Şifa Tefsiri ve Mahmut Toptaş HOCA
Dersleri ve sohbetleri dinleyenlerin “bitmese” diye takip ettikleri, katılımcı, şen ve rahatlatıcı birer tedavi seanslarıdır.
Şifa TEFSİRİ ve Mahmut HOCA
Karamanın güzel insanları çoktur.
Onlardan birisi ile beraberiz.
Bir yatırım için naçizane istişare ediyoruz.
“Bu paralara çok daha kolay kazanılacak, çok daha zahmetsiz,
çok daha kolay başlanacak işler var. Neden bu iş?” diyoruz…
Cevap nerede ise göz yaşartacak kadar anlamlı:
“Abi önce insan yaptığı işten mutlu olmalı. Ben bu şehrin
evladıyım. Bu şehir evimiz yurdumuz. Bu sektörde büyük eksik var. Herkes “Karaman
tanıtımı ve turizm ile ilgili büyük açık var” diyor ama kimse bu sektöre
yanaşmıyor. Resmi kanalların da bir takım sıkıntıları nedeni ile yapamıyor.
Seyirci kalamadık.
Bu yatırımla insanları mutlu etmek, Karamanı insanına mutluluk vermek, bu
hizmetlerden yararlananları, çalışanları genelde Karaman ve Ülkemin insanını mutlu
etmek istiyorum. Kar beklemiyorum. Yatırım kendisini kavursun yeter”
Gerçekten takdire şayan. Detayları dinleyince sağlam bir
fizibilite ve proje olduğu kanaatine biz de varıyoruz.
Biz tam bunları konuşurken telefon çalıyor. Dünyalar güzeli
bir başkası arıyor. Muhterem Mahmut Toptaş Hocamız. İçimizde bir mutluluk daha
oluşuyor. Kısa bir görüşme.
Telefonu kapatıp arayanın Mahmut Toptaş Hoca olduğunu söyleyince, karşımızdaki
kardeşimizde bir heyecan bir panik… “Abi tekrar görüşürseniz Lütfen
Hürmetlerimi ve şükranlarımı iletin” diyor. Sonra da nefes almadan anlatmaya
devam ediyor:
“Dini bilgilerimizde eksikler kalmasın çabası ile tefsir okumaya başladım. Evdekine
ilave birkaç tane daha aldım.
Okuyorum, okuyorum, bir türlü olmuyor. Bana hitap etmiyor. Ya dil çok ağdalı, ya
konu anlatımlarında ütopik şeyler, ya da çok basit örnekler.
Bir gün artık karar verdim, anlayabileceğim bir tefsir almalıyım diye, geniş
bir zaman ayırdım kitapçı kitapçı gezdim.
Yöntemim; kitapçı ile konuşuyorum, dükkânda uzun uzun inceliyorum.
Ankara’nın en büyük kitabevlerinden birisine girdim. Daha fikrimi söyleyince
bir görevli bir tefsir önerdi. ŞİFA TEFSİRİ…
Rastgele bir yerlerden okumaya başladım. Harika, başka bir yerden, başka bir
sayfa derken kucakladım eve döndüm.
O yıl Üniversiteye yeni başlayan oğlum da çok hevesli. O da başladı hevesle
okumaya.
Bir süre sonra oğlum “Baba bu tefsirin yazarını tanır mısın?” Diye sormaz mı?
Ben bir hazine bulma sevinci ile zarfına bakmadım ki içindeki beni mest
etmişti.
Oğluma sordum “Neden sordun bunu”
“Babacığım bu yazar kesin Anadolu’dan. Hatta bizim bölgeden olma ihtimali çok
daha yüksek. Tıpkı bizim konuşmalarımız gibi yazmış. Bizim sözlerimiz, bizim kelimelerimiz,
hatta bizim yaşantımızdan örnekler dolu. Tam bizim toplumumuza hitap ediyor”
Keyiflendim…
Şifa Tefsirini yazan Hemşerim Mahmut Toptaş Hocama dualar gönderdim. Geçmişlerine
Fatihalar ikram ettim.
Lütfen kendisine karşılaşınca selam ve saygılarımı ilet. Hakkını helal etsin.
Rabbimizin bizlere mükemmel bir hediyesi olan, o kâinatı aydınlatan mübarek
kitabımızı, bize bu kadar net, bu kadar anlaşılır ve bu kadar da keyifli anlatmış
ki bahtiyarız. Hayatımızı Kuran kurallarına göre inşa etmekte artık eskisi
kadar zorlanmıyoruz. Lütfen Abi Muhterem Hocamıza şükranlarımızı ilet.”
Kardeşim bunları anlatırken hakikaten duyguların en güzelini
yaşıyordu.
Sayılamayacak kadar çok güzel özellikleri olan Değerli
Hocamız Mahmut Toptaş ile örnek olabilecek çok anımız bizim de var.
Her birisinde önce hoşgörü, sonra sadakat, sonra teslimiyet,
sonra kurtuluş yolunun tarifi vardır.
Cehennemi pek duymayız o mübarek ağzından. Daha çok Baki Âleme nasıl gitmeli,
vardığımızda bizi karşılayan güzellikleri nasıl hak etmeliyiz, onları dinleriz.
50 Yıllık talebeliğimizde azarını işitmedik, kimse hakkında
zem, gıybet ve dedikodu duymadık. Hocamız sayesinde bu dünyadan bin tanesini
bize bağışlasalar, Rabbimizin rızasını kazanmanın yanında solda sıfır kaldığını
idrak ettik…
Yazar, programlı dersler verir, sohbetler tertip eder,
Televizyonda uzun soluklu programlar yapar. Davet edilen her konferansa koşar,
salonlara hitap eder. Ayasofya Camisinin ilk Kadrolu İmamı olma gibi bir güzel
sıfatı ile de İmamlık görevini 24 saat mesai esasına göre yapar. Onun sayesinde
ahiret korkulacak, endişe duyulacak bir gelecek değil, hem bu dünya hem de Baki
Âlem, rabbine KUL olmakla mutluluk mekânları oluverir.
Dersleri ve sohbetleri dinleyenlerin “bitmese” diye takip
ettikleri, katılımcı, şen ve rahatlatıcı birer tedavi seanslarıdır.
Kısmet olur da bir gün birlikte yaşadığımız ibret ve
mutluluk dolu güzel anıları da ayrıca anlatmak isteriz.
Kardeşimizin ŞİFA TEFSİRİ hakkında anlattıkları da bizi
duygulandırdı.
Bu vesile ile Değerli Mahmut Toptaş Hocamızı anma,
Minnet ve şükranlarımızı arz etme,
Geçmişlerine Fatiha gönderme,
Kendilerine de Fani Âlemde verimli, sağlıklı ve uzun bir ömür dilemek fırsatı
doğdu.
Allah Ondan Razı olsun…
Gazeteci - Yazar









