Özlemini çektiğin Vatan’ına hoş geldin.
Biliyoruz tatil ve sola-ı rahim için buradasınız.
Nasıl kaldığın yabancı memleketlere alışmak ve yaşantını da
oraya uydurmak durumunda kaldı isen buraya da alışmak ve yaşamını buradaki
kurallar göre yapmalısın.
Naçizane küçük tavsiyelerim olacak:
Çarşıya pazara çıkınca fazla pazarlık etmeden, kendi
aranızda yabancı dil konuşmadan sessizce alacağınızı alın ve çıkın. Çünkü
buradakiler artık “Avrupalılar çok pazarlık yapıyor” diye seni istemiyorlar.
Ama Temmuz ve Ağustos aylarında da fiyatları yükseltmekten çekinmiyorlar.
Gençlerin omuzlarına taktıkları çantaların adı burada
“torba”dır. Anlamı da satıcıdır.
Kaldırımda yolda yürürken dağınık ve düzensiz yürümeyin,
oralarda alıştığız tarzda tek sıra halinde, öbekleşmeden yürüyün ki diğer
vatandaşlar da rahat geçebilsin.
Hele hele yabancı dillerle yüksek sesle konuşmayın.
Anlamıyorlar diye küfür ve hakaret etmeyin. Aynı davranışla siz de karşılaşırsınız.
Size sonradan görme derler, çakma Türk derler, Avrupa’da çalışmadan geçinir,
buraya gelir hava atar derler, kendilerini “ben oldum” sayıyor derler.
Bir bankada veya resmi kurumda sıra beklerken birileri önüne
geçer de doğrudan memura yönelir işini gördürürse sakın sesini çıkarma. O KİŞİ
ya bir tanıdık, ya da protokolden birisidir. (Avrupa’da bu tür şeyler yoktur
sen bilmezsin) Protokol ve siyasetçi demek her yerde ve her resmi ortamda
öncelik anlamına gelir. Bu Allah vergisi gibi kendilerine tanınmış ş bir
ayrıcalıktır. Memurlar da bu özelliği onlara hediye etmiştir. Stadyumlarda
konserlerde ve her türlü toplantıda onların yeri ayrı ve konforludur.
Aman trafik kuralarına uyup da bekleyen yayaları görüp de
durma devam et. Arkandan gelenler ya korna çalar (yasak olmasına rağmen) ya da
el kol hareketleri ile hoş olmayan şeyleri sıralar. Eğer yaya isen oradaki gibi
“yol hakkı beni” deyip hemen dalma. Gözünü hastanede açarsın. Yanındaki yerli
vatandaşlara uy ve onlarla geç.
Şehirlerarası yollarda elini kornadan hiç ayırma. Solarken öttür,
bekleyene öttür, sinyal yerine de bir kolunu kullan.
Azami hıza olduğu kadar asgari hıza da dikkat et.
Asgari hız ve altını polis arabaları siren ışıklarını
yakarak kullanır ve arkasında kuyruk oluştuğuna aldırış etmeden, trafiğin
sıkışmasına aldırış etmeden aheste aheste giderler.
Suçun sende olacağını bil ve dikkatli araba kullan. Çünkü
sizler araba kullanmadan boş arazilerde araba kullanarak ilk imtihanda ve 10
dakikada ehliyet alanlardansınız. Bunun için acemisinizdir ve araba kullanmayı
bilmezsiniz.
Şehir içinde boş bir yere park ettiğinizde dükkan veya ev
sahibinden izin alın yoksa arabanıza çizikler veya bir şeyler olabilir.
Yıllarca sabah akşam demeden çalışıp biriktirdiğiniz
paralarla aldığınız daire,ev veya tarlanızı verdiğiniz kiracıdan sakın kira
falan istemeye kalkmayın, yoksa sizin için hayırlı olmayabilir. Elektrik su ve
gaz parasını ödemeden çekip gidebilir de.
Elektrik, su, gaz paralarını ve emlak vergilerini ödemeden
“nasıl olsa af çıkar affedilir” deyip nasıl olsa “yapılandırılır” diye düşünme.
Hemen öde. Aksi halde yurtdışına çıkamazsın!
Holdinglere
kaptırdığınız paraları eşinize dostunuza, hısım ve akrabanıza para kazanacak
bir işyeri dükkan, taksi gibi bir iş kursaydınız olmaz mıydı. Şimdi “oh olsun”
diyorlar.
Oğlunu ya da kızını buradan birisi ile evlendireceksen,
mümkünse akrabalarından birileri olsun. Şimdilerde fazla rağbet edilmese de
götüreceğin geline veya damada iyi davranmalısın. “Ben adam ettim”
demeyeceksin. İşin doğrusu da bu zaten. Yok çocukların oraya varınca “ben
istemiyorum, vazgeçtim nişanlımdan veya eşimden” derlerse çık işin içinden
çıkabilirsen. Ona göre çocuklarınla iyi konuş ve fikirlerini al. Bu hataya
düşme.
Gurbetçi kardeşim; sen yerinde sağ ol, burası burada
yaşayanlarındır.
Hükümet çiftçiye, bahçeciye, hayvancıya her türlü desteği
avuç avuç veriyor. Senini dövizine artık ihtiyacı kalmadı. Zaten pek değeri de
yok artık, değeri hiç artmıyor. Sakın hükümetten destek falan istemeye kalkma
(hiç sanmıyorum ya) kendine güldürürsün.
Gel usul usul yaşa,
etliye sütlüye karışmadan.
İstersen de yatırım amaçlı
bir şeyler yapma. Hatta hiç alışveriş yapmadan geri dön git. Ama; “Bu cennet
Vatan benim vatanım, hiçbir şeye değişmem” diyorsan (eminim ki kesinlikle de
diyorsun) O ZAMAN BURAYA UYACAKSIN. Öğrendiğin ve uyguladığın kuralların
bazılarını unutup, ama insanlığını asla unutmadan gelip iznini kullanıp
döneceksin.
Selam ve sevgilerimle…
Bir Kıdemli Gurbetçi
 
gurbet,
gurbetçi,
tatil