Ciyak ciyak bir sesle feryat
figan: “Abi bu adamların yaptıkları yetti artık. Bu bir cinayet, bu bir
katliam. Bunları beklemiyorduk. Bunların kılavuzları karga olunca kendilerini
de perişan ediyorlar.”
Alakası ne işin? El cümle anında o da çıkıyor:
“Sizin gibi ağabeylerimiz bu işe el atmalı, bunlara basın yolu ile hadleri
bildirilmeli”
Birkaç cümle ile Karaman Basının dışarıdan
görünüşü ve algılanışı bu…
A be
aslan parçası. A be inancı ile yaşantısı örtüşmeyen gariban. Daha dün on bin
basamaklı dünya merdiveninden maddi olan on basamağın birisini çıkıverince
başın fırıl fırıl döndü ve sarhoşluktan bir hal olmadın mı? Etrafını görecek
halin kalmadığı gibi, etrafına verdiğin zararlardan dolayı yanına yaklaşılmasına
bile fırsat vermedin. Daha dün arkanı toplayıp seni bir şekle koymaya çabalayıp
“acaba, ifadelerine sadık kalır da vatana, millete, Karaman’a, devlete ve
gelecek nesillere faydalı bir hizmet yapar mı beklentisi ile serum takviyesi
yapmıştık. İyi ki bir basamakçık atladın. Birkaç olsa Allah Esirgesin küllen
mahvolacakmışsın be zavallım.
Ömründe
bir kalemi eline alıp tek bir satır yazmadan, basının “B” sini gazeteciliğin “G”
sini bilmeden Karamanı yönetmek için, ortak bir hesaptan, öksüz, yetim ve
fukaranın hakkı dururken topladığı parsalarla, sizleri besleyen, beslerken de “bir
lokmaya bu kadar adamı satın aldım” diye kıs kıs gülenlerden yanlış
öğrenmişsiniz gazeteciliği.
Zafer sarhoşluğu
ile kırdığın küplerin altında kalanlardan haberdar bile olamadan, şimdi
kuyruğun acıyınca medet ummak gafletin bile seni ele veriyor.
O şikâyet
ettiğin, gaflet delalet ve de dostlarına ihanet içinde olan rakiplerin de
senden beter durumdalar. Daha 3-5 gün önce sosyal medya, Mayami Sahillerindeki
Conileri kıskandıracak fotolarınızla yıkılıyordu.
Yemezsin diye bilirdik. Öyle de
biliriz. Kefiliz. Yedirmez, Hz Ömer’i örnek alırsın bilirdik. Yanılmışız. Koltuk
sevdasına gözlerin kör kulakların sağır aklın ağır kaldı. Yiyenin ağzını
sildin. Elimde taze salatalık var, bir tutam tuz ver diyene devletin tuzluğunu
kapıp koştun. Şimdi onlar cop çıkıp da kafanda paralandı ise İlahi Adalettir.
Biz onları da yemez, yedirmez
bilirdik. Bir noktada haklısın. Gidip dağ bayır kılavuz aradılar. Tilkilerden korkup,
aslanlardan ürküp, kurtlardan ürperip kargalardan kılavuz tuttular. İnsanları
unuttular. O kılavuzlar da “Vatan Millet Sakarya, el yiyeceğine ben yiyim benim
de midem var ya” deyip, onları bir güzel kullandılar dedikodularına sebep oldularsa
o da onların küçüklüğü olsun.
Bu onların ilk ufalmaları değil
ki. Rabbim onlara her türlü doğal ortamı verdi, Millet onların ayaklarının
altına yatıp kaldırdı. Buna rağmen bir arpa boyu ancak büyüdüler. Hep bu
kargalardan…
Biriniz
etti biriniz buldu. Eden de bulur. Onarlın da bulacağı gün olacaktır. Allah
akıl fikir versin de sizleri de onları da esirgesin.
Tarihin,
hizmet edeceklere en büyük şansı tanıdığı günlerdeyiz. Bu şans payından, en
büyüğünü alması gereken Karaman’da, ne olur büyük adamlar çıksın da göreve
talip olsun. Ne olur görev verecekler, halı altlarını değil, yüksek rafların üst
basamaklarını arasınlar. Yoksa bu günler bomboş geçiyor.
Bir
toparlanma çabası içinde olan Karaman Basını da dileriz hak ettiği yere gelir,
kişilikli, seviyeli, başarılı, güvenilen, desteklenen, saygın konumuna kavuşur.
 
Vefa,
hata,
liyakat