Şehrin Dinamikleri

Bir şehrin dinamikleri vardır. Bunlar akil kişiler, aydınlar, fikir adamları, iş adamları, ağırlıklı olarak da sivil toplum kuruluşu olarak adlandırılan dernekler, vakıflar ve odalardır.

11 Ağustos 2012 00:00

Bir şehrin dinamikleri vardır. Bunlar akil kişiler, aydınlar, fikir adamları, iş adamları, ağırlıklı olarak da sivil toplum kuruluşu olarak adlandırılan dernekler, vakıflar ve odalardır.

Bu dinamikler, yöneticilerin bir anlamda radarları ve yön tabelalarıdır. Tespitlerde bulunur, çözüm önerileri üretir ve bunları yöneticilerle paylaşır. Bu sistem ne kadar iyi çalışırsa o yöredeki başarı da o denli yüksek olur.

Karaman İl olurken gösterilen bu dayanışma büyük bir başarı getirmişti. Bu gün de Somali’ye verilen gönüllü destekte de bunu görebiliyoruz.

Bir takım işler planlanırken merkezi idarenin tespitleri yerinde olmayabiliyor. Onların bilgilendirilmesi ve iknası da bu oluşumlar sayesinde daha kolay olabiliyor.

Türkiye’nin idari yapısı Cunmhuriyet tarihinde bir türlü tam rayına oturamadı. Coğrafi, kültürel, ekonomik ve sosyal değerler bir araya getirilerek birimler oluşturulamadı.

Bugün Karaman’a İlçe yapılan Ayrancı’nın Ereğli bağı hala çok güçlüdür. Taşeli’nin önemli bir bölümü Alanya, Manavgat ve Gülnar bağlantılarını hala sürdürür. Kazımkarabekire çok yakın olmasına rağmen bu özellikler uyuşmadığı için pek çok köy Kazımkarabekire bağlanamamıştır. Ermenek her konumdan Karaman ile özdeşleşmiş ancak coğrafi bütünlük, zorlu şartlar nedeni ile bir türlü tam sağlanamamıştır.

Geniş bir açıdan bakılınca Mut ve Güneysınır da olumsuz örneklerdir.

Mut Karamanoğullarından bu yana Karamanla iç içedir. Hısımdır, akrabadır. Alışverişini Karamandan yapar. Hastasını Karaman’da tedavi ettirir. Yaz aylarında yayla niyetine Karaman’da tatil yapar. Karaman pazarlarına gelir, Karamanlılara pazarlarında yer açar.

Mesafe olarak bağlı bulunduğu ilden 3 kat daha yakındır Karaman. Galiverir ve işini bitirip dönüverir. Ama resmi bir iş için saatler süren masraflı yolculuklarla Mersine gider, bir yabancı olduğu şehirde işlerini zor zar halleder.

Güneysınır da öyledir. Yıllardır Karaman onların çarşısı pazarı, hastanesi, postanesi olmuştur.

Zaman zaman bu iki ilçenin de ileri gelenleri ile görüştüğümüzde tek bir dilekleri vardır: Karamanın bir parçası olmak.

Peki bunu kim yapacak?

Elbette bu şehrin dinamiklerinin öncülüğünde yöneticilerimiz…

Özel bir birim yok ki, “komşu ilçeleri ilimize bağlama birimi” adı altında faaliyet gösteren. Bu görev, bu dinamikleri oluşturan birimlein öncülüğünde gerçekleşmelidir.

Karşı fikir: Güneysınır’ı Konya milletvekilleri, Mut’u da Mersin milletvekilleri vermezler. Ne masal şey…

Geçmişte de onlarca il adayı var iken, zamanın Milletvekili Ali Pınarbaşı, bu dinamiklerden aldığı destekle Rahmetli Özal’ı çok kolay ikna etmişti. O zamanın ileri gelen siyasileri ve hükümet üyelerinin de bu destekte küçümsenmeyecek katkıları olmuştu. Rahmetli Özal “olacak” demişti ve olmuştu.

Bugünkü tablo farklı değil. Siyaseten güçlü bir Karaman var. Üstelik gerek Başbakanımızın, gerekse de Cumhurbaşkanımızın geçmişe dayalı ilişkilerden dolayı Karaman’a büyük sempatileri var. Bu iki güçlü isim bu iş olacak dediği zaman olmayacak bir kararı düşünemiyorum.

Ama onları ikna edecek, şehrin dinamiklerinin gücünü arkasına almış bir Vali, iki milletvekili oluşumuna ihtiyaç var. Bu güne kadar hep önerdiğimiz ama bir türlü oluşmayan bir platform Karaman’da başarı grafiğine tavan yaptıracaktır. İktidarı, muhalefeti sivili ve resmi görevlisi ile bu oluşuma acil ihtiyaç vardır.

Karaman dinamikleri, kumtan taştan, çerden çöpten, seviyesiz konularla meşgul edilmemeli, İlin uzun soluklu gelişimine yardımcı olacak, Karaman’a yakışır projeler için kafa yormalıdır. SEN-BEN sürtüşmesini çıkaranlara rağbet edilmemeli, küçük insanların ve küçük beyinlerin gündelik uğraşlarına kapılınmamalıdır.

Mut ve Güneysınır Karamana bağlanmayı bekliyor.

Karamanın çözüm bekleyen pek çok mega sorunu gibi…

 
karaman,  foto,  güzellik,  manzara,  kültür,  tarih,  belediye,  valilik,  ferman,  gazete,  basın, 
Kaynak :
Bu Haber 1607 defa okunmuştur.
 
 
Yorum Ekleyin