KARAMAN MÜFTÜLÜĞÜNDE NELER OLUYOR?

Onlar yüce dinimizi insanlara en güzel şekli ile anlatması gereken, branşında insanlara en güzel örnek olması gereken kişilerdir. Bu çalışmalar da bu konudaki en güzel uygulamalardır. Dileriz başlangıç olur ve tekil hadiseler olarak kalmaz.

28 Şubat 2013 00:00


 Türkiye’de herkesin ağzında bir sakız gibi çiğnediği bir kavram vardır: LAİKLİK

 

                Bilen bilmeyen, aklı eren ermeyen, işi olan olmayan bu kavramı sık sık dile getirir ve fikri kısırlıklarından kurtulmak için bu kavrama sığınanlar olur.

                Hatta öyle bir hale gelir ki bu kavram, dinsizlikle bir tutulur bazen.

                İdari yapı içinde Diyanet İşleri Başkanlığı da bu kavram nedeni ile topa tutulur.

                Karaman Müftülüğü de bu açıdan bakınca farklı uygulamalar içinde. Öyle ki bu farklı uygulamaları bir nebze anlayışlı bir gözle görürseniz BRAVO diye bağırmak gelir içinizden.

                Son zamanlarda gördüğümüz bu garip uygulamalardan bir kaçını sıralayalım:

                Karamanın bir köyünde, kasabasında veya mahallesinde bir cenazeye katılıyorsunuz. O üzüntülü, kasvetli ve sıkıntılı ailenin yanında birileri göze çarpıyor. Cenaze işlemlerine yardımcı olan, cenaze evine kadar gelip aşırlar okuyan, merhuma rahmet dilenmesine vesile olan dualar eden, tertemiz bir ruh halinde birlilerini görüyorsunuz. Merakla soruyorsunuz “bunlar kim” diye. Pek bilen olmuyor. Cevap yine onlardan geliyor. “Bizler Karaman Müftülüğü Taziye Ekibi olarak buradayız. Mevtaya Allah’dan rahmet diliyoruz. Karaman Müftülüğü olarak ailesine ve sevenlerine başsağlığı diliyoruz.”

                Bir hastanedesiniz. Deva arıyor, şifa bekliyorsunuz. Yine tertemiz görünümlü güler yüzlü tatlı dilli bir gurup beliriyor. Odaları sakin bir ilgi ile tek tek gezerek hastaların ızdıraplı anlarında onlara sıcacık bir geçmiş olsun diyorlar. Soruyorsunuz “bunlar kimler?” Cevap yine onlardan tevazu dolu bir ifade ile geliyor: “Bizler Karaman Müftülüğü adına buradayız.  Hastalarımızın ve yakınlarının sıkıntılarını paylaşmaya, onlara geçmiş olsun dileklerimizi iletmeye geldik”

                Yine bir toplantı duyuyorsunuz. ÇOK ÇOK ÖZEL… “Müftülük 29 projeyi hayata geçiriyor”

                Bunlara farklı uygulamalar dedik. Elbette garip karşılıyoruz. Alışık değiliz…

 Diyanet görevlisi ezan başladı mı cami kapısından giren, El Fatiha dedikten sonra da cemaatten önce camiden çıkıp giden bir eleman mıdır? Belirli günlerde kürsüye çıkıp insanları cehennemin nar-ı azabı ile haberdar eden, Cumadan-Cumaya, Bayramdan-Bayrama camiye geldiği için cemaati azarlayan kişiler midir?

                Elbette değildir. Onlar yüce dinimizi insanlara en güzel şekli ile anlatması gereken, branşında insanlara en güzel örnek olması gereken kişilerdir. Bu çalışmalar da bu konudaki en güzel uygulamalardır. Dileriz başlangıç olur ve tekil hadiseler olarak kalmaz.

                Yakın zamanda bu güzellikleri hayata geçirmeleri övgüye mazhar olsa da, aslında kurumun asli görevlerini hatırlayıp uygulamasıdır. Olması gereken de budur.

                Gazeteciliğimiz gereği tüm bu güzelliklerin yanında eleştiri yapmadan da duramayacağız elbette.

                “İltifat marifete tabidir” En güzel iltifatları hak etmekteler.

 Ancak bazı konuları da dikkate almaları gerekir.

                Bunlardan ilki halkla ilişkilerdir. Bir basın mensubu olarak Ramazanda uygulanacak programları sormak için irtibata geçtiğimiz bu kurumdan azarlanarak, çirkin ifadelerle cevaplandığımız günler de olmuştur.

                Bu güzellikler oluşmaya başladı ise bu güzelliklerden halkımızın da haberi olmalıdır. Bunlar tüm insanlarımıza duyurulmalıdır. Birkaç satırlık metinlerle bu çalışmaların kayma duyurulmasının sayısız faydaları vardır. Moral ve motivasyon sağlayacaktır. Kuruma karşı güven duyguları artacaktır. En önemlisi yalan yanlış öğrenilen Diyanet bilgilerinin adresi hakkında insanlarımız daha fazla bilgi sahibi olacaktır.

Yok, eğer bunlar tamamen göstermelik, kurum içinde bir takım raporlara işlenerek üst makamlara sunulup kariyer elde etmek amacı ile kullanılacak ise sözümüz yok! O zaman bu faaliyetler şimdi yapıldığı gibi kapalı kapılar ardında, basından ve kamuoyundan gizli saklı yapılmaya devam edilebilir. Diyecek bir lafımız yok…

 

 
diyanet,  müftülük,  karaman,  cenaze,  hastane
Bu Haber 1782 defa okunmuştur.
 
 
Yorum Ekleyin