ÇANAKKALENİN GÜNÜMÜZE TAŞIDIKLARI

Büyük zaferin yıldönümünü kutladığımız şu günlerde özellikle gençlerimizin coşkusunu göğsümüz kabararak izliyoruz. Toplumun her kesimi Rahmetli Atalarının maneviyatına sahip çıkarak onları rahmet, minnet ve şükranla anıyor.

19 Mart 2013 00:00

İstanbul’u Fetheden Büyük Sultan Fatih bir devri açıp, bir devri kapatmıştır. Basit bir tarihi olay değildir.

Çanakkale Zaferi de bir devrin kapanıp bir devrin açıldığı tarihtir. Sadece Türkler için değil, Dünya’ya örnek olacak bir savaştır.

Ne kadar anlatılsa, yüzlerce destanlar yazılsa da anlatması imkânsız şan ve şeref örneğidir.

Büyük zaferin yıldönümünü kutladığımız şu günlerde özellikle gençlerimizin coşkusunu göğsümüz kabararak izliyoruz. Toplumun her kesimi Rahmetli Atalarının maneviyatına sahip çıkarak onları rahmet, minnet ve şükranla anıyor.

Anmak, aynı zamanda da ders almayı gerektiriyor. Hem de değişen Dünya dengelerinin bizlere çok büyük sorumluluklar yüklediği günümüzde. Çanakkale Zaferi bilinçlenme yolunda çok net bir örnektir.

Gözlemlerimiz;, 12-18 yaş arası o bölgeye giden gençlerde ciddi bir değişim olduğu yönünde. Giderken bir turistik gezi, bir piknik havasında başlayan bu seyahatten dönen gençlerimiz,  daha bilinçli, şuurlu ve büyümüş olarak çıkıyor karşımıza.

                Bu nedenle eğitim sistemimiz içinde Çanakkale gezileri mutlak yapılaması gereken bir etkinlik olarak ele alınmalıdır.

                Bölgede yapılan yeni uygulamalar ve düzenlemelerle pek çok vurdumduymazlık da ortadan kalkıyor. Bunların yanı sıra Bakanlığın kontrolünde gerçekleşen kılavuzluk hizmetleri de ziyaretçilere Çanakkale ruhunun verilmesi konusunda büyük bir hizmeti gerçekleştiriyor.

                Çok sayıda ziyaretlerimizde bu kılavuzlardan edindiğimiz bilgiler ve onlarda gördüğümüz ciddiyet bu bölgenin başlı başına bir okul olduğu fikrini uyandırdı. Böyle bir seyahatte tanışıp dost olduğum Alan Kılavuzu Kardeşim Soner Özden’den edindiğim bilgilere göre bölgenin tanıtımı konusunda çok hassas ve ciddi bir eğitim veriliyor. Bu eğitim zaten onların en detay bilgileri, en verimli biçimde ziyaretçilere sunmasından da anlaşılıyor.

                Son yıllarda Çanakkale menüsü olarak üniversitelerimizde başlanan uygulama anlamlıdır. Günümüzde orta ölçekli bir ilimizin her gün çöpe atılan gıdaları aynı ölçekteki açlıkla savaşan bir şehrin insanlarını doyuracak niteliktedir. Yani ülke savunması için silah cephane ve teknolojik araç gereçten de önce karnını doyurma kaygısında olan Atalarımızın yaşadıklarından sonra bir yudum ekmeği, bir pirinç tanesini, bir kuru üzüm tanesini ziyan etme hakkımızın olmadığını gençlerimiz Çanakkale’den öğreniyorlar.

                Çok geniş bir coğrafyada yaşadığımız özgürlüğün bir avuç vatan toprağı olan Çanakkale Boğazına bağlı olduğunu Çanakkale’den öğreniyoruz.

                Savaşların büyük askeri güçlerle değil, sınırlı imkânların, iman, inanç, fedakarlık, sadakat, itaat, saygı, sevgi, hoşgörü, dayanışma ve sabır gibi değerlerle nasıl büyük bir güç haline geldiğinin bir kanıtı Çanakkale.  Bu değerleri kavrayan insanımızın başarısızlık için mazeret üretme hakkı kalmıyor.

                Esir ve onursuz yaşamak yerine, gelecek nesillerin bağımsızlık ve onurları için taşınan canın bile bir değerinin olmadığını gösteren bir levhadır Çanakkale. Basit menfaatlerin korunması adına manevi değerlerinden ödün vermeyi düşünenlere bu açıdan önemli bir örnektir Çanakkale.

                Benim köyüm, şehrim, bölgem kavramı yerine VATAN kavramının savunulduğu bir alandır Çanakkale. Gazze’den, Makedonya’dan, Çorumdan, Erzurum’dan Türk Bayrağının dalgalandığı her karış topraktan çağrılmadan koşan bir karış toprağın Vatanın ta kendisi olduğuna inanan insanların imtihanıdır Çanakkale.

                Eline diken batan yavrusunu, söz konusu VATAN savunması olunca ellerine kınalar yakarak davul zurna ile şahadete yollayan anaların fedakârlığıdır Çanakkale.

                Bütün bu özelliklerinin yanı sıra günümüz gençleri için de hayatı anlamanın bir tablosudur Çanakkale.

                Rabbim bu Millete bir daha İstiklal Marşı yazdırmasın…

                Rabbim Bu Milleti bir daha Çanakkale gibi bir imtihana tabi tutmasın…

                Rabbim bu Milleti Çanakkale gerçeğini anlayamayan gafillerden eylemesin…

 
Çanakkale,  şehit,  karaman,  1. dünya,  savaş,  ÇANAKKALENİN,  GÜNÜMÜZ, E TAŞIDIKLARI
Bu Haber 1396 defa okunmuştur.
 
 
Yorum Ekleyin