeye dikkat edip, temizlik yapmazsınız. Hem de
bahsi yükseltiyorum bir kasa gazozuna…
Bir ayda
Türkiye’de tek bir coronolu hasta kalmaz…
Hasan ÖZÜNAL
Gazeteci - Yazar









