|
Karaman
Bir koyundan bakarsanız görünmez, Bir denizdir, bir ummandır Karaman. Asırlardır tarih Karaman'da şekillenir, Karamanda bir yön buluyor zaman. Mevlana'dan hoşgörü alır, Yunus'dan sevgi Karamanın geçmişi geleceğimize derman, |
|
|
|
Hasan Özünal |
1995
Karaman tarih içinde altın sayfalar bölümündedir. Adı en
üstün medeniyetlerle anılmıştır. Özüne sahip çıkmasıyla, diline sahip
çıkmasıyla anılmıştır. Sevgi olmuş Yunus Emre ile, hoşgörü olmuş Mevlana ile,
bilim olmuş Piri Reis ile, Âlim olmuş Molla Fenari, Karabaş Veli ile
anılmıştır.
Karaman bugün başlayan bir hamle ile demokrasi tarihinde
Milli İradeye Sahip Çıkan İL olarak da anılacaktır.
Şehir güzel, yaşayan insanları da bu güzellikle uyumludur.
Bu güzel insanlar çirkinlikleri kabul etmez. Sadece kabul etmemekle kalmaz, tepkisini koyar. Bu gün de böyle bir güzellik başlatmıştır güzel Karamanın
güzel insanları.
Karaman insanı tepkisini koyarken taş, molotof atmaz. Bir
meydana toplanıp Milletin evlatlarından oluşan Devletin güvenlik güçlerine
sinkaflı küfür de etmez.
Olayları inceler, süzer, metanetle davranarak uygulanacak
yol haritasını belirler.
Bu gün de böyle bir yola çıkıyor Karaman. Otuzdan fazla STK hiçbir
ayrım gözetmeden bir masa etrafında toplanıp Demokrasiye, Milli İradeye,
toplumsal ve sosyal kazanımlara, fikir hürriyetine, demokratik yollardan
fikrini beyan hürriyetine ve özellikle de MİLLİ BİRLİĞİMİZE sahip çıkılması
yönünde ortak karar alabiliyor. Üstelik kayıtsız şatsız. Adı “KARAMAN MİLLİ İRADE PLATFORMU”
Bu 30 dan fazla STK ların üye sayılarına ve bu üyelerin
ailelerini de dahil ederek bakarsanız şehir merkezinin yarıdan çok fazlasını
kapsıyor.
Son günlerde insanları tanıyamaz olduk. Birbirleri ile kanlı
kinli olanlar, bir fitne üretebilmek için kol kola. Her gün yeni bir iftira,
yeni bir yalan. Aksi ıspat edilen iftira ve yalanın kamuoyunda öğrenilmesine
fırsat vermeden hemen bir yenisi ve daha da çirkini. Toplumun en hassas olduğu
dini duygularını istismar ederek bir Truva Atı misali içimize sızmış CIA ve
MOSSAD ajanları.
Karaman’da büyük nüfusu temsil kabiliyetine sahip gurubun
oluşturduğu “MİLLİ İRADE PLATFORMU”
altmış yılın en önemli demokratik hareketidir.
1950 den bu yana, ne zaman milli irade halkın bağrından
çıkıp güzellikler oluşturmaya başlasa birileri bu işe çomak sokarak, takoz
koyarak sorun çıkardı ve Millet gün görmedi.
O yılların kıt haberleşme imkânları ve devletin içine
çöreklenmiş gizli güçler nedeni ile kamuoyu oluşturmak çok kolaydı. Bir uyduruk
haber büyük yankılar uyandırıyor, bu yalana temiz yürekli insanlar kanıyordu.
Kanmayanlar da toplumsal yapımızdaki, Devlet Baba’ya saygı mantığı ile kapısını
kapatıp ağlıyordu.
Evet, ağlıyordu. 1960 da bebek, köpek davaları ile Harbiye
öğrencilerinin katledilerek kıyma makinelerinde çekildikleri, uçaklar dolusu para ile yurt dışına kaçtığı yalanları ile kandırılmaya çalışılan halkın
büyük bir bölümü bu dolmaları yutmasa da kapısını kapatıp gizli gizli
ağlamıştı. Yaşadık gördük.
Sonra gelsin muhtıralar, ihtilaller, Anayasa kitapçıkları,
parti kapatmalar, şüpheli başbakan, cumhurbaşkanı, parti lideri, askeri erkan,
siyasetçi, bilim adamı, yazar ve sanatçı ölümleri.
Öyle ya, bir sömürge, bir manda, bir müstemleke, bir uydu olan
Türkiye kontrolden çıkmak üzeredir ve raya oturtulması gerekir.
Emre itaat
etmeyen,
Çıkarlara hizmet etmeyen bir biçimde işler yaparak,
ekonomiyi bir noktaya getirip bırakmak yerine, çok daha güçlendirmekte,
Orduya ve güvenlik güçlerine Milletinin Evlatları olarak bir
yapı oluşturmaya kalkışmakta,
Maddi ve manevi değerlere yatkın işler yapmaya,
Kendi geçmişinden olan 20 ye yakın irili ufaklı devlet ve
toplulukla sıkı işbirliğine girmekte,
Savunma sanayisini güçlendirirken dışarıya olan bağımlılığı
kırmaya kalkmakta, gidip ta Çin’den füze sistemleri almaya yeltenmekte,
Etrafındaki yok edilmeye çalışan kardeş ülkelere yardım
etmekte ve onları uyandırmaya, yol göstermeye cüret etmekte,
İnsanlarının refah seviyesini arttırıp fikri hür vicdanı
hür, dünya ile bütünleşmiş, dönen dolapları artık fark ederek bağımsızlığının
kıymetin öğrenmiş nesiller yetiştirmeye başlamış,
Sanayide çığır açmış, dışalım – dışsatım dengesini lehine
çevirmiş,
Emperyalistlerin sömürgesi ve kanını emdiği ülkelere örnek
ve koruyucu olmaya başlamış, onların hükmettiği ülkelerin insanlarına kucak
açarak onları bağrına basmış,
Bir ÜLKE oluşursa nasıl sömürülür, nasıl manda, nasıl
müstemleke, nasıl stratejik ortak, küresel dünyanın bir elemanı olur.
Bunu yapan Adnan Menderes adında birisi ise koparın
kellesini. Necmettin Erbakan adında bir Molla ise başörtüsü, irtica, gericilik
deyin takın çelmeyi. Turgut Özal adında bir yeni yetmeyse son kahvaltısını
yapmasına yardım ediverin iş bitsin. 70 milyonluk bir köle ordusu, işçi güruhu
emrimizde kalsın.
Bu sefer bu iş uzun sürdü. 12 yıl oldu bir engel olamadılar.
Eh içerde de yıllardır iktidar özlemi ile yanıp duran, arada bir koalisyonlara
dalıp tam tadını alamadan ayrılan hatırı sayılır bir güç var. Oturun masaya
yazın bir senaryo. Verin figüranlara oynasınlar. Toplum zaten alışkın inanmaya
kanmaya.
Ama bu sefer öyle olmadı işte. Senaryoyu yazan da, oynayan da
suçüstü oldu. Çünkü bu Millet bu 12 senede bir nesil yetiştirdi. Fikri hür, vicdanı
hür. Medeniyetin tüm nimetlerini kullanabilen, siyaseti bilen anlayan,
sorgulayan, geçmişten dersler çıkarmış bir nesil. Bu nesil ağabeyleri olan bir
önceki nesil ile elbirliği yaparak köklü bir birliktelik sağladı.
Bugün adı Erdoğan olur, Gül olur, yarın Ali olur Veli olur
ama artık Türkiye’yi MİLLİ İRADEyönetmelidir. Kars’tan, Hakkâri’den, Antalya’dan Kırşehir’den, Yozgat’tan, Samsun’dan,
Adana’dan Maraş’tan, Balıkesir’den, Aydın’dan, Denizli’den, Çanakkale’den, Konya’dan,
Karaman’dan, Eskişehir’den, Erzurum’dan yani Vatanın her sathından insanlar,
tarladan, sürüsünün çobanlığından, fabrika hatlarından, balıkçı teknelerinden,
esnaf dükkanlarından, Milli Olan okullardan, maden ocaklarından, elleri
nasırlı, yüreği vatan ve millet sevgisi dolu olarak, çağdaş teknolojilerle
kendisini yetiştirip; yönetime talip olacak ve bağrından çıktığı HALK ona bu
yetkiyi verecektir.
Verdiği yetkinin de
takipçisi ve koruyucusu olacaktır.
Kim hangi senaryoyu yazarsa yazsın, hangi figüran, kötü adam
rollerini üstlenip oynarsa oynasın, artık bu Millet prim vermeyecek, pabuç
bırakmayacaktır. Aldanmış ve aldatılmış kardeşlerini de molotof, slogan, taş
atarak değil, demokratik yöntemlerle ve örnek olarak ikna edecektir. İyi
niyetini kullanarak içine sızan Pensilvanya Ajanı ve ona iyi niyetle kanmış
kardeşlerine de kapısını açık tutarak yanlıştan dönmelerine vesile olacaktır.
Karamandaki bu girişim asrın girişimidir. Siyasi
yönlendirme, bir siyaseti hedef gösterme ve bir siyasiyi tavsiye etme hareketi
değildir. Bir demokrasi örneğidir. Vatana Millete sahip çıkma örneğidir. Hak
aramanın medeni, demokratik yoludur. MİLLİ İRADENİN hakkaniyet içinde tecelli
etmesini sağlama hareketidir. MİLLİ BİRLİĞE yönelmiş tehditleri bertaraf etme
hareketidir.
Yalansız, riyasız, iftirasız, taşsız, sopasız, montajsız,
şantajsız, molotofsuz, fişeksiz, kurşunsuz, küfürsüz bir biçimde demokratik
hakların aranması ve temelde de yalın biçimde MİLLİ İRADENİN tespitine
çağrıdır.
Tüm Türkiye’ye örnek olacak bu uygulama için aklıselim
sahibi herkesin katkı koyması, destek vermesi gereken bir devinimdir. Karaman’a,
Karamanlıya, Türkiye’ye, demokrasiye ve Çanakkale Ruhuna yakışır biçimde…
 
seçim,
mahkeme,
jüri,
karar,
parti,
seçmen,
oy,
milli irade,
milli birlik,
STK