Yöneticiler gelir. Önceden kurulmuş bir düzen ve nizam
vardır. Bir yandan da yeni yöneticinin bir yönetim anlayışı vardır. Önceki
düzende hizmeti aksattığına inandığı unsurları verimli hale getirmek ister.
Çünkü yeni yöneticinin bir yönetim anlayışı vardır.
Sayın Kâmil Uğurlu Belediye Başkan Adayı olarak Karaman’a
ayak bastığı an lütfedip tarafımızı aradı buldu ve gıyabi tanışıklığımız vicahi
ye dönüştü. İlk oturumumuzda bendenizin açık seçik, belki de haddini aşan, ama
bilinmesi gereken sorulara verdikleri cevaplar hala hafızamda güzel bir yerde
saklıdır.
Bu cevaplardan memnun ve tatmin olarak kendilerine “Bu
görevde kaldığınız süre içinde, her türlü gücümle ve desteğimle emrinizdeyim” dediğim
günden bu yana 5 yıl geçiverdi.
Aldığım cevaplar tatmin edici olmasa da bu destek
verilecekti. Zira yol haritamızın ilk şartı yaşadığımız mekânı, memleketi ve
dünyayı ihya etmektir. Kim ki, bu konuda uğraş veriyor bir amele olarak biz de
safta olduk. Kantürk, Evcen, Güngörer, Özkaymak, Genç, Kılınç Başkanlarımda
olduğu gibi. Adı yazılmayanlar hizmet değil hezimetin hizmetkârları idi.
Yarın Sayın Pınarbaşı, Ünver, Şahin veya Çalışkan seçilse de
bu çizgimiz devam edecektir. Seçilmiş bir hizmetkâra muhalefet nefsanî
duyguların esaretidir. Eğer varsa yanlışlar çeker bir kenara fısıldarsınız.
Dikkate alınır ya da alınmaz. Vebal bizden gitmiştir.
Sözümüzü tuttuk. Beş yıldır Başkan Bey ile aynı yolda
yürümeye gayret ettik.
Bu yürüyüş maddi ve manevi açıdan bize biraz pahalıya mal
oldu. Olsun. 140 Bin kazanırken bir kaybedenin esamisini okumayız. Her ne kadar
defalarca müfettişler karşısında ifade vermek ve sonuçta da aklanmak zorunda
kalsak da, iddia edildiği gibi vurgunlar vurmadığımızdan, 5 yıl öncesine göre
ekonomik ve kariyer olarak kat be kat küçülmüş durumdayız. Verene Şükür.
Karşılığı Karaman şehrinin refahındadır…
Bu zaman zarfında bazıları için hedef olan Kamil Bey ile aynı
noktada olmak şerefti. O zamanlar bu haksızlıkları, yanlışları, densizlikleri
yapanlara karşı çok yerinde tepkiler önerildiğinde hiç kulak asmadık. Eğdik
başımızı gördük işimizi. Tüm yetkilerine, zırhlarına, güçlerine rağmen de
Başkan Uğurlu da aynı yöntemi uyguladı ve bizlere de böyle davrandığımızdan
dolayı hep teşekkür etti. Bizler için bir fiskelik sayılacak yollara bile
tevessül etmedik.
Övülerek göklere çıkarıldığımız hizmetlerden hemen bir hafta
sonra, övgüleri yapanların imzalarının olduğu şikâyet dilekçeleri ile
Müfettişlerle hem dem olduk. Müfettişlerin dahi teaccüplerine, hayretlerine, kınamalarına
vesile olan komik konuları, yol arkadaşlarımız, kefil olup mevki ve makam kazanmalarında
tavassut ettiğimiz, kendilerini korumaktan ve ifade etmekten aciz zavallı
durumlarda iken bile savunduğumuz kimseler de, kullanıp, imzalar atmışlardı. Sebebini
sormaya dahi tenezzül etmedik ama soranların naklettiklerine göre “Siyaset bunu
gerektiriyor” denmiş…
Hayır, siyaset bunu gerektirmiyordu. Siyaset tıpkı başarı
ile yürüttüğümüz metodu gerektiriyordu. HİZMET.
Son meclis toplantısında bunları yapanlarla göz göze gelmek
ve gözlerindeki ifadeleri görmek adına beni çağırdı adeta. Ama kapıdan döndüm.
Zira birkaç insanın mahcup olmasına bile gönlüm razı olmadı. Yarın ölecekler,
safını tutup, namazını kılıp, salından tutup, toprağını atacağız. Ya da aksi
vaki olur da lütfederlerse onlar bunu yapacak. DEĞER Mİ?
O her şeyi yanlış yaptıklarını iddia ettikleri Karaman
Belediye Başkanı Dr. Kâmil Uğurlu, son yanlışını da yaptı onlara. HAKKINI HELAL
ETTİ. Evet, onarla göre bu yanlıştı. Zira doğrulara hep yanlış deyip suç
bastırmayı öyle başaracaklarını sandılar.
Yakın çevremiz bilir. Sayın Başkandan çok önceleri biz de
aynı konuda çevremize ifadelerde bulunduk. Azap çok kötü bir şey olarak tarif
ediliyor. Rabbim bizim yüzümüzden, hiçbir kulunu azaba çekmesin diye, hakkımızı
peşinen helal ettik. Buradan da deklare ediyoruz ki helal olsun.
Bu satırlar ne bir geçmişin hıncını almak ne de birilerini
rencide etmek için yazılmamıştır. Tarih tekerrürden ibarettir. Gelecekte
birileri, bir suçüstünden sonra, suç bastırmak için bu yöntemleri kullanmasın
diye ibret olsun diye bekleriz…
Bir seçim vardır. Bu gün istisnasız herkesin malumudur ki
Ertuğrul Çalışkan kardeşimizin 10 yıllık yol arkadaşı olarak seçimdeki yerimiz
onun yanıdır.
Ancak seçimlerden hangi aday galip çıkarsa çıksın bu bir
taahhüttür ki; ertesi günü Karaman hizmet noktasında hemen yanı başında fahri
görevimiz devam edecektir. Yol gösterici, savunucu, proje ve fikir paylaşıcı,
hataları örtücü ve yanlışları sadece ikili görüşmelerde kulağa fısıldayıcı
olarak.
Üstelik üst sıralardaki 4 adayımızın liyakatleri de,
kişilikleri de, insani yapıları da onlarla birlikte Karaman Hizmetçilik
yapmanın onur olacağı insanlar.
Sözün özü Kamil Başkan giderayak bunu da yaptı ya sonunda…
Kendisini yakından tanımayanların ve O’nu rakip, hedef görenlerin beklentisi
olan kavga, husumet, kin, garez ve hınç duygularını kör kuyulara atarak,
nezaketi, insanlığı, Mümin vasıflarını öne çıkararak son siyaset dersini de
verdi. Bir anlamda hislerimize de tercüman oldu.
Sağ olsun…
 
belediye,
meclis,
hak,
kul,
kulhakkı,
başkan,