Türkiye’de Siyasi Yargı Sistemin olduğunu biliyor musunuz?
Ya, Siyasi Savcıların. Siyasi Mahkemelerin ve bu mahkemelerin on milyonlardan
oluşan jüri heyetinin. Bu mahkemelerin verdiği kararlarında çok kesin, itirazı
mümkün olmayan kararlar olduğunu. Üstelik dünyanın en adil kararlarını
verdiğini biliyor musunuz?
Elbette biliyorsunuz dur da farkında değilsinizdir. Mutlaka
bu sistemin bir parçası ve bu sistemde rol sahibisiniz.
Jüri seçmenler, savcılar siyasi yorumcular ve kamuoyu
liderleri, siyasi polis de bizzat yine seçmenlerin arasındaki sağduyu sahibi
kimselerdir. Jüri kararını sandığa attığı oylarla belli eder.
Mükâfat iktidar, ceza muhalefet, en ağır ceza da barajın
altına atmaktır.
Şu günler bu sistem en yoğun çalışmasını yapıyor. Siyaset
çalışıyor, hatalar yapıyor, sistem yargılıyor. 30 Mart günü Büyük Jüri kararını
belli edecek.
Bu sistem son yıllarda çok daha bilinçli çalışıyor. Biz
yapmadık, biz planlamadık dese de CHP nin gezi olaylarını tertiplediğini
delilleri ile tespit etmiş durumda. Üstelik suç ortağı olarak da kimleri yanına
aldığı, o suç eyleminde kimlerin CHP ye destek verdiğini itiraz hakkı olmayacak
biçimde biliyor.
Kimlerin isimlerinin başına TC, Çapulcu Ayyaş yazdığını,
neden yazdığını tespit etmiş durumda.
Kimin yalancı şahitlik yaptığını, kimin jüriyi yanıltmak
için hangi taktikleri kullandığını iyi biliyor.
Üstelik hiç olmayacak şeylerin bu memlekette gerçekleştiğini
de, vereceği kararda göz önüne alacak. Daha dün zıt kutup olanlar, birbirlerine
düşman olanlar, bir birlerini yok sayanlar, vatan haini ilan eden, halk
düşmanı, faşist, irticacı, yobaz, gerici, çağ dışı ilan edenler aynı siyasi cephenin
üyesi olarak faaliyet gösteriyorlar. Üstelik vatandaşın duygularını, iyi
niyetini, yufka yürekliliğini gasp etmeye yönelik çalışmalar yapıyorlar.
Devleti yıkacak her türlü girişime karşı can vereceğini bas
bas bağıranların ve Devletçi olanların, Devletin güvenlik güçlerine sapan,
patlayıcı atmak üzere kandırılıp, meydanlara sürülen ve o hengamede bir darbe
ile yaralanıp vefat eden gencecik bir insanın adı üzerinden bile siyaset yapacak kadar büyük suç işledikleri,
mahkeme kayıtlarına geçti.
İrticayı suç, emperyalizmi canavar sayanlar, tarikat
liderlerinden emirler almaya başladılar. CIA, mossad ve AB gibi canavarların
Türkiye üzerindeki oyunlarında gönüllü suç ortaklığı yaptıkları da artık su
götürmez gerçekler olarak jürinin değerlendirme kriterleri arasında.
Bir zavallı müdürün “İsviçre Bankalarında hesabı var”
iddiasına, Türkiye gibi büyük bir ülkenin Başbakanına yakışmayacak sözleri
söylediği için Başbakan hakkında da notunu aldı jüri.
Karaman’da, bir
önceki dönem zapt edemediği şaşkınlardan ders almayıp, bu dönem de, Meclis
listesini kargaşalı, dışarıdan kumandalı ve liyakatsiz hazırlayan Karaman Ak
Parti Teşkilatını da not etti elbet.
Bu güne kadar Karaman Kamuoyu ile geçimsizliğinden, bir dönem
Belediye başkanlığını kazanarak çok kötü bir yönetim sergileyen MHP nin
suçlarını karartmak adına, Ali Pınarbaşı’yı sütre olarak kullandığının da
farkında.
CHP nin “Halk” tan uzaklaştığının, yapacakları hizmetler
için bir vaadinin bulunmadığının, tüm siyasi söylemlerin lâfebeliği olduğunun,
kavga siyaseti ile işi götürmeye çalıştığının farkında jüri. Yine jürinin
kanaatine göre Karaman’da CHP nin seçim kazanma imkânı olmadığından, potansiyel
adayların geri durmakta ve bu işe hevesinden dolayı mevcut adayı öne sürmekte
olduğu kanaatinde. Ancak bu halin samimi olarak farkında olmayan Aday ve
teşkilatın birkaç mensubu, canla başla ve özveri ile çalışarak, güç
kazandıkları da siyasi mahkeme heyeti tarafından gözleniyor.
Bakan Elvanın Karamana sık sık gelerek kendi memleketini
yatırımlara boğarak oy toplamaya çalıştığı, Bakan olarak kabinede memleketinden
yüksek oy alarak rahatlamak istediğini de tespit etmiş durumda.
Şimdi sistemin dedektifleri ve olay yeri inceleme ekibi
karar öncesi birkaç delil peşinde. Savcılar baskı yapıyor ki çabuk bunlara
ulaşın. Eğer bu delillerden bir kaç tanesine karar aşmasında ulaşılırsa bazıları
için yandım gülüm keten helva…
Bu sistemin bir kötü tarafı, verilen cezalara suçlular
pişkinleşiyor. Yüzsüzleşiyor. Zeytinyağı gibi üste çıkıyorlar. Bu güne kadar
muhalefet cezası almaktan yalamaya dönmüş olanlar oturup da “Biz nerde hata
yapıyoruz” sorusunu sormak yerine ertesi günü Siyasi Halk Polisinin gözü önünde
bariz suçlar işlemeye başlıyor.
Bu dönem, Jüri ağaç kesmeyi bahane ederek memlekette kaos
oluşturma girişimi olan gezi olaylarından dolayı, bu olaylara karanlık güçler
tarafından kandırılarak sürülen bir çocuğun ölümünden dolayı çıkarılmaya
çalışılan keşmekeşin, sapanların, Molotofların, kaldırım taşlarının,
Pensilvanya’dan alınan emir ve talimatların, halktan uzak kalmanın, plan proje
yerine kavga siyaseti yapmasının bedellerine bakalım yüzde kaç ceza kesecek.
Beddua, yalancı şahitlik, sahte delili üretme, vatanını düşmanlara şikayet etme
ve onlarla işbirliği yapma, hizmet ediyorum diyerek topluma düşman nesiller
yetiştirip, onları köstebek olarak devlet kademelerine yerleştirme, adam satma,
ihanet, dini kötüye kullanarak din kardeşim dediği kimselerin geleceğini
karartmaya çalışma gibi ağır ve kapsamlı suçlardan cezaları kaç misli
arttıracak.
Daha dün gırtlak gırtlağa olduğu CHP nin yanında onunla aynı
kararlara imza atan, aynı yöntemleri uygulayan, aynı suçları işleyen MHP nin
suç oranını acaba yüzde kaç arttıracak?
Başbakanın zaman zaman gergin konuşmalarını nasıl
değerlendirecek. Ağır tahrik ve iyi hali göz önüne alacak mı?
5 yıl süren yargılama sonucu işlenen iyi ve güzel fiilleri, iyi
ve güzel işleri, maddi ve manevi başarıları i göz önüne alacak, suçlarında
indirime gidecek mi?
Unutmayınız. Her birimiz bu siyasi mahkemenin bir jüri
üyesiyiz ve vicdani kanaatlerimizi iyi kullanarak net karar vermek zorundayız. Bu
vebalin altındayız.
 
seçim,
mahkeme,
jüri,
karar,
parti,
seçmen,
oy,